Ödevlerde
ücretsiz yardım!

Soruların %80'i 10 dakika içerisinde yanıt alır

Ödev ekle

Telefonuna yükle

Android iOS

Ödev

takip et

Cevaplar


KİTAPTAKİ KİŞİLER

- Enriko: Her ebeveynin gönül rahatlığı ile örnek gösterebileceği; aynı zamanda bu günlüklerin de sahibidir - - Garrone: 14 yaşındaki okula 2 yıl geç başlamış iri bir çocuk garrone her zaman nelliyi korur ve sever diğer çocuklarıda korur okulun haylaz öğrencilerine karşı güçsüzleri korur - - Derossi: Sınıf birinciliğine ambargo koymuş birdir. Hem çalışkan, hem de çok beyefendidir. Stardi: Babasının tüm güvensizlikleri-ne rağmen o,sınıfın en yüce gönüllüsüdür - - Garoffi: Ticaret kabiliyeti sayesinde büyüyünce zengin bir tüccar olmayı hak ediyor - - Coretti: Dükkânında odun satıp aile bütçesine katkıda bulunurken derslerini de ihmal etmeyen bir örgenci. - - Nelli: Çelimsiz vücudu yüzünden annesinin korunmasına her daim muhtaç olan öğrenci. - - Usta Duvarcı: Yaptığı tavşan taklidi ile gönüllerde taht kurmuş bir isimdir. Ve babasının mesleğinden dolayı ona bu lakab takılmıştır - - Silvia: Enriko’ya çok değer veren; fakat onda aynı muhabbeti göremeyen pırlanta kalpli bir abla. - - Votini: Kendisini başkalarından üstün gören, kibirli bir çocuk. - - Olayın Geçtiği Yer ve Zaman: Olaylar okul ve çevresinde Gelişmektedir. Enriko ortaokul 6.sınıfını anlatmaktadır. Arkadaşlarının özelliklerini anlatmaktadır. Ve arkadaşlarının aileleri ile sorunlarını anlatmaktadır. 

KİTABIN ANA DÜŞÜNCESİ

Etrafındaki öğrenci arkadaşlarına göre maddi bakımdan iyi durumda olan ve ailesi tarafından ilgi gören çocuğun bu ilgiye fazla layık olamaması. - Bu ana düşünce çocuğa doğrudan verilmemiştir. Hikayenin sonunda ana düşünce daha net verilmiştir. - Bu kitap bir çocuğun ailesine saygılı davranması gerektiğini,arkadaşlarına iyi davranmasını gerektiğini göstermiştir. Yardımlaşmanın önemi belirtilmiş ve önyargılı davranmamamız gerektiği belirtilmiştir.

KİTABIN ÖZETİ

- İtalya da bir mahalle okulunda 3.sınıfa yeni başlayan Enrico yeni öğretmeniyle tanışınca ilk başta hoşlanmaz. Eski öğretmeninin o güler yüzünü hatırladıkça üzülür fakat daha sonra yeni öğretmeninden hoşlanmaya başlar. Birgün Robetti adında bir çocuk okula giderken bir çocuğun atlı tramvay yolunda düştüğünü görür. Çocuğu kurtarırken kendi ayağı atlı tramvayın altında kalır. Bunu gören Enrico üzülür. - Başka bir gün Enriconun sınıfına Calabriali bir öğrenci gelir. Öğretmen sınıfla kaynaşmasını sağlar.Uzaktan gelen bu öğrenciye iyi davranılmasını ister. Yine günün birinde annesi ve kız kardeşi ile yoksul bir kadına çamaşır götüren Enrico kapıyı açan kadını görür ve içeride sınıf arkadaşını görür. Babası olmayan crossi bütün zorluklara rağmen karanlık odada dersini yapmaya çalışır. Bu duruma üzülen Enriconun annesi para yardımında bulunur. Kitabın sonlarına doğru Enrico annesine saygısızlık yapar.Bu olaya üzülen anne ve babası Enricoya nasihatlarda bulunur. - -


KİTABIN KONUSU 

Kitabın konusu İtalya da bir mahalle okulunda 3.sınıfı okuyan bir öğrencinin yazdığı bir yıllık okul hikâyesidir. Konu ilgi çekici bir biçimde sunulmamıştır. Konusu olsun,içeriği olsun eğitici ve düşündürücü bir kitaptır.

Bellam44 kullanıcısının avatarı Bellam44 15.01.2014 Teşekkürler (24) Seviye: 4, Oylar: 17
ŞİKAYET BİLDİR!

Yorum ekle

Yaz tatili bittiğinde Enriko’da diğer çocuklar gibi okula gelmişti. Artık üçüncü sınıfı okuyacaktı. Geçen seneki öğretmeninden ayrılmak ona çok zor geliyordu ama yeni öğretmenine de alışması gerektiğini biliyordu. Yeni öğretmeni Bay Perboni sert görünümü altında çok yumuşak kalpli bir insan olduğunu daha ikinci günde bütün çocuklara göstermişti.

Bir sabah Enriko okula geldiğinde kötü bir olayla karşılaştı. Küçük bir çocuğu araba altında ezilmekten kurtaran Robbetti’nin kendi ayağı ezilmişti. Robbetti o çocuk için kendi hayatını hiçe saymıştı. Robbetti’nin yaptığı hareket bütün çocukları çok duygulandırmıştı. 

Aynı gün Enriko’nun sınıfına Kalabria’dan bir çocuk gelmişti. Müdür başka bir şehirden gelen bu çocuğu sınıfa tanıttıktan sonra, yabancılık çekmemesi için tüm çocukların bu arkadaşlarına çok iyi davranmaları gerektiğini anlattı. Enriko yavaş yavaş bütün arkadaşlarını tanımaya başlamıştı. Ama içlerinde en çok Garrone’yi seviyordu. Bir gün Enriko sınıfa girdiğinde bir grup çocuğun, bir kolu felçli Krosi ile alay ettiğini gördü. Krosi’nin annesi hastaydı ve artık geçimlerini sağladığı sebze satma işini yapamıyordu. Enriko ve annesi gazeteden öğrendikleri fakir bir kadına yardım etmek için gittiklerinde o kadının Krosi’nin annesi olduğunu görmüşlerdi. Gerçekten Krosi’lerin durumu çok kötüydü. Enriko’nun annesi bu durumu gördükten sonra Enriko’ya ne kadar şükretmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı.

Enriko’nun öğretmeni her ay bir hikaye okutuyordu. İlk kitapları “PALDOVA’LI KÜÇÜK VATANSEVER” di. Çok fakir olduğu halde vatanına hakaret eden insanlardan yardım kabul etmeyen çocuğun hikayesini anlatan bir kitaptı.



Para kazanması için ailesi çocuğu cambaz kumpanyasına vermişti. Kumpanyadaki hayata dayanamayan çocuk tekrar ailesine dönmek istiyordu. Konsolos onu bir vapura bindirmişti. Kötü giyimli bu çocuğa tüm yolcular para yardımında bulunuyordu. Gün ilerlerken içki içip sarhoş olan yolculardan birkaçı İtalyalılar hakkında kötü sözler söylemeye başlayınca küçük çocuk tüm verilen paraları fırlatarak vatanına hakaret eden insanlardan yardım almayacağını haykırıyordu. 





Enriko kitabı çok beğenmiş ve bu kitabı okumak isteyen kızkardeşinin öğretmenine vermek için kızlar okuluna gitmişti. Oraya gittiğinde kapıda ağlayan bir kız gördü. Okuldan çıkan kızlar küçük kıza niçin ağladığını sorduklarında kızcağız kazandığı parayı kaybettiğini söyledi. Bu para onun için çok önemliydi. Bütün kızlar bu parayı hemen aralarında toplamayı düşündürdüler. Kısa süre içinde bütün para toplanmış hatta fazlası bile olmuştu.


Birgün Enriko’nun annesi onu gezmesi için arkadaşlarıyla birlikte sokağa gönderdi. Enriko gezerken birden kendine seslenildiğini duydu. Kendisine seslenen sınıf arkadaşı Koretti idi. Koretti bir yük arabasından aldığı odunları kendi dükkanlarına taşırken aynı anda geçen derste işledikleri fiil çekimlerini tekrarlıyordu. Babası bir işi olduğu zamanlar dükkanı ona bırakıp gidiyordu. Annesi de bir haftadır hastaydı. Koretti hem dükkana hem de hasta annesine bakıyordu. Ders çalışacak vakit bulamadığından yakınıp, Enriko’ya ne şanslı olduğunu söylüyordu. Oysa ki Enriko’da Koretti’nin annesine ve babasına yardım ettiği için daha şanslı ve mutlu olduğunu düşünüyordu.

Okulun müdürü çocuklarla tatlı tatlı konuşup onları iyiliğe yöneltici öğütler verir okul giriş ve çıkışlarında etrafta dolaşıp çocukları korurdu. Oğlunu gönüllü askerlik yaparken kaybetmişti. O günden sonra da sürekli emekli olmayı düşünüyor ama çocuklardan da ayrılmak istemiyordu. Birgün tam olarak emekliliğe karar verdiğinde odaya yeni kayıt yaptırmak için babasıyla bir öğrenci girmişti. Bu öğrenci müdürün ölen oğluna o kadar benziyordu ki o anda emeklilikten vazgeçti.

Ertesi gün Enriko ve arkadaşları piyade alayının geçiş törenini izliyorlardı. Müdür bütün çocuklara askerlere karşı neden saygı duyulması gerektiğini anlatıyordu. Enriko’nun arkadaşlarından Nelli ise askerlik yapamayacağı için üzülüyordu. Çünkü onun sırtında bir kambur vardı Kötü kalpli çocuklar onun sakatlığı ile dalga geçiyorlardı. Küçüklerin koruyucusu olan Garrone ise Nelli’ye dokunulmaması için sınıf arkadaşlarını uyarmıştı. Bu uyarıya rağmen Franti gene Nelli’ye sataşınca ona öyle bir tokat attı ki Franki olduğu yerde döndü. Nelli olanları annesine anlatmış olacak ki ertesi gün kadıncağız Garrone’ye teşekkür etmek için okula gelmiş ve boynundaki küçük altın haçı ona armağan etmişti.

Sınıfta herkes Garroneyi seviyor, Derossi’ye hayranlık
wolfkurucu kullanıcısının avatarı Wolfkurucu 15.01.2014 Teşekkürler (36)
ŞİKAYET BİLDİR!

Yorum ekle

Aradağını bulamadın mı?

Soru sor