Cevaplar

2012-10-11T18:23:55+03:00

Egemenlik bir topluluğun, bir devletin ülke üzerinde sahip olduğu tüm yetkilerdir, hür olmak, yetki sahibi olmak, hâkimiyet anlamlarına gelir Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk egemenliğin halka ait bir olgu olduğunu "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözü ile açıklamıştır
Türkiye'de egemenlik fikri Kanun-ı Esasi ile gündeme gelmiş, fakat kabul edilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile olmuştur Kanunda yer verilen "Egemenlik koşulsuz ve sınırsız olarak ulusundur" ilkesi ile halk ve yönetim adına yeni bir dönem başlamıştır
Yetki sahibi, hür ve hakim bir millet gelişime açıktır, geleceğe umutlu bakar, çünkü çaba gösterecek gücü ve söz hakkı vardır Egemenliğin millete ait olması, tüm bunları gerçekleştirebilecek bir ortam yaratır, yönetimde söz sahibi olan, kendi kendini yöneten halk daha iyi temsil edilir ve ilerlemeye açıktır Hâkimiyetin tek kişinin tekelinde olduğu zamanlar düşünüldüğünde egemenlik tam anlamıyla özgürlük anlamına gelir Yönetimde söz sahibi olmak bir yana her şeyi kabul etmek zorunda bırakılan bir halkın böylesine bir şeref ile ödüllendirilmesi Mustafa Kemal liderliğinde gerçekleştirilmiştir Mustafa Kemal bir konuşmasında "Huzurlu toplum, güvenli toplum, insan kişiliğine saygılı toplum tam ulusal egemenlikle sağlanır Toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eşitlik ve adaletin sağlanması, istikrarı ve korunması, ancak ve ancak tam ve kesin anlamı ile ulusal egemenliğin sağlanması ile devamlılık kazanır Bundan dolayı, hürriyetin de eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası ulusal egemenliktir" sözleri ile bu konuya verdiği önemi göstermiştir

0
2012-10-11T18:23:57+03:00

Mustafa Kemal Paşa, Osmanlı hükümeti tarafından, bölgede düzeni sağlaması için Osmanlı Devleti'nin bir gemisi ile, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a gönderildi Ülkenin çoğu ilinde kongreler düzenledi "Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir Ülkeyi, yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır" ilkesiyle, yurdun her tarafından gelen ulus temsilcileri (milletvekilleri) 23 Nisan 1920 günü Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nde toplandı Meclis, Mustafa Kemal Paşa'yı "Meclis Başkanı" olarak seçti Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi, Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlattı Halk ve düzenli ordular düşmana karşı savaş verdiler, omuz omuza mücadele ettiler

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi, 11 Ağustos 1923'te ilk toplantısını yaptı 13 Ekim 1923'te Ankara başkent ilan edildi Atatürk; egemenliğin ulusa dayandığı bir sistem olan cumhuriyet yönetiminin ilanı için hazırlıklar yapmaya başladı 28 Ekim 1923 akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya'da yemeğe çağırdı Onlara, "Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz" dedi

29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan "Cumhuriyet" önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verdi Meclis önergeyi kabul etti

Böylece, Türkiye devletinin yönetimi biçimi "Cumhuriyet" olarak, adı "Türkiye Cumhuriyeti Devleti" olarak belirlendi Atatürk, kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin, ilk "Cumhurbaşkanı" oldu Cumhuriyetin ilanı, yurtta sevinç ve coşku ile karşılandı

Cumhuriyette Atatürk'ün de söylediği üzere, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" Millet, kendini yönetme yetkisini, kendilerine temsil eden milletvekilleri aracılığı ile kullanırCumhuriyet yönetiminde, yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır Seçilen temsilciler, yasaları tasarlar ve yöneticileri ulus adına denetler Millet, seçimle yöneticileri seçebilir 

1 5 1