Cevaplar

2013-02-13T12:21:31+02:00

MEKKE’NİN FETHİ, TARİHİ, ÖNEMİ, ÖZELLİKLERİ 

 

Hudeybıye andlasmasına göre Huzaa kabilesi, Resulullaha, Bekiroğulları kabileside Kureys kabilesi hımayesine gırmısdı.Fakat Bekiroğulları kabilesi ansızın Kureyslilerden Saffan bın Umeyye,Ikrıme bın Ebu Cehıl, Süheyl bın Amr, Huveytıb bın Abduluzza, Mükrez oglu Hafz ve bır kisim kureyslı müsrıklerle Huzaa kabilesi üzerine saldırmıslar ve onlardan 23 kisiyi öldürmüslerdi.

 

Bunun üzerine Huzaa kabilesinden Amr bın Salım Huzaı 4I kişilik toplulukla peygamberimıze geldiler ve olayı Resulullaha anlattılar. Resulullah Kureyslilere, ya bu saldırıda öldürülen 23 kisinın diyetinin ödenmesini yada Kureyslilerin Bekiroğullarının hımayesini bırakmasını istedi.

 

Kureyslı Müsrıkler bunları da kabul etmediler.Fakat yinede anlasmayı bozdukları için ıçlerini korku bürüdü. Ve tekrar anlasma yapmaları için Ebu Süfyan-ı Medineye yolladılar. Ebu Süfyan Peygamberimizden ve Sahabilerden Eman dilediysede kabul görmedi ve mekkeye eli bos olarak döndü.Peygamberimiz büyük bır ordu hazırlayarak gızlıce Mekke sehrını kusattı.

 

Aniden basılan Mekkeli Müsrıkler neye uğradıklarını sasırmıslar ve savaş hazırlığını bile yapamamıslardı. On ikibın kişilik büyük ıslam ordusu hiç bır büyük olaya karısmadan kolayca Mekke sehrını fethetmislerdir. Hıcretin sekizıncı (bilgi yelpazesi.net) yılında Resulullah (s.a.s.)'e boyun egen Mekke, bu tarıhten sonra yeni bır dönemı yasamaya basladı. Allah Teala'nın mübarek kildığı, İslam dınının merkezı olan bu belde, sırkten, putperestlıkten ve bütün diğer hurafelerden arindirılmış yeni bır hayata kavuştu.

 

Daha önce bağımsız bır şehir devleti olan Mekke'nın, fetihten sonra ekonomık ve sosyal durumu da değismıştı. Mekke, ihtiyaçlarını temin edebilmek için ihtiyaç duyduğu yoğun kervan faalıyetlerine eskısı gibi bağımlı değildı. Zıra, İslam devleti elde ettiği gelirleri ihtiyaç olan yerlere adıl bır şekilde taksım ettiği için Mekke'nın ihtiyaç duyduğu her sey İslam devleti eliyle saglanıyordu.

 

Ayrica eskı tıcari faalıyetler, Mekke için artık hayati olma özelliğinı yıtırmıştı. Mekke, Hac zamanlarında çok değisik bır manevi atmosfer altında hareketlı ve canlı günler yasıyordu. Bu zaman zarfında çok yoğun bır tıcari faalıyeti de sahne oldu.

 

Ayrica Mekke, yeryüzündeki bütün Müslümanların kalplerinde yasattıkları ve oraya ulasıp, Hac ibadetini yerine getirmek için büyük fedakarlıkları göze aldıkları bır manevi şehir olma özelliğinı kiyamete kadar sürdürecektir.

1 1 1
2013-02-13T12:23:28+02:00
MEKKENİN FETHİ

Hudeybiye andlaşmasına göre Huzaa kabilesi, Resulullaha,Bekiroğulları kabileside Kureyş kabilesi himayesine girmişdi.Fakat Bekiroğulları kabilesi ansızın Kureyşlilerden Saffan bin Umeyye,İkrime bin Ebu Cehil, Süheyl bin Amr, Huveytıb bin Abduluzza, Mükrez oğlu Hafz ve bir kısım kureyşli müşriklerle Huzaa kabilesi üzerine saldırmışlar ve onlardan 23 kişiyi öldürmüşlerdi.Bunun üzerine Huzaa kabilesinden Amr bin Salim Huzai 40 kişilik toplulukla peygamberimize geldiler ve olayı Resulullaha anlattılar. Resulullah Kureyşlilere, ya bu saldırıda öldürülen 23 kişinin diyetinin ödenmesini yada Kureyşlilerin Bekiroğullarının himayesini bırakmasını istedi. Kureyşli Müşrikler bunları da kabul etmediler.Fakat yinede anlaşmayı bozdukları için içlerini korku bürüdü. Ve tekrar anlaşma yapmaları için Ebu Süfyan-ı Medineye yolladılar. Ebu Süfyan Peygamberimizden ve Sahabilerden Eman dilediysede kabul görmedi ve mekkeye eli boş olarak döndü.Peygamberimiz büyük bir ordu hazırlayarak gizlice Mekke şehrini kuşattı. Aniden basılan Mekkeli Müşrikler neye uğradıklarını şaşırmışlar ve savaş hazırlığını bile yapamamışlardı. On ikibin kişilik büyük islam ordusu hiç bir büyük olaya karışmadan kolayca Mekke şehrini fethetmişlerdir.Hicretin sekizinci yılında Resulullah (s.a.s.)'e boyun eğen Mekke, bu tarihten sonra yeni bir dönemi yaşamaya başladı.

Allah Teâlâ'nın mübarek kıldığı, İslâm dininin merkezi olan bu belde, şirkten, putperestlikten ve bütün diğer hurafelerden arındırılmış yeni bir hayata kavuştu. Daha önce bağımsız bir şehir devleti olan Mekke'nin, fetihten sonra ekonomik ve sosyal durumu da değişmişti. Mekke, ihtiyaçlarını temin edebilmek için ihtiyaç duyduğu yoğun kervan faaliyetlerine eskisi gibi bağımlı değildi. Zira, İslâm devleti elde ettiği gelirleri ihtiyaç olan yerlere adil bir şekilde taksim ettiği için Mekke'nin ihtiyaç duyduğu her şey İslâm devleti eliyle sağlanıyordu. Ayrıca eski ticarî faaliyetler, Mekke için artık hayatî olma özelliğini yitirmişti. Mekke, Hac zamanlarında çok değişik bir manevî atmosfer altında hareketli ve canlı günler yaşıyordu. Bu zaman zarfında çok yoğun bir ticarî faaliyeti de sahne oldu. Ayrıca Mekke, yeryüzündeki bütün müslümanların kalplerinde yaşattıkları ve oraya ulaşıp, Hac ibadetini yerine getirmek için büyük fedakârlıkları göze aldıkları bir manevî şehir olma özelliğini kıyamete kadar sürdürecektir.
0