Cevaplar

2012-10-11T16:50:21+03:00

iil soylu sözcüklerin sonuna –mak, -mek , -ış, -iş, -uş, -üş, -ma, -me ekleri getirilerek yapılır.

0
En İyi Cevap!
  • Eodev Kullanıcısı
2012-10-11T16:50:25+03:00
Arf Fiil Ekleri

Zarf-fiiller, fiil kökleri ve gövdelerinden yapılan geçici zarflardır. Cümlede, eylemin yapılış zamanını ve tarzını belirten zarf görevinde bulunurlar.

Eylemin yapılış tarzını bildiren bazı zarf-fiil eklerinde tarz görevi zayıflayıp bağ görevi öne çıktığı için zarf-fiil yerine bağ-fiil terimi de kullanılmaktadır.

Getirildiği fiile, yerine göre zaman, tarz ve bağ anlamı (veya görevi) katan zarf-fiil ekleri şunlardır:

-a, -e : bat-a çık-a, koş-a koş-a, sor-a sor-a, gül-e gül-e, gül-e oyna-y-a gibi tekrar gruplarında tarz görevini yerine getirirken kurallı birleşik fillerde bağ görevindedir: düş-e- (yaz-), düşün-e- (bil-), gid-e- (dur-), oku-y-a-(bil-) vb.

-alı, -eli : Zaman bakımından işin başlangıç sınırını veya işin süreklili­ğini bildirir: Okula başla-y-alı üç yıl oldu. oldu ol-alı, tanıştık tanış-alı, bildim bil-eli, geldim gel-eli, gittin gid-eli, görme-y-eli (büyümüş) gibi.

Bu ek, son zamanlarda zayıflayarak gel-eliden beri, sat-alıdan beriörneklerinde olduğu gibi beri edatıyla genişleme eğilimindedir.

-arak, -erek : Eylemin yapılış tarzını bildirir: anlat-arak (öğrendi), çalış-arak (kazan), kay-arak (düştü), gül-erek (cevap verdi), inle-y-erek (öldü).

Yaygın olmamakla birlikte son zamanlarda bazı ağızlarda –dan, -den;-tan, -ten ekini aldığı da görülür: basarak-dan, tut-araktan, diz-erekden,        gül-erekten gibi. Bu söyleyiş biçimleri, yazı dilinde kullanılmamalıdır.

-dıkça, -dikçe, -dukça, -dükçe; -tıkça, -tikçe, -tukça, -tükçe:al-dıkça (aldı), bil-dikçe (sevindi), oku-dukça (okudu), gör-dükçe, yap-tıkça, iç-tikçe,   tut-tukça, sürt-tükçe vb.

-ı, -i, -u, -ü: Tekrar gruplarında tarz; birleşik fiillerde bağ görevindedir: ağla-y-ı ağla-y-ı, oyna-y-ı oyna-y-ı, diz-i diz-i, solu-y-u solu-y-u, sür-ü sür-ü; al-ı- (ver-), gel-i (ver-), sor-u- (ver-), gül-ü- (ver-) vb.

-ınca, -ince, -unca, -ünce: Zaman gösterir: inan-ınca (yapar), gel-ince (sorar), sor-unca (öğrendi), gör-ünce (koşup geldi) vb.

-ıp, -ip, -up, -üp: Bu ekin bağ görevi daha kuvvetlidir: al-ıp (götürdü), çal-ıp (oynadı), sevin-ip (gitti), oku-y-up (adam oldu), sor-up (öğrendi), gül-üp (geçti).

-ken : i- fiiline getirilen zarf-fiil ekidir. Kullanımda i- fiilinin i’si düşer ve ek, ünlü uyumlarına uymaz: satar i-ken > satar-ken (düşünmez); dinlenmiş-ken, gülecek-ken, yazacak-ken vb.

-madan, -meden : Olumsuzluk ifade eden tek zarf-fiil ekidir. Olum­suzluk anlamıyla birlikte çıkma kavramı da katar: bil-meden (almış), çalış-madan (olmaz), gör-meden (karar veremem)...

Yukarıda sıralanan ekler ve bu eklere verilen örnekler, Türkçenin sondan eklemeli bir dil olarak yeni kelimeler türetmeye ne kadar elverişli olduğunu göstermektedir. Türkçede eklerin kelime türetme imkânı hakkında fikir vermesi açısından şu anekdot da dikkat çekicidir: “Türkçenin büyük hayranlarından olan ve otuz iki dil bilen J. Vandewalle1991 yılında Ankara Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezini ziyaret etmiş ve bilgisayar programlarından yararlanarak bir eyleme yüz bin civarında kavram yüklenebileceğini göstermiştir.”*

Türkçenin yeni kelime türetmede bu denli imkânları varken, son zamanlarda özellikle batı dillerinden giren kelimeler için de Türkçenin yapısına ve kurallarına uygun biçimde türetilerek kullanılması teklif edilen Türkçe kelimelerin yerine (bazen değişik amaçlar ve anlayışlarla) ısrarla yabancı kelime kullanmak dilimiz açısından son derece yanlıştır.

 
1 5 1