Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2013-02-13T19:01:56+02:00

Genellikle bir sözcük ek aldığında, sözcüğün sonundaki ünsüz düşmektedir. Bu düşme, ünsüzler içerisindeki güçlü ve zayıf olanların, tutunabilme eğilimlerine göre değişmektedir. Fakat genellikle sözcük kökündeki / gövdesindeki ünsüzler düşme eğilimi göstermektedirler. İşte bu ses olayına “ünsüz düşmesi” denilmektedir.

Ünsüz düşmesinin görüldüğü yerler:

1. Türkçede ikiz ünsüz bulunmaz. Bu yüzden Arapçadan dilimize geçmiş olan ve sonunda ikiz ünsüz bulunduran kelimeler yalın durumunda kullanıldığında ünsüzlerden biri düşer.

ÖRN: hakk>hak, redd>ret, hiss>his, zann>zan, zemm>zem, hall>hal, şıkk>şık, afv>af…

2. k sesi ile biten kelimelerde -cik eki getirildiğinde kelime sonundaki k’lerin düştüğü görülür:

ÖRN: ufak>ufacık, alçak>alçacık, minik>minicik, küçük>küçücük, büyük>büyücek…

 

Not: Bu ekin somut isim türettiği durumlarda kelime sonundaki k düşmez.

ÖRN: kulak>kulakçık, karın>karıncık, kapak>kapakçık…

- Alıntı kelimelerden ft, st ünsüz çiftleriyle bitenlerin bir kısmında t sesi söyleyişte düşme eğilimi gösterse de yazıda korunur.

ÖRN: çift, rast, serbest…

-Farsça “hane” kelimesiyle yapılan birleşik kelimelerde “ha” hecesi korunmalıdır.

ÖRN: Hastahane, pastahane, postahane, muayenehane, yazıhane, sarphane, dökümhane, yatakhane, yemekhane, dershane, eczahane…

- Fransızca’dan dilimize girmiş olan sürpriz kelimesindeki r, yazıda da konuşmada da korunur.

0
2013-02-13T19:01:58+02:00

sabır – ı > sabrı
akıl – ı > aklı
burun – u > burnu
gönül – üm > gönlüm

0