Cevaplar

2013-02-12T23:49:27+02:00

Hikâyelerin kaderiyle kahramanlarının kaderi arasında bir ilgi ve ilişki kurmak elbette genellenebilecek bir doğru değildir. Lâkin Kapıları Açmak’ın mâkus talihi ile başkahramanı Zehra’nın yaşadıkları arasındaki -dışardan görünen- benzerlikler pek de küçümsenecek gibi değil. İlk olarak doksanların başında kaleme alınan Kapıları Açmak 1992 tarihli bir sinema filmi olur. Yönetmeni Osman Sınav’ın ilk uzun metraj denemesi olan bu film aynı yıl 29. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi 3. Film” ödülünü ve Kültür Bakanlığı’nca verilen “Sinema Başarı Ödülü”nü alır. İlaveten oyuncu Mehmet Aslantuğ’a “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü de getirir film. Fakat hiçbir zaman beyaz perdede sinemaseverlerle buluşamaz. 13 yıl sonra 2005'te ise yine Sınav’ın çabalarıyla dizi olarak televizyona taşınır Zehra’nın hikâyesi. Bu kez de diziye dönüştürülüp çekilmesinde kimi sorunlar ve zayıflıklar olması nedeniyle ve bizzat Sınav’ın ve Kutlu’nun beğenisini toplayamaması üzerine yayından kaldırılır. Hâsılı kelâm bir türlü ulaşamaz Kapıları Açmak insanlara adeta kayıp bir kapı gibi kalır kuytularda. İş yine yazarına düşer elbet. İyi ki de yazarına düşer.

0