Cevaplar

2012-10-14T17:11:01+03:00

11 

 fransa ingiltere amerika  balkanlar 

1 5 1
2012-10-14T17:14:18+03:00

Seyahat eden Türk” başlığıyla tam sayfalık yazıda, Türkoloji profesörü olan ve Berlin’de yaşayan Klaus Kreiser’in sonbaharda piyasaya çıkacak “Mustafa Kemal Atatürk-Bir biyografi” adlı kitabından alıntılar yapıldı.

Atatürk’ün Birinci Dünya Savaşı öncesinde ve savaş sırasında  Fransa, Almanya ve daha sonra tedavi amacıyla gittiği bugünkü Çek Cumhuriyeti’nin Karlovy Vary kentini ziyaretlerinin anlatıldığı yazıda, Atatürk’ün bu ziyaretler sırasında aslında Avrupa ülkelerinden büyük ölçüde etkilenmediği, ancak Türkiye’nin İslami geleneklerle geleceği olamayacağının bilinci içinde ülkenin modernleşmesi için yüzünü Batı’ya çevirdiği savunuldu.

 

Fransa’da yapılan manevralara Türk Ordusu temsilcisi olarak katılan Atatürk (sağdan ikinci), Fransa’da bir askerî fabrikada (Eylül 1910). Sol baştaki Paris Ataşemiliteri Fethi Okyar.

Atatürk’ün Fransa’da 1910 yılında genç bir subay olarak katıldığı bir tatbikatta Fransız pilotlarından çok etkilendiği belirtilen yazıda, evlat edindiği Sabiha Gökçen’in de Türkiye’nin ilk kadın pilotu olduğu hatırlatıldı.

Yazıda, ikinci büyük Avrupa gezisini 1917 yılı sonlarında general rütbesiyle Almanya’ya yapan Atatürk’ün bu ziyareti sırasında 1915 olaylarının tartışıldığı, Türk heyetinin 22 Aralık 1917 tarihinde Essen kentindeki Krupp şirketini gezdiği, 23 Aralıkta başkent Berlin’e gelerek Adlon oteline yerleştiği anlatıldı.

Atatürk’ün Avrupa’ya uzun süreli son ziyaretini ise tedavi amacıyla gittiği, bugünkü Çek Cumhuriyeti’nin Karlovy Vary kentine yaptığı ifade edilen yazıda, Atatürk’ün burada kaldığı 30 Haziran-27 Temmuz 1918 tarihleri arasındaki dönemi ayrıntılı bir şekilde hatıra defterine yazdığı, Cumhurbaşkanı olduktan sonra bir daha Avrupa’ya hiç gitmediği kaydedildi.

Bazı yerlerde Atatürk’ün “İslamiyet hakkında fazla bilgisi olmadığının” iddia edildiği belirtilen yazıda, bunun doğru olmadığı, Atatürk’ün Ortadoğu’da birçok yerde görev yaptığı ve burada bazı din görevlilerinin dar görüşlülüğünden büyük ölçüde şikayetçi olduğu, bu nedenle Türkiye’nin geleceği için Avrupa’dan başka yön görmediği ifade edildi.

(DİE ZEİT)

1 5 1