Cevaplar

2012-10-14T14:54:12+03:00


JOHN DALTON(1766-1844)

John Dalton ilk kez modern atom teorisine yol açan bir atılım içine girer.Atom,molekül,element ve bileşiklere ilişkin kimya alanında günümüze değin süren başlıca gelişmelerin bu atılımdan kaynaklandığı söylenebilir.

John Dalton,İngiltere'de geçimini el dokumacılığıyla sağlayan yoksul bir köylünün çocuğu olarak dünyaya gelir.Küçük yaşında dinin yanı sıra matematik,fen ve gramer derslerine de programında yer veren bir tarikat okulunda öğrenimine başlar.Özellikle matematikte sergilediği üstün yetenek ona yerel çevrede ün kazandırır.On iki yaşına geldiğinde,kendi okulunu açmak için yetkililerden izin alır.Aralıksız on beş yıl sürdürdüğü öğretmenliği döneminde genç adam yüzlerce köy çocuğunu eğitmekle kalmaz,matematik ve bilime olan merak ve tutkusu doğrultusunda kendini de yetiştirir.Onun ömür boyu süren bir yan tutkusuda hava değişimleri üzerindeki gözlemleriydi.Çeşitli yörelerden topladığı hava örneklerini konu alan çözümlemeleri,havanın hep aynı kompozisyonda olduğunu gösteriyordu.

Dalton'un anlamadığı bir nokta vardı:Gazlar neden tekdüze bir karışım sergiliyordu?Karışımda,örneğin,karbondioksit gibi ağır bir gazın dibe çökmesi niçin gerçekleşmiyordu?Sonra,gazların karışımı yalnızca esinti veya termal akımlara mı bağlıydı,yoksa başka etkenlerde var mıydı?

98 4 98
2012-10-14T15:02:57+03:00

Yüzyılların bilimsel çalışmalarını bir araya getiren ingiliz Kimyacı John Dalton, çağımızın ünlü maddenin (atom) kuramını ortaya koydu. Düşünceleri, kimyanın gerçek bir bilim olarak gelişmesine yardımcı oldu. Aynı zamanda önemli kimyasal bileşimlerin, elementlerin bir araya gelerek bileşikleri oluşturma biçim-lerinindaha iyi anlaşılmasınayol açtı. Dalton'un en belirgin ana özellik olarak atom ağırlıkları üzerinde durması, temel kimyasal reaksiyonların ilk nicel tanımlarına yol açtı.
Dalton, son derece dindar Quak-ler ailesinden geliyordu.ülkenin kuzeyinde tipik bir ingiliz kasabası olan Eaglesfield'da doğdu. Burada günlük hayatın en önemli iki öğe din ve eğitimdi. Dalton, gerçek bir dâhi olduğu için, 12 yaşlarındayken öğretmenlik yapabilecek duruma gelmişti. Çok zengin bir müzik aleti yapımcısı ve amatör hava gözlemcisi olan aile dostlarından birinin etkisinde kalarak meteorolojiyle yakından ilgileniyordu. 1787 yılında, günlük bir gazetede hava gözlemleri yazmaya başladı. Bu görevini, ölümüne dek, 40 yıl boyunca hiç aksatmadan, büyük bir özenle sürdürdü. Bu konuya büyük katkıları oldu ve 1793 yılında eksiksiz bir eser yayımladı: "Meteorolojik Gözlemler ve Deneyler" adını taşıyan bu kitap Dalton'un önyargısız ve batıl inançlardan etkilenmeyen özgün düşüncelerini, olayları kavrayışını aktarıyordu. Dalton, atmosferdeki gazlarla ilgili çok önemli çalışmalar yaptı. 1802 yılında, Gay-Lussac ile aynı zamanda gazların ısı-sal genleşmesi ile ilgili yasayı keşfetti.
Dalton'un bilime yaklaşması sırasında, bu konuda çalışanları kü-çümsediği söylenemez ama, o her zaman başkalarının vardığı sonuçları kabul edip uygulamaya geçmeden önce doğruluğunu kendine kanıtlardı. Kuzey Işıkları (Aurora Borea-lis)'nın yapısını tanımladığı kitabını yazarken şöyle diyordu: "Çalışmalarım sırasında, başkalarının vardığı sonuçları kabuletmekle öylesine yanlışlaklara düştüm ki, kendi deneylerimle kanıtlamadıkça, elimden geldiğince az yazmaya kararlıyım." Doğa olaylarını doğrudan gözlem üzerindeki ısrarlı tutumuna karşın, Dalton'un en büyük başarısı, gözle görülmeyen atomlarla ilgiliydi. Olağanüstü bir sezgi ve tümden gelime dayanan düşünce sonucu ortaya koyduğu atom kuramı kökleri ta antik Yunan bilginlerine kadar dayanan düşünce zincirinin ve bilgilerin kusursuz bir sentesizidir.
[coverattach=1]Dalton, atom kuramını 1808 yılında yayınladığı "Kimyasal Felsefenin Yeni Yöntemi" adlı kitabında açıkladı. Düşüncelerinin kimya üzerindeki etkisi, kitabın adının belirttiği kadar önemlidir. Kuramı, üç önemli önermeye dayanıyordu. Bunlardan' ilki, tüm maddelerin, atom adı verilen, son derece küçük, bölüneme-1 yen ve yok edilemeyen taneciklerden oluştuğuydu, ikincisi, bir elementin tüm atomlarının, ağırlıkları dahil, her bakımdan birbirlerinin eşi olduğu, ancak her elementin atomlarının birbirlerinden değişik olduğudur.
Üçüncü önermede, elementler, bileşikleri oluşturmak üzere birleştiklerinde, bu elementlerin atomları da bire bir, ikiye bir dörde üç gibi basit sayısal oranlarda birleşiyordu.
Dalton'un en belirgin özelliği olan kolay anlaşılır biçimde anlatımıyla ortaya konan atom kuramı, hiçbir engelle karşılaşmadan dünyanın tüm kimyacıları tarafından kabul edildi. Atomla ilgili düşünceler, yüzyıllarca önce Yunan düşünürü De-mokritos tarafından ortaya atıldığı için, bu kavram kimseye yabancı gelmedi. Ancak Dalton'un eksiksiz biçimde, tutarlı bir kuramı ortaya koyması, bilim alanında yepyeni bir atılımdı. Kuramın en önemli özelliklerinden biri, atomların birbirlerinden ağırlıklarıyla ayrılmaları önerme-siydi. Bu ölçülebilir bir şeydi ve bunun sonucu olarak Dalton'un kuramı, gelişmiş ilk nicel atom kuramı oldu.
Kuram ayrıca, elementlerin bir araya geldiklerinde niçin belirli oransal ağırlıklarda yeni bileşikler oluşturduğuna da kolay bir açıklama getiriyordu. Örneğin, çok uzun süredir kimyacılar, nasıl hazırlanırsa hazırlansın, bakır karbonatın her zaman aynı ağırlık oranında bakıra (beş ölçü), oksijene (dört ölçü) ve karbona (1 ölçü) sahip olmasını çözemiyorlar-dı. Dalton'un, elementlerin basit sayısal oranlarda atom atom birleştikleri kuramı bunu açıklıyordu. Ona göre belirli bir elementin tüm atomlan aynı ağırlıktaydı, bu yüzden de bunların belirli birleşim ağırlıkları olmalıydı.
Dalton, belirli bileşiklerdeki elementlerin ağırlık oranlarından hareket ederek değişik atomların oransal ağırlıklarını çözümlemeye çalıştı ve böylece atom ağırlıklarıyla ilgili tabloyu ilkhazırlayan kişi oldu. Bu tablo ilerki yıllarda kimyasal elementlerin ilk önemli periyodik sınıflandırılmasını sağladı. Dalton ayrıca, çok eski devirlerde kimyacıların kullandığı, elementlerin tanımında kullanılan belirsiz çizimleri de bir yana bırakarak, yeni bir işaretleme yöntemi kullanmaya başladı. Değişik elementlerin atomları yerine kullanılabilecek belirgin işaretler buldu ve bunları kimyasal tepkiler sırasında olanları gösteren çizimlerde kullandı. Örneğin, moleküller, birbirine bağlanmış atom sembolleri grubu halinde gösterildi.

1 5 1