Cevaplar

2012-10-11T13:59:05+03:00

Türkçede yeri belirtilen isimlerin sonuna gelen -de, -da takılarının İngilizce’deki belli başlı karşılıkları in, on, at edatlarıdır.
 
IN
 
1. Genel anlamıyla, çevresi (çoğu kez üstü de) kapalı bir ortamın içinde demektir.
 
The pencils are in the box. (Kalemler kutunun içindedir.) 
The children are in tbe bedroom. (Çocuklar yatak odasındadırlar.) 
He is in the car. (O arabadadır.)
 
2. Kıtalar, ülkeler, eyaletler, kentler vb. ile kullanılırken yer belirtir. 
My father is in Africa. (Babam Afrika'dadır.) 
They are in England. (Onlar İngiltere'dedir.) 
His house is in İstanbul. (Evi İstanbul'dadır.)
 
3. Hal ve durum göstermede kullanılır.
The poor man was in need. (Yoksul adam ihtiyaç içindeydi.) 
Speak to him in English. (Onunla İngilizce konuşun.) 
He is in trouble. (Başı belada.)
 
4. Morning, afternoon ve evening sözcükleriyle kullanılır.
We have breakfast in the morning. (Sabah[ları] kahvaltı ederiz.) 
We have tea in the afternoon. (Öğleden sonra çay içeriz.) 
We watch TV in the evening. (Akşamlan televizyon izleriz.)
 
5. Zaman edatı olarak "sonra", "içinde" ya da "sırasında" anlamına gelir,
in five minutes (beş dakika sonra, beş dakika içinde)
in a month (bir ay içinde, bir ay sonra)
in winter (kışın, kış boyunca, sırasında)
in 1987 (1987'de, 1987 içinde/boyunca)
 
ON
 
1. Genel olarak, "üzerinde", "üstünde" anlamına gelir, ama söz konusu şey, altındaki zemine değmektedir.
 
My books are on the table. (Kitaplarım masadadır/üstündedir.)
The picture is on the vvall. (Resim duvardadır.)
The car is on the bridge. (Otomobil köprüdedir/üstündedir.)


Taşıtlar söz konusu olunca, içinde yürüyebileceğimiz büyüklükte taşıtlar için ON kullanılır.

on the bus, on the plane, on the ship, on the train


Otomobil için IN kullanılır.
in the car, in the taxi, in a Renault


Bisiklet, motorsiklet ve at vb. hayvanlara biniş durumu için ON kullanılır.

On a bicycle, on a motorcycle, on horseback, on a donkey
 
2. “Sağda, solda" ifadeleri için ON kullanılır.
 
The library is on the right. (Kütüphane sağdadır.) 
The bank is on the Ieft. (Banka soldadır.)
 
3. Günlerden söz ederken ON kullanılır.
The exam is on Monday. (Sınav Pazartesi günüdür.) 
On the 30th of August. (Ağustos'un otuzunda...) 
On a weekday. (Hafta içi bir gün.)
 
4. "Telefonda, radyoda, televizyonda" ifadeleri için ON kullanılır.
My father is on the telephone. (Babam telefonda)
There is a good film on television. (Televizyonda iyi bir film var.) 
The program is on the radio. (Program radyodadır.)
 
5. -ing ekiyle isim olan fiiller ile kullanıldığında bir bağlaç görevi yapar.
On receiving your letter, A sat down to ansvver it. (Mektubunu alır almaz, cevap yazmaya oturdum.)
 
AT
 
1. IN ve ON kullanmayı gerektirmeyen durumlarda bir şeyin kesin ve ayrıntılı olmayan yerini gösterir.
My father is at the table. (Babam sofradadır/masadadır.) 
The student is at the blackboard. (Öğrenci tahtadadır.) 
The postman is at the door. (Postacı kapıdadır.) 
He is at home. (O evdedir.)
at the bus stop, at the station, at the airport, at the back, at the store ete.
 
DİKKAT: He is at school: O okuldadır. (Kişinin nerede olduğunu gösterir.) 
                 He is in school: Okuldadır. (Kişinin öğrenci olduğunu gösterir.)


2. Adres verirken, eğer bina numarası veya sokak numarası veriliyorsa, AT kullanılır.
Their house is at 85, Büklüm Street. (Evleri No: 85 Büklüm Cd...)
He lives at the 42nd Street. (42'nci Sokakta oturuyor.)


Eğer numara olmadan yalnızca sokak ismi veriliyorsa, ON kullanın.
He lives on Büklüm Street. (Büklüm Sokağında oturuyor.)
 
3. Bazı zaman ifadelerinde AT kullanılır.
At noon (öğle vakti), at night (gece) at midnight (gece yarısı)
 
4. Bir alanda başarı durumunu göstermek için SIFATLA kullanılır.
I am very good at tennis. (Teniste iyiyimdir.)
She is not good at cooking. (Yemek pişirmede iyi değildir.)

 


1 5 1
  • Eodev Kullanıcısı
2012-10-11T13:59:38+03:00

İngilizce’de the hem tekil hemde çoğul isim veya öbekler için kullanılabiliyor. Ancak kullanımdaki önemli esas, bilinen bir şey adına konuşmamız; konuşmacıların o isimden haberdar olması veya parçada daha önce belirtilmiş olmasıdır. Bunun ne demek olduğunu birkaç örnekle anlatalım.

“The dog that bit me ran away.” mahalledeyim ve bir arkadaşımı gördüm, ona köpekten bahsedeceğim. Bunu the kullanarak yapacağım, çünkü bahsedeceğim köpek herhangi bir köpek değil, beni ısıran köpek. “I was happy to see the policeman who saved my cat!” Bir polis bana yardım ediyor ve kedimi kurtarıyor. O polisi ben cümlede açıklıyorum. İsmini bilip bilmemem önemli değil, ancak onunla ilgili bir bilgiye sahibim. O herhangi bir polis değil  ki “a” kullanalım; o benim kedimi kurtaran polis.

Sayılabilen ve Sayılamayan İsimler

A/an yalnızca sayılabilen tekil isimler için kullanılabilir. The ise sayılamayan isimler ile kullanılır.

I need a bottle of wine. I need a new glass of milk. “He spilled the milk all over the floor” (bildiğimiz bir süt, örneğin o gün erkenden aldığımız süt.) ya da “He spilled milk all over the floor” (herhangi bir süt).
0