Cevaplar

2013-02-13T14:51:57+02:00

Küçük Kadınlar Kitap Özeti bir tüm zamanlar efsanesidir. Hayat değerlerinin bir bir eridiği her anKüçük Kadınlar Kitap Özeti geri dönüp tekrar okunması gereken bir moral nostaljisidir. His yüklüKüçük Kadınlar Kitap Özeti insana insanı hatırlatan bir klasiktir.




RomanKüçük Kadınlar Kitap Özeti büyük zorluklar içinde yaşam mücadelesi veren ve çok acı çeken March ailesinin hayatından kesitler aktarır.Zenginken yoksullaşan ailede dört kız kardeşle tanışırız. Dördü de farklı tipte kadınları temsil ederler. Oyunu kuralına göre oynayan MegKüçük Kadınlar Kitap Özeti asi ruhlu yazar JoKüçük Kadınlar Kitap Özeti çekici ve kırılgan Amy ve eziklik olarak yansıyan alçak gönüllüğüyle BethKüçük Kadınlar Kitap Özeti ideal olan ve olmayanın geçişkenliğini hafızalara kazınması gereken bir akış içinde temsil ederler

Genç kızlıktan kadınlığa geçiş sürecinin sancılarıKüçük Kadınlar Kitap Özeti Viztoria dönemine özgü tutkulu bir aşkKüçük Kadınlar Kitap Özeti Beth’in ölümcül hastalığıKüçük Kadınlar Kitap Özeti evlilik baskıları ve yaşanan evin dışındaki dünyanın hayatlara yansıyışıKüçük Kadınlar Kitap Özeti her dönemin okuruna hitap edecek şekilde anlatılır.

Koşullar sonucunda zamanla ortaya çıkan olgunluk ve erdemlerinKüçük Kadınlar Kitap Özeti tam teşekküllü bir aile hayatı arayışının romanı Küçük Kadınlar.1867’de yazıldı ve yazarının kemdi hayatından yola çıktığı biliniyor.

Küçük Kadınlar kitabı ile bu kadro ve konu ile bencede alakası pek yok. Bu Dünyaca ünlü romana daha sağlam bir kurgu gerekirdi.

Seneryosunu Deniz Akçay’ın, Yapımcılığını Ayşe Durmaz’ın, Yönetmenliğini Hakan Arslan’ın yaptığı Küçük Kadınlar dizini yaz döneminde Kanal D ekranında seyircileri ile buluşuyor.

Dizinin Konusu; Talihsiz bir şekilde anne babalarını kaybeden ve başka akrabası olmayan beş kız kardeşin ayakta durma, hayata tutunma çabası.

0
2013-02-13T14:52:15+02:00


Eserin Adı: Son Kuşlar 
Eserin Yazarı: Sait Faik Abasıyanık
Kitabın Özeti: 

Sait Faik ‘in yazmış olduğu bu öyküde, yazar İstanbul’da Büyük Ada da oturuyordur. Orada genellikle günlerini gezip, tembellik yapıyordur. Kır kahvesinde kahve yapmayı bile tam olarak bilmeyen kahveciye zaman zaman gidiyordur. Çünkü sonbahar aylarında özellikle Ada’da oradan başka pek bir şey yoktur. Bir de onun en sevdiği şey, Büyük Ada’ya gelen kuşlardır. Fakat son iki yıldır gelmemelerine üzülmektedir. 
Aslında kuşların gelememelerinin sebebini bir gün öğrenmiştir. Özellikle sonbahara doğru birtakım insanların ellerinde kafesler ile gelen kuşları yakalayıp, onları yemektedir. Yazar, bir avuç bile olmayan etleri için bu güzel hayvanları nasıl öldürdüklerine şaşmaktadır. Özellikle bu işlerin başında Kostantin isminde bir zahire tüccarı vardır. Bu tüccar, çocukları ayarlayıp, kuşları yakalıyordur. Bu insanlar, kafeslere ökseleri bağlarlar. Bu çığırtkan kuşun yardımına en içten duygular ile dostluk için gelen diğer kuşlar, yardım etmeye gelirken tuzağa yakalanırlar. 
Yazarın çok sevdiği kuşlar, sonbahar mevsiminin getirdiği güzellikler, deniz, güneş ve meyveler gibi… ona edebiyat, şiir, resim, musiki gibi duygular veriyordur. Ve yazar bu kuş seslerine hala hasrettir. Bu gidişle gelen kuşların son kuşlar olduğunu düşünen yazar, kuşların neslinin tükeneceğine inanmaktadır. Bir de devletin ve belediyelerin bu tür işlere ilgilenmediği, insanların küçücük çıkarları için doğaya verdikleri büyük zarara karşı haksızlık yaptığını düşünmektedir. 
Yazar, bu hikayesinde doğanın git gide yok olduğundan, yakınmaktadır. Ve ileriki nesillerin ne bu son kuşları ne de doğanın yeşil güzelliğini göremeyeceğini bizlere kavratmak istemiştir.

Eserde, bu hikayeye benzer olarak çeşitli hikayeler bulunmaktadır.

0