Cevaplar

2012-10-14T14:32:31+03:00
Öğretmenlik insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleğidir Ürünü insan olan ve başlı başına bir amaç olmaktan öte, bizleri yüce gayemize ulaştıran bir vasıta olarak görüyorum öğretmenlik mesleğini

Öğretmenin vazifesi, gücü nispetinde erdemli toplum gayretine katkı sağlamaktır İnsan yaratılmışların en seçkini, en donanımlısı, en bilinçli olanı; ama aynı zamanda en vahşi, en acımasız, en anlaşılmaz davranışların da sahibi Onun için insan hayatında eğitim; davranışları doğru yönlendirmede ve diğer hemcinslerinin haklarına tecavüz etmesinin engellenmesinde birinci derecede etkilidir Öğretmen işlevini yerine getirirken bu önceliği asla ihmal etmemelidir

“Bir insanı kötülüklerden alıkoyup iyiliğe sevk etmek, üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha hayırlıdır” sözü icra ettiğimiz mesleğin ne kadar onurlu ve yüce bir gayeye hizmet ettiğini göstermesi bakımından anlamlıdır

Kadim değerlerin günübirlik çıkarlara feda edildiği günümüzde bu kutlu sanatı en güzel biçimde icra etmek durumundayızBunun için de heyecanımızı diri tutmalı ve ideallerimizi yeniden kuşanmalıyız

Karşı karşıya kalacağımız bütün durum ve şartları aşarak ruhumuzu her şartta diri kılarak başarıya ulaşabiliriz Hayat taşıyıcı uğraşları soylu bir sadelik içerisinde, bir yürek soyluluğu içerisinde, yoğun bir sabırla sürdürmeliyiz

Kazanılması gereken asıl büyük servet; para, şöhret ve makamdan öte erdem ve bilgeliktir Yüreğimizi, ruhumuzu en büyük erdemlerle tezyin ve teçhiz etmeli ve bu amaçlarımızdan vazgeçmeden yolumuza devam etmeliyiz 

Evrensel medeniyet kulesi de hiç şüphesiz bu onuru taşıyan fedakâr ve cefakâr öğretmenlerimiz sayesinde yükselecektir


2 3 2
2012-10-14T16:40:48+03:00

Siz bugün benden çok uzakta sonsuzluk yolunda ağır ağır ilerlerken, koyu karanlık kalbimi tümüyle kaplayan büyük gölgeniz olduğu yerde hiç kıpırdamadan öylece kalıyor.
Siz huysuz bir çocuğu şefkat dolu tatlı bir sesle, tatlı bir gülümsemeyle okşarken, ben sizi üzüldüğüm için unutmaktayım.
Okula girdiğim ilk günden, sizden ayrıldığım güne kadar öğrendiklerimin bana bugün sahip olduğum şekli verdiğine inanırım. Siz bana... Hayır, hayır hepimize hayatın sözlük anlamı dışında da bir anlam taşıdığım öğrettiniz. Güneşin sadece parlak sarı olmadığım, daha pek çok rengi olduğunu da söylediniz. O gün gözlerimiz tecrübesizde zihnimizdeki kayalıklar da çok sarp; söylediklerinizi dinleyip anlayamadık. Oysa bugün çok iyi anlıyorum. Size minnet duyuyorum. Eğer o öğütleri, beni hayat yolunda tecrübeli kılacak bilgileri öğrenmeseydim, hayatın gül bahçesindeki dikenlere takılır kalırdım.
Bizleri yarının ışıklı günlerinin meşaleleri olarak yetiştirdiniz. Bize "Vatanın, Milletin, Bayrağın" kandan, candan üstün olduğunu, "Dinin, Namusun, Ülkünün" her ne pahasına olursa olsun korunması gerektiğini anlattınız.
Hep söylerdiniz: "Ben bir ağacım, siz de benim meyvelerimsiniz. Siz olgun, yararlı meyveler olun. Millet sizi toplasın. Vatana yarayın."
Yarayacağız, yarayacağız. Bu vatanda her derde şifa olacağız.
Elimizden geldiğince size olan minnet borcumuzu ödemeğe çalışacağız. Sonsuzluktan bizi izlerken size gurur duyurabilirsek ne mutlu bize.
- Kalbimizde yaşayacaksınız. "Güneş severken toprağı,
Işıkları canlı,ışıkları gururlu, ışıkları yarından ümitli. Tıpkı sevinçten ağlayan Öğretmenim gibi."

0