Cevaplar

2012-10-13T16:06:04+03:00

örtlük nazım birimiyle yazılan bu şiirlerin uyak düzeni (aaab cccb dddb) şeklindedir. 

Koşuk Örneği - 1

Kızıl sarığ arkaşıp 
Yipkin yaşıl yüzkeşip 
Bier bier kerü yürkeşip 
Yalnguk anı tanglaşur


Alın töpü yaşardı
Unıt otın yaşurdı
Kölnin suvın küşerdi
Sığır buka möngreşür

Kulan tükel kamıttı
Akar sukak yumuttı
Yaylag tapa emitti
Tizig turup sekrişür


0
2012-10-13T18:47:06+03:00
Genellikle kendi başına bütünlüğü olan dört dizeli bentlerden oluşan koşuklar, manilere ve koşmalara kaynak olmuştur.

Türkler islamiyet öncesi belli dönemlerde, "sığır töreni" adı verilen av törenlerinde, "Şölen" adı verilen kurban törenlerinde ziyafetler ve yengi ile biten savaşlar sonunda, tüm boyların erkekleri biraraya gelerek eğlenirdi. Bu eğlencelerde söylenen çoklukla aşk, doğa ve yiğitlik konularını işleyen şiirlere "koşuk" adı verilir.Ayrıca halk edebiyatında en çok kullanılan ve en çok sevilen nazım biçimidir. Halk şiirindeki karşılığı koşmadır. Koşuk örneklerini Kaşgarlı Mahmut'un Divan ü Lugati't-Türk adlı eserinde görmekteyiz.
Koşuk türünün belli başlı özellikleri şunlardır:
Hece vezni ve yarım kafiye ile söylenen şiirlerdir. Kopuz eşliğinde söylenir. Yiğitlik, aşk, tabiat konularını işler. Nazım birimi dörtlüktür. Bu şiirlerde düz kafiye kullanılır: aaaa, bbba, ccca. (aaab cccb dddb) Bu şiirlerin İslâm sonrası halk edebiyatındaki adı koşma'dır. Sığır denilen sürek avlarında söylenen lirik şiirlerdir.
                                               Koşuk Örnekleri

Özgün hali   Öpkem kelip ogradım Arslanlayu kökredim Alplar başın togradım Emdi meni kim tutar   Kanı akıp yoşuldu Kabı kamug deşildi Ölüg birle koşuldu Togmuş küni uş batar   Kaklar kamug kölerdi Taglar başı ilerdi Ajun tını yılırdı Tütü çeçek çerkeşür   Etil suwı aka turur Kaya tübi kaka turur Balık telim baka turur Kölün takı küşerür     Günümüz Türkçesi   Öfkelenip dışarı çıktım Arslan gibi kükredim Yiğitler başını doğradım Şimdi beni kim tutabilir.   Kanı akıp boşandı Derisi baştan başa deşildi Ölülerle bir oldu Doğan güneş işte batıyor   Kuru yerler hep gülerdi Dağbaşları göründü Dünyanın soluğu ılındı Türlü çiçekler sıralandı   İtil suyu akar durur Kaya dibini oyar durur Bütün balıklar baka durur Gölü bile taşırırlar         Özgün hali
Yay yarupan ergüzi Aktı akın munduzı Toğdu yaruk yılduzı Tıngla sözüm külgüsüz   Agdı bulut kükreyü Yağmur tolı sekrüyi Kalık anı ügriyü Kança barır belgüsüz   Türlük çeçek yarıldı Barçın yadım kerildi Uçmak yeri körüldi Tumluk yana kelgüsüz Günümüz Türkçesi   Bahar geldi Kar suları seller gibi aktı Tan yıldızı da doğdu Sözümü gülmeden dinle   Bulut gürleyerek yükseldi Yağmur, dolu yağdı Rüzgar önüne kattı nereye gider bilinmez   Rengarenk çiçekler açıldı İpek yaygılar serildi Cennet yeri görüldü Soğuklar artık gelmez
2 1 2