Soru

muyap kullanıcısının avatarı

cumhuriyetin 100. yılına dair bir mektup yazacağım ama bu bir yarışma olduğu için biraz kullanılmadık kelimelerle olsun yani basit kelimelerle olmasın :

:)) şimdiden çok çok teşekkürler.....

gönderen Muyap

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Muyap kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

1
onur155 kullanıcısının avatarı
Onur155 cevapladı

Nihayet avucumun içine aldım yaramazı. Yüreği öyle hızlı çarpıyor ki, sanki yerinden fırlayacak. Anlaşılan esarete dayanamıyor. Hep özgür olmak, göklerde dilediğince uçmak istiyor. O zaman en iyisi onu hemence salıvermek. Bırakayım da özgürce uçmanın keyfini doyasıya yaşasın. Onun ellerimin arasından fırlayıp özgürlüğe kanat çırpması sanırım bana da büyük mutluluk verecek.

İşte aniden açtım avuçlarımı ve hiç duraksamadan birden uçup gitti. Onun havadaki kanatlarından çıkan seslerin hürriyet ve mutluluk sesleri olduğu apaçık ortada…

Evet… İnsanlar da aynı o kuş gibi özgür olmak istiyorlar. Kanunlar çerçevesinde dilediğini yapabilmek, tek başlarına karar vermek, geleceklerini kendileri tayin etmek istiyorlar. Hiç ama hiçbir kimsenin esareti altında olmak, özgürlüklerinin kısıtlanmasını istemiyorlar. Kendi yöneticilerini seçmek, seçimlere katılmak, iyi şartlar altında hayatlarını devam ettirmek istiyorlar.

Yüzyıllar boyunca dünyanın bir çok yerinde baskıcı rejimler altında yaşayan insanlar sürekli acı çekmiş, yokluklar içerisinde yaşamlarını devam ettirmek zorunda kalmışlardır. Nihayet, baskı altında geçen korku dolu yıllara artık bir son vermek isteyen insanoğlu, Fransız İhtilali ile başlattığı başkaldırı hareketini yıllarca dünyanın değişik yerlerinde devam ettirerek Cumhuriyet rejimini benimsemiş ve uygulamaya koymuştur. Halk merkezci olan bu yönetim halen dünyanın şu ana kadar gördüğü, insanların severek yaşadığı en güzel yönetim şeklidir.

Ülkemizde de Atatürk’ün önderliğinde 29 Ekim 1923 yılında ilan edilen cumhuriyet, bizlere güven veren ve bağımsızlık sonrası özgürce yaşamamızı sağlayan bir rejim olarak dünyanın birçok yerinde uygulanan halinden daha güzel uygulamaya konulmaktadır. İnsan düşüncesini, özgürlüğünü ve yaşayış biçimini kısıtlamayan cumhuriyet, sürekli gelişime açık yönüyle bana da büyük güven ve huzur veriyor.

Ancak bütün bu güzel gelişmelere rağmen, insanlar arasındaki eşitlik ilkesinin hiç bir ihlale maruz kalmadan uygulanmasını, başkalarının özgürlüğünü kısıtlamadan özgürce hareket etmenin mutluluğunu doyasıya yaşamayı istediğimi söylesem, biliyorum ki cumhuriyetin tadına varan hiç kimse buna itiraz etmeyecektir.

Toplumsal yaşantımızda yer yer cereyan eden bazı adaletsizlik hareketlerini görmek ve bu olumsuzlukları ortadan kaldırma çabaları içerisine girmek zaten cumhuriyetin ta kendisi demek değil midir?

Cumhuriyet Konulu Kompozisyonlar 2

Cumhuriyet bize, bizde cumhuriyete muhtacız…

Hepimiz Cumhuriyetin tanımını az çok biliriz. Yani kısaca “Halkın kendi kendisini yönetmesidir” der geçeriz. Oysa Cumhuriyet sadece basit bir tanımdan ibaret değildir. İçerisinde koskoca bir tarihi barındıran, o tarihin içinde yaşanmış olan çile dolu yılların yoğurduğu büyük bir kazanımın aslında en açık ifadesidir…

Bugün, hepimiz özgürce dilediğimiz gibi yaşamakta, istediğimiz gibi giyinmekte, canımızın istediği her yere gitmekte ve bu yaptıklarımızdan dolayı bir başkasından izin almamaktayız. Yani özgürlüğün tadını doyasıya çıkarmaktayız. Oysa bu yaptıklarımızın, bir bedelin sonunda elde edilmiş şeyler olduğunu ne yazık ki hiç ama hiç aklımıza getirmeyiz.

Atalarımızın tarih boyunca vatanı ve milleti uğruna savaşlar verdiğini, onca çaresizlikler içerisinde bile olsalar vatan uğruna ölümü bile hiçe saydıklarını hepimiz yıllardır okur ve duyarız. Peki, atalarımız bu savaşları neden yapmışlardır? Yıllar sonra hatırlansın diye mi? Yoksa gelecek nesillerinin bağımsız ve özgür bir şekilde yaşamalarını istediklerinden mi? Elbetteki bizlerin bağımsız bir şekilde yani hiçbir kimsenin esareti altına girmeden yaşamamızı istediklerinden… Demek ki bizler, özgürlüğün tadını doyasıya çıkarırken bu yaşanmışlıkları da aklımızdan hiçbir zaman çıkarmayacağız…

Atatürk’ün 1919 da başlattığı Kurtuluş Savaşımızda milletimizin çektiği acıları ve bu acıların neticesinde ilk kez 1923 yılında ilan edilen cumhuriyetimizin değerini her zaman kinden daha iyi bileceğiz. İnsanlık onuruna en çok yakışan, eşitlik ilkesi ile ayrımcılığa son veren cumhuriyetin kıymetini daha iyi bileceğiz ki bir daha bu çile dolu yıllara geri dönmeyelim.

Şimdi bizlere düşen görevin ne olduğunu anlamaya başladık sanırım. Atalarımızın büyük mücadeleler sonunda elde ettiği Cumhuriyetimize sahip çıkmak, ne pahasına olursa olsun onu korumak ve çok ama çok çalışarak gelişimine katkıda bulunmak… İşte o zaman özgürce yaşadığımız bu topraklar için atalarımıza olan şükran borcumuzu ödemiş ve gelecek nesillerimize faydalı büyük bir iş yapmış oluruz. Unutmayalım ki; Cumhuriyet bize, bizde cumhuriyete muhtacız…

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (6)
  • oy ver Seviye: 4, Oylar: 13

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...