Cevaplar

2013-02-13T18:50:11+02:00
Bir zamanlar gökyüzünde birbirlerini gercekten cok seven bir bulutla, bir yıldız varmıs...bulut gökyüzünün en seker, en pembe bulutu; yıldız ise, en parlak umudu en cok yansıtan yıldızıymıs... 

Gökyüzündeki her varlık onların sevgisini kıskanırmıs...Ama biri varmıs ki; bulut ve yıldızın ayrılmalarını yürekten istiyormuş.Hemde yıldızın en yakın arkadası olmasına ragmen... 

Bulut biraz safmıs, kimseyi kıramazmıs.Yıldız ise bulut için elinden gelen herseyi yapabilir, herkese meydan okuyabilirmis.Zaten onun icin bir bulut, birde cok sevdiği dostu peri varmıs.Bir derdi oldugunda gider periye anlatırmıs.Ama nerden bilebilirmis ki perinin birgün bunların hepsini yıldızla bulutun ayrılmaları icin koz olarak kullanacagını ? 

Birgün nazar degmıs bulutla yıldıza.Hic yoktan bir sebepten tartısmıslar.Bulut cekip gitmis hatalı olmasına ragmen.Yildızsa " Nasılsa bulutum beni sever.Dönecektir! " diye düsünmüp hicbirsey yapmamıs " Döner geri! " diye düsünmüs. 

Fakat hicbirsey bekledigi gibi gitmemis.bulut dönmemis.Kimbilir belkide cesaret edememis dönmeye."Herseyin bitmesini göze alamam " diye düsünmüs. 

Ancak ortada tek bir gercek varmıs ki, o da ikisininde cok üzgün olduklarıymıs.Gökyüzündeki melekler bile ağlamıslar onların durumlarına ama ne fayda ? 

Ertesi gun yıldız olanları en yakın dostu periye anlatmıs.Periyse göstermelik bir hüzne bürünmüs.Çünkü eline büyük bir fırsat gecmis.Artık hayatı boyunca kıskandıgı kısıye karsı kozları varmıs elinde.O kisi en yakın dostu yıldız olmasına ragmen kullanacakmıs kozlarını.Hem de buyuk bır zevkle... 

Bulutun yanına gitmis ve yıldızın artık onu sevmedigini söylemis.Bulutsa üzülmüs, boynunu bükmüs ama elinden hicbirsey gelmeyecegini düsünmüs.Cünkü yıldız inatcıymıs.Bir kere olmaz dediyse bir daha " olur " demezmis.Peride bulutun bu üzgün durumundan yararlanıp ona olan sevgisini itiraf etmis.Bulutta kimseyi kıramadıgı icin perinin, yıldızın yerine gecmesine izin vermis... 

Yıldız günlerce beklemis bulutun gelmesını, ondan af dilemesini ama...Bulut gelmemis. 

Birgün yıldız bulutun yanına gidip konusmaya karar vermis.Gece yola cıkmıs.ama yolun sonunda bulutu, en iyi dostu sandıgı periylşe birlikte Ay' da elele görmüs.Melekler dayanamayıp bütün olan biteni anlatmıslar yıldıza. 

Cok üzülmüs yıldız ve dönmüs arkasını, caresiz gitmis.Bu acıyla yavas yavas sönmeye baslamıs.Günler gecmis ve o kara gunden sonra yıldız sönmüs ısık veremez olmus. 

Bulutsa artık ne eskisi kadar pembe, ne de o kadar kadifeymis.Yıldız ilk zamanlar herseyden vazgecmis, hayata küsmüs.Ama kolay pes etmezmis.Kısa bir süre sonra hayatıyla ilgili o önemli kararı vermis.O güne kadar hic görmedigi günesin yanına gidecekmis.Ve biraz daha ısık isteyecekmis ondan... 

Cok gecmeden daha önce hic görmedigi günesin yanına gitmis...Ondan yansıtması icin biraz daha ısık istemis.Günes ısık yerine sevgisini vermis yıldıza... 

İste o gun bu gundur yıldız dünyaya günesin sevgisini yansıtır, bulutsa hep gözyaslarını akıtır dünyaya.Birde yüreginde kopan fırtınaları    
5 5 5
  • Eodev Kullanıcısı
2013-02-13T18:56:09+02:00

Güneş Sistemi

Güneş Sistemimiz; Güneş, dokuz gezegen ve bu gezegenlerin altmış bir adet uydusundan meydana gelir. Bu gezegenlerin arasındaki boşlukta birçok kuyruklu yıldız ve göktaşı bulunur. Bütün bu gökcisimlerinin en büyüğü olan Güneş ise, tüm Güneş Sistemi'nin kalbidir.

Güneş Sistemimiz'in bir parçası olan bu dokuz gezegen, hem kendi etraflarında, hem de Güneş'in etrafında sıralanmış bir şekilde sürekli dönerler. Güneş'e en yakın olandan en uzağa doğru gezegenlerin adlarını sayalım; Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün ve Plüton. Gördüğünüz gibi Dünyamız, Güneş'e yakınlık sıralamasında üçüncüdür.

Güneş Sistemi içinde bulunan her gezegenin farklı özellikleri vardır. Bunlardan kiminin sıcaklığı kurşunu eritecek kadar yüksektir. Kimi ise tamamen buzullarla kaplıdır. Bazı gezegenler tamamen gazdan oluşur. Bazıları ise Ay kadar minik gezegenlerdir.

Uydular ile gezegenler arasında çok uyumlu bir ilişki vardır. Gezegenler uydularını kendilerine doğru çekerler. Uydular ise bu çekimi dengelerler. Eğer bu denge kurulmasaydı, uydular gezegenlere yapışır ya da kopar giderlerdi.

Örneğin, Ay biraz daha yavaş dönseydi, hızla Dünya'ya çarpardı. Bu ise Dünya'nın sonu olurdu. Daha hızlı dönseydi, bu sefer de Dünya'dan giderek uzaklaşır ve artık bizim uydumuz olamazdı.

3 3 3