Soru

jbk kullanıcısının avatarı

yazı,uygarlığımız için vazgeçilmez bir araçtır. makale örneği

gönderen Jbk

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Jbk kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

2
rebelliousdevil kullanıcısının avatarı
Rebelliousdevil cevapladı

UYGARLIĞIN KARA KUTUSU 

Günümüz insanı, Mezopotamya kültürünü, Sümerlerin yazıyı bulmaları sayesinde öğrenebilmiştir. Bu saye de insanlık kayıt dışı tarihten; kaydedilen tarihe geçmiştir.

Başlangıçta Sümer yazısı, kelimelerin resim ve sembollerle ifadesi şeklindeydi. Resimlerle anlatım, zamanla daha basit şekiller halini aldı. Artık resim kullanılmıyordu. Daha sonra bu yazıya çiviye benzer işaretlerden dolayı çivi yazısı adı verildi. Rahipler, her vatandaşın tapınağa getirdiği malı unutmamak veya teslimatı belgelemek için tabletlerin üzerine, başlangıçta yalnız kendilerinin anlayacağı şekilde her şahıs için bir işaret, onun karşısına da getirdiği malın resmini yapmaya başladılar. Sonra karışıklıkları önlemek için işaret ve resimleri belirli bir sistem dâhilinde şifre ile kullanmaya başladılar. Her işaret bir hece olarak kabul edildi. Sonra belirleme işi kullanıldı. Örneğin işaret erkek ise ismin önüne dikey çizgi, kadın ise ismin önüne üçgen işareti konuyordu. İşte böyle yaş kil üzerine üçgen uçlu bir kamışla, sonraları maden uçlarla yazıldığı için işaretleri çiviye benzetildiğinden modern araştırmacılar tarafından çivi yazısı denilen yazı ,M.Ö. 3200’lerde keşfedilmiş oldu. Mezopotamya için tipik olan Çivi Yazısı zamanla başlangıç dönemindeki bir resim yazısından( piktografik yazı) bir hece yazısına dönüşmüştür. Bununla birlikte bu hece yazısında bazı sözcük(İdeogram) ve anlam işaretleri( Determinatif ) de vardı. Bu yazı , M.Ö. 3000 yıllarından itibaren önce Sümerler tarafından geliştirilmiş ve Akadça ile daha sonraki diğer Asya dillerinde de( Babilliler, Asurlular, Hürriler, Uratular, Ugarit ve Persler) kullanılmıştır. Bu işaretler aynı zamanda sayılar için de kullanılmıştır. Sümerler tarafından bulunan ve tarih devirlerinin oluşmasını mümkün kılan çivi yazısı çok geniş bir coğrafyaya yayılmış; doğuda İran’dan batıda Anadolu ve Akdeniz’e kadar Sümer yazısı kullanılmıştır.

Tarihin bilinen en eski yazılı belgelerinden biri olan Sümer tabletlerinin başlıcaları, resmi kayıtlar, anlaşmalar ve ticari vesikalardı. Bunların çoğu ekonomik ilişkilerin sonucuydu. Yazı ile birlikte okullar açıldı, medeniyetin yarattığı yeni bir meslek olan kâtiplik doğdu. Kâtipler yazının yanı sıra, aritmetik ve geometri de bilmek zorundaydı. Tabi bu arada ticareti geliştirmek amacıyla ağırlık ve uzunluk ölçüleri hakkında da bilgi sahibi olduklarını biliyoruz. Keresteye, dayanıklı yapı taşlarına ve madene ihtiyaçları vardı. Nehir uygarlıklarının vazgeçilmez taşıma araçları olan keleklerle (basit sallar) Dicle ve Fırat nehirleri boyunca bu ihtiyaçları taşıdı. Basra Körfezi başka kıtalara açılan ana liman oldu. Bu denli geniş hacimli ticari ilişkiler beraberinde matematiği ve yazıyı getirdi.

Sümerler yazıyı bulurken insanlığa bu kadar etki yapacaklarına inanırlar mıydı doğrusunu çok merak ediyorum. İnsanlığı çok üst bir merhaleye taşıdılar. Bu kadarını herhalde hiç kimse tahmin edemiyordu. Sürpriz dedikleri şey ancak bu kadar olur. Yazı insanlığın yazgısını değiştirdi. İki heceli kavram olan “yazı” insanların duygu ve düşüncelerini açık ve cesur bir şekilde ifade ettikleri en büyük buluşun ötesinde, sanatsal yapıt olarak görüyorum.  Bazı anlar, bazı hisler olur ki söylemler bunları izah etmekte zorlanır, yetersiz kalır. Bu zor anlarımızda en yetkin, sadık ve dürüst dostlarımız hemen yardımımıza koşar. Sorgusuz sualsiz itaatkâr bir edayla, kimi zaman da müziğin yazım dili notalarıyla…

Bazen şöyle de düşünmüyor değilim. İnsanların ruh ikizleri vardır. Bazen de gölgeleri. Sizce yazının kendisi insanların en büyük gölgesi değil mi? İnsanların yapıp ettiklerini, her anını yakalıyor, onu yalnız bırakmayan daima eşlik eden yazının kendisi. Bizler farkında olmadan tüm yaşam serüvenlerimiz kayıt altına aldığımızdan haberdar değiliz. Bu yüzden vazgeçemediğimiz sözler arasın da bir söz vardır ki ” Söz uçar yazı kalır!” denir. Ve bu söz, sözü tahtından indirir.

Yaşam serüvenimizde bizi hiçbir zaman yalnız bırakmayan, en değerli varlığımız olan eylem ve düşüncelerimizi kayıt altına alarak uygarlığa yapmış olduğu katkılardan dolayı ‘yazıya teşekkür etmemiz’ gerektiğini düşünmemiz gerekiyor

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (1)
  • oy ver Seviye: 1, Oylar: 1

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
emrecakiroglu1 kullanıcısının avatarı
Emrecakiroglu1 cevapladı

Yaşamımızda vazgeçilmez bir yer kazanan yazı birden bire ortaya çıkmamış, binlerce yıllık bir gelişme sürecinde sistemleşmiş, bugünkü halini almıştır. Bugün kullanılan yazıların bulunmasına kadar çeşitli yazılar kullanılmış sonunda hep kolay okunup, yazılabilen yazılara varılmıştır. 
Yazı sözcüğü, sözü çizgilerle gösterme sistemi anlamında düşünülürse en eski yazı örnekleri insanla birlikte başlar.

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (0)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...