Cevaplar

2012-10-14T21:00:47+03:00
Çanakkale ve İstanbul Boğazları itilaf Devletlerine bırakılacak ayrıca Osmanlı sularında bütün mayınlı bölgelerin temizlenmesinde yardımcı olunacaktır. Gözaltında bulundurulan ya da tutsak olarak bekletilen bütün İtlaf Devletleri askerleri ve Ermeniler koşulsuz olarak serbest bırakılacaktır. Türk ordusunun asker sayısı azaltılacak sınırların denetlenmesi ve iç güvenliğin sağlanabilmesi için gerekli sayıdan fazla askerler terhis edilecektir. Türk karasularında bulunan tüm savaş gemileri teslim edilecek gerektiğinde Türk ticaret gemileri de çeşitli ihtiyaçlar için kullanılabilecektir. Kuzeybatı İran’daki Türk birlikleri savaş öncesindeki sınırlarına geri çekilecektir. Türk makamlarının haberleşmeleri dışında tüm telsiz telgraf ve haberleşme istasyonları itilaf devletlerinin denetimi altına alınacaktır. İtilaf devletleri kendi güvenliklerini tehdit edecek herhangi bir durum ortaya çıkarsa istedikleri stratejik bir bölgeyi işgal edebilecektir.(Bu madde antlaşmanın 7.maddesidir.) Toros tünelleri ve ülkedeki tüm demir yolu ağları İtilaf devletleri tarafından işgal edilecektir. Ülkenin ihtiyaçları karşılandıktan sonra kömür akaryakıt ve deniz ürünleri ve mamulleri dışarıya satılmayacak ve bunlar İtilaf Devletlerince satın alınacaktır. Türk tutsaklar İtilaf devletlerinin elinde tutulacaktır. Anadolu sınırları dışında kalmış olan Osmanlı orduları ve subayları İtilaf devletlerine teslim olacaktır Doğudaki altı ilde(Vilayeti Sitede) bir karışıklık çıkarsa İtilaf devletleri bu illeri(Erzurum Van Bitlis Sivas Elazığ Diyarbakır) işgal edebilecektir.(Antlaşmanın 24 maddesidir.)

Antlaşmanın Önemi:

Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti kağıt üzerinde siyasi varlığını hukuken sürdürebilmesine rağmen fiilen sona ermiştir. İtilaf Devletleri orduların terhisi ve silahların teslim edilmesi maddeleriyle yapılacak işgaller sırasında herhangi bir silahlı direniş olmasını önlemeyi amaçlamışlardır.Fakat bu durum işgalleri kolaylaştırmasına rağmen Türk halkının silahlanarak “Kuvay-ı Milliye” birlikleri ile direnişe geçmesine neden olmuştur. Demiryolları tüneller ve geçitler işgal altında tutularak işgallerin kolaylaşması ve direnişçilerin yardımlaşmalarının önlenmesi amaçlanmıştır. Haberleşme vasıtalarına el konarak yapılacak işgaller karşısındaki tepkilerin yurt çapında yada dünya genelinde duyurulmasını önlemek istemişlerdir. 7.madde antlaşmanın en önemli maddesidir.Buna göre İtilaf devletleri istedikleri her yeri işgal edebileceklerdi.Bu madde ile yapacakları işgallere hukuki bir dayanak sağlamışlardır. Gerçek metinde 24.madde olarak yer alan madde ile Doğuanadolu’da kurulması düşünülen Ermeni devleti için zemin hazırlanmıştır.Bu iller asıl metinde “Ermeni Vilayeti olarak” isimlendirilmiştir. İtilaf devletleri Türklerin elindeki esirlerin serbest bırakılmasını sağlamışlar,fakat kendi ellerindeki Türk esirlerini serbest bırakmayarak barış antlaşması sırasında bu durumu pazarlık aracı olarak kullanmayı amaçlamışlardır.Böylece eşitlik ilkesine uymamışlardır. Osmanlı temsilcileri Wilson ilkelerinin uygulanacağına inandıkları için çok ağır şartlar taşıyan bu antlaşmayı imzalamışlardır. Ateşkesten kısa bir süre sonra İtilaf Devletleri Paris Barış Konferansında bir araya gelerek yenilen devletlerle imzalayacakları barış antlaşmalarının taslaklarını hazırladılar.ancak Osmanlı topraklarını paylaşma konusunda uzlaşamadıkları için Osmanlı devleti ile imzalanacak olan barış antlaşmasını taslağını bu konferansta hazırlamışlardır.
1 4 1
2012-10-14T21:01:16+03:00

Mondros Ateşkes Antlaşması ya da Mondros Mütarekesi, I. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan ateşkes belgesi. Osmanlı İmparatorluğu adına Bahriye Nazırı Rauf Bey, Limni adasının Mondros Limanı'nda demirli AgamemPosture analysis: Lower extremities, mild postured at hip joint in outer rotationnon zırhlısında 30 Ekim 1918 akşamı imzalanmıştır.

Mondros Ateşkes Anlaşması, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkımından sonra kurulan Türkiye'nin çerçevesini çizen ilk uluslararası belge olarak önem taşır. Türk Kurtuluş Savaşı'nın siyasi manifestosu olanMisak-ı Milli Beyannamesinin birinci maddesi, "30 Ekim 1918 tarihli anlaşmanın çizdiği hudutlar dahilinde, dinen, ırkan ve emelen müttehit [birleşik] Osmanlı İslam ekseriyetiyle meskûn bulunan aksamın tamamı, fiilen ve hükmen gayrı kabil-i tecezzi bir küldür [bölünmez bir bütündür]." demek suretiyle, Milli Mücadele'nin hedefi olan ulusal varlığı Mondros Ateşkes Anlaşmasına gönderme yap

0