Cevaplar

2012-10-11T16:41:28+03:00

Bilimsel çalışmaların pratik kaygıların ötesine geçişi; Ege uygarlığı ile gerçekleşti. Tam da Felsefenin doğduğu çağa. Bu dönemde matematik, geometri ve astronominin yanına fizik ve biyolojiyi ve simya biçimi ile kimyayı da eklemek olası. Ancak bu dönemin tabiat (doğa) bilimleri önemli metfizik izler taşımaktadır. Thales’in tüm evreni canlı sayması gibi.

Bu dönemde özellikle matematik bilimleri alanında bu günde geçerliliğini koruyan büyük başarılar elde edilmiştir. (Thales teoremi, Pisagor bağıntısı, Öklit Geometrisi, Arşimed yasası gibi)

Orta çağda her alanda olduğu gibi bilim alanında da dinin egemenliğini ve buna bağlı olarak da duraklamayı görürüz. Bilimin temel özelliği olan özgür düşünce ve eleştiri bir yana itilince bilimde iyice metafizik bataklığına sürüklenmiştir.

Hıristiyan orta çağının iyice tutuculaştığı dönemde, yeni din İslamiyet yeni olmanın getirdiği dinamikle bilime biraz daha hoşgörülü bakınca, bilimin merkezi yine orta doğuya kaymıştır. Ancak bu dönem İslam düşünürleri de tıpkı Hıristiyanlığın ilk döneminde olduğu gibi İdealist bir tavırla bilime ve felsefeye yaklaşarak, bir anlamda bir tekrardan öteye geçememişlerdir.

Bilimde ve insanlık tarihinde yenileşme ve ilerleme bir başka bahara kalmıştır.

15 ve 16 yüzyılda Reform ve Rönesans’la başlayan değişim süreci; 17 ve 18 inci yüzyılda Aydınlanma ile yükselen dinamik olmuş, 19 ve 20 nci yüzyılda sanayileşme ile değişim doruğa varmıştır. İçinde bulunduğumuz 21 inci yüz yıl ise bilimin altın çağı olacakmış gibi görünmektedir.

1 5 1
2012-10-11T16:49:57+03:00

en basit ve en temel cevap olduğunu düşünüyrum: MERAK

0