Cevaplar

2012-10-09T00:16:50+03:00

Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında öğretici metinlerin özellikleri şunlardır:

Öğretici metinler bakımından bu dönemde büyük ilerlemeler kaydedilmiş; deneme, makale, gezi yazısı, hatıra, fıkra, eleştiri… alanlarında önemli eserler verilmiştir. Bilgi verme, düşündürme, açıklama amaçlanmış; metnin yapısı dil ve anlatımı, kullanılan motifler bu amaçlara göre belirlenmiştir. Kurtuluş Savaşı’dan yeni çıkmış olan ülkenin Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda büyük bir kalkınmaya girişmesi sonucunda millete ve milletin kültürüne yönelinmiş, Anadolu ve Anadolu insanı konu edilmiştir. Öğretici metinlerde günlük konuşma dilindeki Türkçe sözcükler, halk söyleyişlerindeki tamlamalar kullanılır; Arapça ve Farsça sözcüklere fazla yer verilmez. Bu dönem yazarları, öğretici metinlerde terim ve kavramları, gündelik hayata ait sözcük ve sözcük gruplarını kullanarak edebi bakımdan güçlü bir anlatıma ulaşmayı amaçlarlar. Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı öğretici metinlerinde yazı dilinin konuşma diline yaklaştırılması, açık ve sade bir dilin kullanılması daha fazla okura ulaşılmasını sağlamıştır.

Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında öğretici metin türlerinde eserler kaleme alan önemli sanatçılar şunlardır:

1. NURULLAH ATAÇ (1898 – 1957)

Deneme ve eleştiri türünde usta bir isimdir. Batılı anlamda ilk deneme ve eleştiri yazılarının yazarıdır. 1940’tan sonraki yazılarında Türkçeyi özleştirme çabası öne çıkar. Eserleri: Deneme-Eleştiri: Günlerin Getirdiği, Karalama Defteri, Sözden Söze, Ararken, Diyelim, Söz Arasında, Okuruma Mektuplar. Günlük: Günce.

2. SUUT KEMAL YETKİN (1903 – 1980)

Deneme ve eleştiriyle tanınmıştır. Sanat, estetik, resim ve felsefe alanlarında eserler vermiştir. Düşüncelerini açık ve yalın bir anlatımla kaleme almıştır. Eserleri: Deneme: Günlerin Götürdüğü, Edebiyat Konuşmaları, Edebiyat Üzerine, Düşün Payı, Yokuşa Doğru, Şiir Üzerine Düşünceler, Denemeler İnceleme-Araştırma: Ahmet Haşim ve Sembolizm, Sanat Felsefesi, Edebiyatta Akımlar.

3. İSMAİL HABİP SEVÜK (1892 – 1954)

Milli mücadeleye destek veren önemli yazarlardandır. “İzmir’e Doğru” ve “Açıksöz” gazetelerinde başyazarlık yapmıştır. Türk edebiyatı tarihi, anı, gezi yazısı gibi türlerde eserler vermiştir. Eserleri: Edebiyat Tarihi – İnceleme: Türk Teceddüt Tarihi, Avrupa Edebiyatı ve Biz, Edebiyat Bilgileri Gezi Yazısı: Tuna’dan Batı’ya Yurttan Yazılar Anı: O Zamanlar

4. CEMİL MERİÇ (1917 – 1987)

Deneme türünün usta isimlerindendir. Denemeleri dışında, edebiyat tarihi, felsefe, tarih çalışmaları ve çevirileri de vardır. Eserleri: Deneme: Bu Ülke, Mağaradakiler Araştırıma-İnceleme: Umrandan Uygarlığa, Kırk Ambar, Bir Dünyanın Eşiğinde.

5. SABAHATTİN EYÜBOĞLU (1908 – 1973)

Deneme ustalarındandır. Araştırma ve incelemeleri de vardır. Eserleri: Deneme: Mavi ile Kara, Sanat Üzerine Denemeler

6. ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR (1883 – 1963)

İstanbul’un lüks semtlerini ve Boğaziçi’ni, eski aşklarını, eğlencelerini anlatmıştır. Anlaşılır bir dille, anı, makale, öykü ve romanlar yazmıştır. Anıları ve CHP roman yarışmasında (1942) üçüncü olan Fehim Bey ve Biz adlı romanı önemli eserleridir. Eserleri: Anı: Boğaziçi Mehtapları, Boğaziçi Yalıları, Geçmiş Zaman Köşkleri, İstanbul ve Pierre Loti Roman: Fehim Bey ve Biz
1 5 1
2012-10-09T00:17:32+03:00

Deneme dilinde çeşitli bilim, felsefe ve sanat dallarına aitterimlere yer vermekten ziyade halk çoğunluğunun ortak günlük konuşma dilinin düşünce diline dönüştürülmesi çabası hâkimdir. Denemede bilimsel yazılardaki kuruluk ve şematiklik bulunmaz. Düşünce, şiirsel, akıcı, samimî bir üslûpla sunulur. Bu bakımdan deneme yazılarının geniş halk yığınlarınca kolayca ve rahatlıkla okunabilme özelliği vardır. Deneme yazarı yazısını yazarken bir anlamda kendi kendisiyle diyalog içindedir. Kendi zihinsel âleminde düşünce temrinleri yapar.

Nurullah Ataç bu konuda şöyle der: "Yazı dilinin konuşma dilinden başka olmasını isteyen dar görüşlüler dilediklerince tef insinler, devrik tümce giriyor, girdiyazı diline. Ben iste­diğim için değil, çağımız istediği için. Genci de ona gidiyor, yaşlısı da. Yaşsızlar vardır, yaş­sız, çağsız, tatsız tuzsuz, olu gibi yaşayanlar, bir onlar gitmiyor, gidemiyor konuşma diline. Konuşma dili, devrik tümce, yarının canlı, güzel ışıklı Turkçesi. Onun geldiğini göremeyen­ler, sezemeyenler kendilerine ağlasınlar!" (Nurullah Ataç, Günce, TDK Yayınları, Ankara 1972, s. 306). Tanzimattabir süre gazete ve dergilerde "musahabe" üstbaşlığı altında deneme benzeri yazılar yazılmıştır. 
Ahmet Haşim Bize Göre (1928), Gurebahane-i Laklakan (1928); 
Refik Halit Karay 
Bir Avuç Saçma (1939), Bir İçim Su (1931), ilk Adım (1941), Uç Nesil Uç Hayat (1943), Makyajlı Kadın (1943), Tanrıya Şikâyet (1944);
Falih Rıfkı Atay Eski Saat (1933), Niçin Kurtulmak (1953), Çile (1955), İnanç (1965),Pazar Konuşmaları (1966), Kurtuluş (1966), Bayrak (1970) gibi kitaplarını saymak mümkündür.

1 5 1