Ödevlerde
ücretsiz yardım!

Soruların %80'i 10 dakika içerisinde yanıt alır

Ödev ekle

Telefonuna yükle

Android iOS

Ödev

takip et

Cevaplar

BİRAZ UZUN AMAA

 

 

İNSAN İLİŞKİLERİ VE GÖRGÜ KURALLARI 

İNSAN İLİŞKİLERİNİN TOPLUM HAYATINDAKİ FONKSİYONU VE ÖNEMİ: 

İnsanlar, iradelerinin dışında dünyaya gelirler ve giderler. Yaşadıkları süre içerisinde,bütün nimetlerden en üst derecede yararlanarak mutlu olmak isterler.

İnsanlar birlikte yaşamak zorundadırlar. Her oyunun bir kuralı olduğu gibi birlikte yaşamanın da belirli

kuralları vardır. Bu kurallara uyan insanların, ihtiyaçlarını daha kolay temin edecekleri ve daha çok mutlu olacakları açıktır. Bu nedenle insanların, toplum hayatını düzenleyen belirli kuralları öğrenmeleri ve bunları davranış haline getirmeleri hayatın bir gereğidir. 



Toplum hayatında insan ilişkileri önemli bir yer tutar. Bu ilişkiler, belli kurallara dayanır. Bu kuralların bir kısmı hukuka, bir kısmı örf ve adetlere bir kısmı da inançlara dayalıdır. 
Toplum hayatını düzenleyen bu kurallara uymak, insan ilişkilerini geliştirir ve kişilerin mutlu olmasını sağlar. Kurallara aykırı davranışlar; kişileri mutsuz kılar, giderilmesi güç olan durumların meydana gelmesine neden olur. 
İnsan davranışları, hukuk kurallarına aykırı olursa, “hata veya suç”, örf ve adetlere aykırı olursa “ayıp”, inançlara aykırı olursa “günah” şeklinde değerlendirilir. 
Hukuk kuralları emredicidir. Bunların insanlar tarafından yerine getirilmesi zorunluluğu vardır. İnsan ilişkilerini düzenleyen örf, adet ve dine dayalı kurallar, emredici bir nitelik taşımazlar. Ancak, bu kurallara uymamak, onları bilerek yapmak, insanı çevresinde sevimsiz, kaba ve saygısız duruma düşürebilir. 
Kısaca diyebiliriz ki, insanların birbirleriyle ilişkilerinde; önce kendilerine, sonra da karşısındakilere saygılı olması işlerini kolaylaştırır. Bu karşılıklı etkileşim insan ilişkilerinin bir gereğidir. 
İnsan ilişkilerinin; ailede, bulunduğu çevrede ve ülke genelinde olduğu gibi diğer ülke insanlarıyla da iyi olması önemlidir. Bu nedenle, insanların iyi alışkanlıklar edinmeleri ve bunu sürekli bir davranış haline getirmeleri kaçınılmazdır. 
İnsanlar, diğer insanlarla olan ilişkilerinde dikkatli davranmalıdırlar...Bulundukları yerin kurallarına göre davranış göstermelerinin kendilerine değer kazandıracağını unutmamalıdırlar.
İnsan önce iyi ile kötüyü ayırt edebilmeli, iyi olanları kendisi için istediği gibi başkaları için de istemeli ve bunu davranış haline getirmelidir. Her insan tek başına olduğu zamanlarda bile, iyi olanları gerçekleştirme 
yolunda çaba harcamalı ve olumsuzluklardan kaçınmalıdır. Bu ruhsal olgunluğa ulaşmış olan kişi, sorumluluk duygusu taşıyacaktır. İyi ve kötüyü birbirinden ayıracağı için de çevrede olumlu izlenimler bırakır. Bu davranıştan hem kendisinin hem de etrafındakilerin mutlu olacağı unutulmamalıdır 
İnsanların; ailede, çevrede, okulda, iş yerlerinde elde ettiği olumlu bilgi ve becerileri davranış haline getirmeleri ve bunlardan, diğer insanları da yararlandırmaları gerekir. 
Diğer taraftan insanın kendisini disipline etmesi, kurallara uyması, toplum hayatının vazgeçilmez bir unsurdur. Herkesin bu kurallara uyması kaçınılmazdır. 
Edinilen bilgi ve beceriler, olumlu yönde kullanıldığı takdirde bir değer taşır. Aksi halde, insanların yararına kullanılmayan bilgi ve becerilerin bir değeri yoktur. Olumlu davranışları bilip de aksi davranışlarda bulunan insanların topluma yararının olduğunu da söylemek mümkün değildir. 
Olgun ve tecrübeli bir kişi, ilişkilerinde karşı tarafın nasıl bir davranış göstereceğini tahmin etmeli ve ona göre hareketlerini düzenlemelidir. Bu davranış meydana gelebilecek olumsuz ilişkileri de engeller. 
İnsanın, ilişkilerinde karşı tarafa güven duymakla birlikte, muhatabın tavrına göre de hareket etmesi yerinde olur. 
İnsan davranışları belirli oranda diğer insanları da ilgilendirir. Bu nedenle insan davranışlarının bir bütün olarak ele alınıp değerlendirilmesi ve çıkan sonuçlara göre kişinin kendi hareketlerini tayin etmesi toplum hayatını kolaylaştırır. Olumsuz hukuki olaylara, davranış bozuklukları sebep olduğu için, bu olaylarda azalmış olur. Bu nedenle toplumda, davranış bozukluklarından arınmış, güven duyulan medeni insanlara ihtiyaç vardır. 
İnsan, önce bulunduğu toplumun değerlerini öğrenmelidir. Sonra karşılaştığı diğer insan veya toplulukların insan ilişkilerinde dikkat ettikleri hususları öğrenip, uygulayabilmelidir. İnsanlar tarafından alınan bu tür bir tedbir, istenmeyen davranışların da ortaya çıkmasını önlemiş olur. 
İnsan ilişkilerini belirleyen kurallar bilinip uygulandığı oranda; insanlar, medeni ve seviyeli bir toplum meydana getirmiş olurlar. Böyle bir ortamın oluşması sonunda insanlar haz ve gurur duyarlar. 
Ayrıca, bu ilişkilerin uluslararası düzeyde de sürdürülmesinde zorunluluk vardır. 
Olumlu insan ilişkileri, bir eğitim ve davranış işidir. Toplumun her kesiminde fertlerin eğitilip gerekli bilgi ve becerileri kazanmaları, gerek fert ve gerekse ülke açısından büyük yarar sağlayacaktır. Çünkü, olumlu insan ilişkileri, ülke genelinde üretimin kalite ve miktarını artıracak ve insanların mutluluğuna da katkı sağlayacaktır. 
Aile içinde, iş hayatında ve daha geniş çevrede, uyumlu, huzurlu ve verimli bir hayat sürdürebilmek, insan ilişkilerinin beklenen derecede olmasına bağlıdır. 
Toplum hayatını, kanunlardan çok örf ve adetlerden kaynaklanan kuralların düzenlediği bilinmektedir.
Hukuk kuralları, insan ilişkilerini hukuk açısından düzenler ve toplumda huzur sağlar. Fakat, esas insan ilişkilerini yazılı olmayan örf, adet, ahlak ve dini inançlara dayalı kurallar düzenlemekte ve bunlar gerek ailede, gerekse toplumda huzur, mutluluk, sevgi ve saygıyı sağlamada etkili olmaktadır.

melos kullanıcısının avatarı Melos 01.03.2013 Teşekkürler (2) Seviye: 4, Oylar: 1
ŞİKAYET BİLDİR!

Yorum ekle

İNSAN İLİŞKİLERİ VE GÖRGÜ KURALLARI 

İNSAN İLİŞKİLERİNİN TOPLUM HAYATINDAKİ FONKSİYONU VE ÖNEMİ: 

İnsanlar, iradelerinin dışında dünyaya gelirler ve giderler. Yaşadıkları süre içerisinde,bütün nimetlerden en üst derecede yararlanarak mutlu olmak isterler.

İnsanlar birlikte yaşamak zorundadırlar. Her oyunun bir kuralı olduğu gibi birlikte yaşamanın da belirli

kuralları vardır. Bu kurallara uyan insanların, ihtiyaçlarını daha kolay temin edecekleri ve daha çok mutlu olacakları açıktır. Bu nedenle insanların, toplum hayatını düzenleyen belirli kuralları öğrenmeleri ve bunları davranış haline getirmeleri hayatın bir gereğidir. 



Toplum hayatında insan ilişkileri önemli bir yer tutar. Bu ilişkiler, belli kurallara dayanır. Bu kuralların bir kısmı hukuka, bir kısmı örf ve adetlere bir kısmı da inançlara dayalıdır. 
Toplum hayatını düzenleyen bu kurallara uymak, insan ilişkilerini geliştirir ve kişilerin mutlu olmasını sağlar. Kurallara aykırı davranışlar; kişileri mutsuz kılar, giderilmesi güç olan durumların meydana gelmesine neden olur. 
İnsan davranışları, hukuk kurallarına aykırı olursa, “hata veya suç”, örf ve adetlere aykırı olursa “ayıp”, inançlara aykırı olursa “günah” şeklinde değerlendirilir. 
Hukuk kuralları emredicidir. Bunların insanlar tarafından yerine getirilmesi zorunluluğu vardır. İnsan ilişkilerini düzenleyen örf, adet ve dine dayalı kurallar, emredici bir nitelik taşımazlar. Ancak, bu kurallara uymamak, onları bilerek yapmak, insanı çevresinde sevimsiz, kaba ve saygısız duruma düşürebilir. 
Kısaca diyebiliriz ki, insanların birbirleriyle ilişkilerinde; önce kendilerine, sonra da karşısındakilere saygılı olması işlerini kolaylaştırır. Bu karşılıklı etkileşim insan ilişkilerinin bir gereğidir. 
İnsan ilişkilerinin; ailede, bulunduğu çevrede ve ülke genelinde olduğu gibi diğer ülke insanlarıyla da iyi olması önemlidir. Bu nedenle, insanların iyi alışkanlıklar edinmeleri ve bunu sürekli bir davranış haline getirmeleri kaçınılmazdır. 
İnsanlar, diğer insanlarla olan ilişkilerinde dikkatli davranmalıdırlar...Bulundukları yerin kurallarına göre davranış göstermelerinin kendilerine değer kazandıracağını unutmamalıdırlar.
İnsan önce iyi ile kötüyü ayırt edebilmeli, iyi olanları kendisi için istediği gibi başkaları için de istemeli ve bunu davranış haline getirmelidir. Her insan tek başına olduğu zamanlarda bile, iyi olanları gerçekleştirme 
yolunda çaba harcamalı ve olumsuzluklardan kaçınmalıdır. Bu ruhsal olgunluğa ulaşmış olan kişi, sorumluluk duygusu taşıyacaktır. İyi ve kötüyü birbirinden ayıracağı için de çevrede olumlu izlenimler bırakır. Bu davranıştan hem kendisinin hem de etrafındakilerin mutlu olacağı unutulmamalıdır 
İnsanların; ailede, çevrede, okulda, iş yerlerinde elde ettiği olumlu bilgi ve becerileri davranış haline getirmeleri ve bunlardan, diğer insanları da yararlandırmaları gerekir. 
Diğer taraftan insanın kendisini disipline etmesi, kurallara uyması, toplum hayatının vazgeçilmez bir unsurdur. Herkesin bu kurallara uyması kaçınılmazdır. 
Edinilen bilgi ve beceriler, olumlu yönde kullanıldığı takdirde bir değer taşır. Aksi halde, insanların yararına kullanılmayan bilgi ve becerilerin bir değeri yoktur. Olumlu davranışları bilip de aksi davranışlarda bulunan insanların topluma yararının olduğunu da söylemek mümkün değildir. 
Olgun ve tecrübeli bir kişi, ilişkilerinde karşı tarafın nasıl bir davranış göstereceğini tahmin etmeli ve ona göre hareketlerini düzenlemelidir. Bu davranış meydana gelebilecek olumsuz ilişkileri de engeller. 
İnsanın, ilişkilerinde karşı tarafa güven duymakla birlikte, muhatabın tavrına göre de hareket etmesi yerinde olur. 
İnsan davranışları belirli oranda diğer insanları da ilgilendirir. Bu nedenle insan davranışlarının bir bütün olarak ele alınıp değerlendirilmesi ve çıkan sonuçlara göre kişinin kendi hareketlerini tayin etmesi toplum hayatını kolaylaştırır. Olumsuz hukuki olaylara, davranış bozuklukları sebep olduğu için, bu olaylarda azalmış olur. Bu nedenle toplumda, davranış bozukluklarından arınmış, güven duyulan medeni insanlara ihtiyaç vardır. 
İnsan, önce bulunduğu toplumun değerlerini öğrenmelidir. Sonra karşılaştığı diğer insan veya toplulukların insan ilişkilerinde dikkat ettikleri hususları öğrenip, uygulayabilmelidir. İnsanlar tarafından alınan bu tür bir tedbir, istenmeyen davranışların da ortaya çıkmasını önlemiş olur. 
İnsan ilişkilerini belirleyen kurallar bilinip uygulandığı oranda; insanlar, medeni ve seviyeli bir toplum meydana getirmiş olurlar. Böyle bir ortamın oluşması sonunda insanlar haz ve gurur duyarlar. 
Ayrıca, bu ilişkilerin uluslararası düzeyde de sürdürülmesinde zorunluluk vardır. 
Olumlu insan ilişkileri, bir eğitim ve davranış işidir. Toplumun her kesiminde fertlerin eğitilip gerekli bilgi ve becerileri kazanmaları, gerek fert ve gerekse ülke açısından büyük yarar sağlayacaktır. Çünkü, olumlu insan ilişkileri, ülke genelinde üretimin kalite ve miktarını artıracak ve insanların mutluluğuna da katkı sağlayacaktır. 
Aile içinde, iş hayatında ve daha geniş çevrede, uyumlu, huzurlu ve verimli bir hayat sürdürebilmek, insan ilişkilerinin beklenen derecede olmasına bağlıdır. 
Toplum hayatını, kanunlardan çok örf ve adetlerden kaynaklanan kuralların düzenlediği bilinmektedir.
Hukuk kuralları, insan ilişkilerini hukuk açısından düzenler ve toplumda huzur sağlar. Fakat, esas insan ilişkilerini yazılı olmayan örf, adet, ahlak ve dini inançlara dayalı kurallar düzenlemekte ve bunlar gerek ailede, gerekse toplumda huzur, mutluluk, sevgi ve saygıyı sağlamada etkili olmaktadır.

ödevim5656 kullanıcısının avatarı ödevim5656 01.03.2013 Teşekkürler (0)
ŞİKAYET BİLDİR!

Yorum ekle

Aradağını bulamadın mı?

Soru sor