Cevaplar

2012-10-11T20:03:14+03:00

Din duygusu insanın doğasında var olan bir duygudur. Bu anlamda din ve inanma, insanın insan olma özelliklerindendir. Onu insan hayatından çıkarmak mümkün değildir. Dinler tarihi alanında yapılan araştırmalar, az da olsa tanrı inancı olmayan insanlara rastlamasına rağmen, her toplumun bir dine sahip olduğunu ortaya koymuştur. Tarihin belirli dönemlerinde dinin gereksiz olduğunu, insanların onsuz da yaşayabileceklerini savunan ve dinin yerine bilimi koymak isteyen insanlar olmuştur. Fakat bunda başarılı olamamışlardır. Bugün dünya nüfusunun çok büyük bir kısmının bir dine sahip olması bunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Din insanı mutlu kılmayı hedefleyen bir kurumdur.

Din, insan hayatında önemli yere sahiptir. İnsanlık tarihi kadar eski olan din, ilahi vahiy yoluyla geldiğine inanılan, insanı mutlu kılmayı hedef alan sosyal bir kurumdur. Din, hedefine ulaşmak için insanla-insan, insanla-evren ve insanla-Allah arasındaki ilişkileri düzene koyan ilkeler getirmiştir. Böylece insanın hem maddi (bedeni) hem de manevi (ruhi, zihni ve kalbi) ihtiyaçlarını gidermek istemiştir.

Din insanın hayatını anlamlandırmasına katkıda bulunur.

Din, insan yaşamını anlamlandırma, şekillendirme, insanın insanca yaşamasına yardımcı olma açısından çok önemli bir yere sahiptir. Çünkü din, insan yaşamını derinden etkiler ve onun hayatına yön verir. İnsanın yaratılış amacını gerçekleştirmesine, onun kendisiyle, toplumla ve yaratıcısı ile barışık olarak yaşamasına, doğuştan getirdiği yeteneklerini geliştirmesine, aklını ve özgür iradesini kullanarak iyi insan olmasına ve yararlı işler yapmasına katkıda bulunur. 

Din, insanı düşünce açısından olgunlaştırmayı, tutum ve davranışlarında ölçülü ve dengeli olmayı hedefler.

Din, insanı düşünce açısından olgunlaştırmayı, tutum ve davranışlarında ölçülü ve dengeli olmayı hedefler. "Allah, ölümü ve hayatı, hanginizin daha güzel davranışlarda bulunacağını imtihan etmek için yarattı" (Mülk suresi, ayet 2) ayeti, dinin amacının insanı ahlaki olgunluğa ulaştırmak olduğunu göstermektedir. Bu anlamda din, insanın insan olduğunun farkında olan, insanlığının gerektirdiği sorumluluğu taşıyan, yaratılışına uygun evrensel değerlere sahip, aklını ve diğer yeteneklerini en iyi şekilde kullanabilen, hayatını bilerek yaşayan kişilikli insan olmasına yardımcı olur. Böylece gerek birey olarak, gerekse de toplum olarak huzurlu, mutlu, tutarlı ve uyumlu yaşamasını sağlamış olur. Bunu ortaya koyduğu insanla-Allah, insanla-insan, insanla-evren arasındaki ilişkileri düzene koyan ilkelerde açıkça görebiliriz. İnsanın, mutlu olabilmesi için ruhi, bedeni ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanması gerekir. Bu açıdan dinin insan hayatında önemli bir yeri vardır.

Bireysel olarak Din;
"İnsanı aklını kullanmaya, düşünmeye teşvik eder. Aklın en önemli göstergesi düşünmektir. Doğru düşünen insan doğru bilgiler elde eder ve doğru davranışlarda bulunur.

"İnsanı aklını ve özgür iradesini kullanarak iyiyi, güzeli ve doğruyu bulmaya; iyi insan olmaya ve onu yararlı işler yapmaya yönlendirir. 

"İnsana sorumluluklarını bildirir ve bunları yerine getirme konusunda uyarılarda bulunur. 

"İnsanı öğrenmeye, araştırmaya, bilgi edinmeye teşvik eder. İnsanın aklıyla bulabileceği doğruları insanlara hatırlatır, onun unuttuğu ya da hiç bilmediği konularda doğru bilgi verir. 

"Din, insanın anlam arayışına cevap verir. İnsan yaşamın amacı, öldükten sonra ne olacağı vb. konularda bilgilendirir. Bu anlamda dinin temel amacı, insanın hayatını anlamlandırmada yardımcı olmaktır. Kur'an, insanın hayatını anlamlandırabilmesi için okumasını, düşünmesini, anlamasını ve buna göre davranmasını ister.

2 5 2
2012-10-11T21:39:25+03:00

Din kültürü ve ahlak bilgisini aç kardeşim orda var çok

 

Bu arada ben seni biyerden tanıyorum

1 5 1