Cevaplar

2012-10-09T02:44:23+03:00

Edebi kişiliği - Sanat Anlayışı

İlk şiiri 1885'te, daha öğrencilik yıllarında Saadet gaze­tesinde yayımlandı. Önceleri Muallim Naci'nin etkisiy­le Divan şiiri tarzında şiirle uğraştı. Daha sonra Reca­izade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamit Tarhan'dan etkilenerek Batı tarzı şiire yöneldi. Servet-i Fünûn der­gisinde şiirleri yayımlandı, Tevfik Fikret ve Halit Ziya Uşaklıgil'le birlikte Servet-i Fünûn edebiyatının üç önemli isminden biri oldu.

Cenap Şehabettin, parnasizmin, az da olsa semboliz­min etkisinde kalmıştır. Bu akımların şiir anlayışına uyarak, değişik ritim ve hayaller oluşturabilmek için di­li zorlar. Arapça ve Farsçadan yeni kelimeler alarak ya­bancı kelimelerle yeni tamlamalar kurar. Bu yolda Edebiyat-ı Cedîde'nin en aşırı örneklerini verir. Onda sem­bolist şiir anlayışı genel olarak yoktur ancak dil ve ahenk özellikleri yönünden sembolizme yaklaşır. Do­kunduğu her şeye yeni yeni renkler, derinlikler, istedi­ği tonda ışıklar, alışılmışın dışında biçimler, aydınlıklar veren sanatçının şaşırtıcı bir imgelem gücü vardır.

Servet-i Fünûn Edebiyatının bu ikinci büyük şairi, ger­çeklerden kaçar, hayallere dalar. Ona göre şiir, "keli­melerle yapılmış bir resim"dir. Sembolistlerin etkisiyle şiirde, herkesin konuştuğu dilden ayrı ifadelerin bulun­ması gerektiğine inanır. Bu inanışla şiirlerinde "sâât-î semen-fâm", "çeng-i müzehhep", "nay-i zümürrüf", "berf-i zerrin" gibi o güne kadar duyulmamış ifadeler kullanır. Bu söyleyişler döneminde çetin tartışmalara yol açar.

Cenap Şehabettin, bütün şiirlerini aruz ölçüsüyle yaz­mıştır. Şiirlerinde kelimelerin müziksel uyumuna, ahenge, kelimelerin seçimine çok büyük değer vermiştir. Heceleri müzik düzeyinde uyumlu kullanmayı savun­du. Bu tarzda yazdığı en iyi iki örnek "Yakazat-ıLeyli­ye" ve "Elhan-ı Şita" şiirleridir.

O, sanatta güzel olanın peşindedir. Şiirlerini "sanat için sanat" görüşünden hareketle yazmıştır. Ona göre şair, güzel bir eser ortaya koyarak okuyucularda tatlı bir hülya uyandırabildiyse başarılı sayılır.

Onun içindir ki Cenap Şehabettin, başkalarının hayat­ları ve açılarıyla hiç ilgilenmez. Cenap için asıl önemli olan, bireyin mutluluğudur.

Cenap Şehabettin, nesir türünde de eserler verir. Ne­sirlerinde nükte ile düşünceye sıkı sıkıya bağlılık görü­lür. İşitilmemiş tamlamalara, şaşırtıcı zekâ oyunlarına düşkündür. Hareketli, değişik, zengin bir nesir peşin­dedir. 1908'den sonra nesre ağırlık vermiş, Millî Edebi­yat akımına rağmen dilini sadeleştirmemekte diren­miştir. Eleştirici, alaylı bir anlatımla hemen her konuda makaleler, sohbetler, gezi mektupları, özdeyişler, pi­yesler yazmıştır. Şiirlerinde olduğu gibi, düz yazıların­da da süslü anlatıma, nükteye, zekâ gösterişine, söz oyunlarına, her türlü söz sanatına önem vermiştir. Her­kes gibi yazmamak, ayrı bir düşünüş, mantıkla dolu bir fikir, orijinal bir buluş, onun nesrinin en belirgin özellikleridir.

Eserleri:

Şiir: Tâmât, Seçme Şiirleri, Bütün Şiirleri (Ölümünden sonra) Tiyatro: Körebe (Yalan, Küçükbeyler adlarını taşıyan piyesleri kitap olarak yayımlanmamıştır.) Düz yazıHac Yolunda, Avrupa Mektupları (gezi yazı­sı); Evrak-ı Eyyam, Nesr-i Harp, Nesr-i Sulh (makale); Tiryaki Sözleri (özdeyiş); Vilyam Şekspir (inceleme) Servet-i Fünûn dönemindehikâyede büyük gelişme yaşanır.Tanzimat'la edebiyatımıza giren hikâyenin olgun örnekleri bu dönemde verilir. Şiirde olduğu gibi hikâyede de bireysel konular işlenir. Servet-i Fünûn neslinin "içe dönük, karamsar" bakışı bu hikâyelere de sinmiştir. Kimi hikâyelerde istanbul dışında geçen olaylara de yer verilmekle birlikte hikâyelerde mekân genellikle İstanbul'dur. Yazarlar realizmin etkisiyle yazdıkları hikâyelerde yaşadıkları dönemi işlemişlerdir.
3 5 3
2012-10-09T04:01:19+03:00

 


Cenap Şahabettin 1870 - 1934 yılları arasında yaşamış Servet-i Fünun dönemi şair ve yazarıdır.

EDEBİ KİŞİLİĞİ


* türk şairlerine sembolizmi ve parnasizmi öğretmiştir.

* sembolizmden etkilenmiştir.

* sanat sanat içindir anlayışını benimsedi.

* eserlerinde ahenge ve müzikaliteye önem verdi.

* eserlerini aruzla yazdı.

* serbest müstezat ı kullandı.


ÖNEMLİ ESERLERİ: tamathac yolundaavrupa mektuplarıevrak-ı eyyamtiryaki sözlerikörebeyalan..


Eserleri


Şiir:


* Tâmât (1887)

* Seçme Şiirleri (1934 ölümünden sonra)

* Bütün Şiirleri (1984 ölümünden sonra)


Tiyatro:


* Körebe (1917)


Düzyazı:


* Hac Yolunda (1909)

* Evrak-ı Eyyam (1915)

* Afak-ı Irak (1917)

* Avrupa Mektupları (1919)

* Nesr-i Harp Nesr-i Sulh ve Tiryaki Sözleri (1918)

* Vilyam Şekispiyer(1932)

* Tiryaki sözleri 


SANATI VE KİŞİLİĞİ

Cenap Şahabettin edebiyat dünyasına sanat çevrelerini yadırgatan değişik bir hava ile girdi. Avrupa'da yeni sanat akımlarını görmüş öğrenmişti. Bir aşk şairi olarak tanınmakla birlikte şiirlerinde derin duygulardan çok o zamana kadar görülmemiş sözcükler ve tamlamalar kullanmasıyla ün kazandı. Edebiyatı Cedide şairlerinin kullandıkları tamlamalardan birçoğunu icat edip herkesi şaşırtan odur. «Berf-i zerrin» (altın kar) «lerze-i ruşen» (ışıklı titreme) gibi şiir başlıkları bugün için şaşırtıcı olmasa da o zaman için yadırganacak isim tamlamalarıydı.


1 5 1