Cevaplar

2012-10-14T20:46:13+03:00

1. kültür 2 . öge ............

1 5 1
2012-10-14T20:48:35+03:00

örnek:11


Karacaoğlan’ın bu kelime kadrosunu şiirinde nasıl kullandığını görelim.

Cemal - Hak:

“Ol gün dahi cemalini göreydin

Hakkın didarını görmek dilerim.”

Peygamber ve Melekler:

“Tanrı kelamını her dem söyleyen

İdris cennettedir, Musa Tur’dadır.”

“Eyyub’un teninde iki kurt kalmış

Biri sarı ibrişim biri baldadır.”

Kader:

“Derd Allah’tan gelir imiş”

Ölüm:

“Uryan geldim ise uryan giderim

Ölmemeğe elde fermanım mı var”

Amel Defteri:

“Kadir Mevlam ben günahkar kulunum

Defterim elimde dürülüp durur.”

Sırat Köprüsü:

“Sırat köprüsünde yolum bağlama”

Beytullah:

“Beytullah’ı yapan Halil İbrahim

Kadir Mevlam beni eyleme melil.”

Oruç - Namaz - Kuran:

“Ben değilim bunu kitap söyleyen

İnip aşkın deryasını boylayan

Dilini tutmayıp gıybet eyleyen

Oruç tutup beş vaktini kılmasın”

Tasavvuf Kültürü:

“Zahir batın muradıma ereydim”

“Soyundum derviş olmaya”

 “Hırka ile şalım da yok”

 “Hacı Bektaş Veli Şeyhlerin piri

 Konya’da yoklayın Molla Hünkar’ı”

 “Hırka giyer derviş gibi gezerim”

 

Karacaoğlan ortak halk edebiyatı motifleriyle sevgiliyi ve niteliklerini anlatır. Bir kaç örnek sıralayalım:

sevgili: yar, yavru, güzel, dilber, dost, suna, yeşil başlı ördek, akça ceran vb.

saç: mor belik, altın saç, ipek saç vb.

kaş: keman, hilal, kalem, yay vb.

yanak: alma, al, gül vb.

ağız: şeker, fincan, kutu vb.

burun: fındık vb.

dudak: kırmızı, bal, kiraz vb.

diş: inci, sedef, dür vb.

dil: dudu, tatlı, şeker vb.

boy: usul vb.

yürüyüş: tülü maya, keklik sekişli vb.

gerdan: ak vb.

ben: çifte, püskürtme vb.

bel: ince vb.

el: kınalı, ak vb.

topuk: ak, güvercin vb.

Karacaoğlan ortak kültür kaynağından beslenmeleri yönüyle divan şiiriyle ortak kullanılan bazı benzetme öğeleri ve motifleri kullanmıştır. Şiirlerinde az da olsa divan şiirinin anlatımıyla yeni bir renk ve tat katmıştır. Bunlardan bir kaçını şöyle sıralayabiliriz.

“ah, gam, felek, umar, gözlerin sarhoş oluşu, hançer, sine pervane, zülf, kaş, mah, gonca, gül, şem, ateş, dudu, gamze, dür, leb vb.”

ah:

“Sazım da acı bir feryada daldı

Çırpındı gönlümde aşkım bunaldı

Yanıklı ahını göklere saldı

Felek de bu halde kal dedi bana”

Karacaoğlan

“Beni candan usandırdı cefadan yar usanmaz mı?

Felekler yandı ahımdan muradım şem’i yanmaz mı?”

Fuzuli

(Sevgili beni canımdan usandırdı, cefadan usanmaz mı?

Ahımdan felekler yandı, murad mumum yanmaz mı?)

gam - felek:

“Acem şahı bize name gönderdi

Gam leşkerin üstümüze gönderdi

Zalim felek bizi yaktı yandırdı

Savurdu havaya küllerimizi”

Karacaoğlan

“Gam çekmeyince kıymeti artar mı âşıkın

Kan yutmayınca buldu mu hiç itibar la’l”

         Ahmet Paşa

(Nasıl ki la’l kırmızı olunca değer kazanırsa, âşık da sıkıntı çekince değer kazanır.)

“Dost bi-perva felek bi-rahm devran bi-sükun

Derd çok hem-derd yok düşman kavi tali zebun”

(Dost pervasız, felek acımasız, dünya karışık.

Dert çok, derdi paylaşacak yok, düşman güçlü, talih ise güçsüz)

pervane:

“Yüküm gamdır gam alırım satarım

Pervaneler gibi yanar tüterim

Kıyamette yakasını tutarım

Vermezsin hoyrata güllerimizi”

Karacaoğlan

“Can ü dil yaksam n’ola cana yüzün şem’ine kim

Bal ü perden âşık-ı pervanenin pervası yok”

Ahmet Paşa

         (Ey sevgili yüzünün ışığına canımı ve gönlümü yaksam ne olur?

Pervane gibi olan âşık kanadının yanmasından çekinmez.)

“Suz-i dilden bi-haberdir sanmayın cananeyi

Şem’i yakmaz mı ol ateş ki yakar pervaneyi”

Şeyhülislam Yahya

(Sevgiliyi gönlün yanışından habersiz sanmayın,

pervaneyi yakan o ateş, mumu yakmaz mı?)

 

1 3 1