Cevaplar

2012-10-15T17:03:39+03:00

ilin önemi Kompozisyonu , Dilin önemi ile İlgili Yazılar Kompozisyonlar , Dilin önemi Konulu Anlatan Kompozisyon Örnekleri

DİLİN MİLLET HAYATINDAKİ YERİ VE ÖNEMİ

Dilciler ve genel anlamda aydınlar, dili değişik şekillerde tanımlamış ve anlayış ölçüleri çerçevesinde anlamlandırmışlardır Bu tanımlar, kişinin dile bakış açısını vermekten öteye gitmemiştir Neticede herkes bu mühim kavramı kendi pencerelerinin görüş alanı dahilinde algılamış ve gördüklerini kelimelerle resmetmişlerdir Dil konusunda en kapsamlı tanım olarak şunu vermek mümkündür:

“Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan tabiî bir vasıta, kendisine mahsus kanunları olan ve ancak bu kanunlar çerçevesinde gelişen canlı bir varlık, temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış bir gizli antlaşmalar sistemi, seslerden örülmüş toplumsal bir kurumdur”

Milleti kenetleyen unsurların başında gelen dil, kötü kullanıldığında ve dejenere edildiğinde milletlerin parçalanmasında adeta bir dinamit rolü de oynayabilir Her iki özelliğin somut yansımalarını millet olarak tecrübe etmişiz Bu acı deneyimleri yaşayan bir milletin bu hususta daha ölçülü hareket etmesi gerekirken bizde bu hassasiyeti görmek mümkün değildir

Dilin zenginliği milletin kültürel zenginliğine de yansır şüphesiz Çünkü kültürün hamurunu oluşturan unsurların başında dil gelmektedir Bu hamuru yoğuran insanların el becerisi de, yarınlara aktaracağımız eserlerin vasfını tayin edecektir Eserin güzelliği ustanın maharetinin yanında, kullanılan malzemenin niteliğiyle de yakından ilgilidir

Alman filozofu Heidegger “Dil insanın evidir” diyerek bu iletişim vasıtasının ehemmiyetini açıkça ortaya koyar Evimiz mahremiyetimizdir Orada huzur buluruz Toplumda taktığımız maskeler evde düşer Doğallığın sığınağıdır ev…Dil de bize evimiz kadar yakın ve sıcaktır Onunla bütünleşir benliğimiz ve kişiliğimiz… Durum bu ilken bazı kendini bilmez insan kılıklı varlıklar, evimize saldırarak mahremiyet sığınağımızı tarûmar etti

Dilin geçmişten geleceğe köprü kurma gibi mühim bir misyonu da vardır Bu köprü ancak kelimelerle kurulur Bu köprünün sağlamlığı malzemenin bol ve yerinde kullanılmasıyla mümkündür Bunu sağlamak da millî eğitimin görevidir Yerinde, zamanında ve dozajında verilen dil eğitimi gelecekteki muhtemel olumsuzluklara set çekecektir

Milletlerarası kültür savaşlarında en büyük silah dildir Çünkü dil bugünümüzü ve yarınlarımızı şekillendiriyor Ona vakıf olduğumuz ölçüde kendimiz olabiliyor ve de kendimiz kalabiliyoruz Aksi halde kültürel sömürgecilik, beraberinde ekonomik ve siyasal sömürüyü de getiriyor

Geçmişten bugüne kadar içimizde beslediğimiz hainler, dili yozlaştırmanın mücadelesini vermiştir Mevcut kavramlarımızı değiştirerek dili çağdaşlaştırdığını ve sadeleştirdiğini söyleyerek gerçek kimliklerini ve kötü emellerini gizlemişlerdir Doğu kökenli kelimelere savaş açan bu insanlar, yerlilik kisvesi altında dili “lâl” eylemişlerdir Daha sonra da oyunun ikinci perdesini sahneye koyarak kavram açıklarını Batı kökenli dillerden aldıkları kelimelerle kapatmayı tercih etmişlerdir Bunun adına da “çağdaşlık” demişlerdir

1 5 1
2012-10-15T17:03:58+03:00

KONU: "ÇOK YAŞAMAK ELİMİZDE
DEĞİL; FAKAT NAMIMIZI ÇOK YAŞATMAK ELİMİZDEDİR."
Cenap Şehabettin


Açıklama Yapmak İçin İzlenecek Yol:
Gerekli açıklamayı yapabilmek için düşünce planımız şöyle düzenlenebilir:
1 - İnsan ömrünün sınırlı oluşu;
2 - Nam bırakmak nedir? İnsan hangi durumlarda nam bırak
mış olur?
3 - Nam bırakmakla - yaşamak ilişkisi nedir?
4 - Genel ve özel yargı.
ÖRNEK ÇALIŞMA:
"Hepimiz, ilahi kudretin sır dolu iradesiyle dünyaya geliyor, belli bir süre yaşadıktan sonra türlü şekillerde gelen ölüme çaresiz boyun eğerek hayata veda ediyoruz. Bilim ve tekniğin dev adımlarla ilerlemesine rağmen daima güçsüz kaldığımız nokta vardır. Bu da, doğmak gibi ölmenin de elimizde olmaması. Ölmemek şöyle dursun, istediğimiz kadar bir ömür sürmek bile irademiz dışındadır. Hiç kimse, yalnız uzun bir gelecek için değil, yarını için bile kesin bir garanti veremez.
"ölüm" gerçeği karşısında zaman zaman bunalımlar geçiren insanoğlu, akıl, irade ve çalışmasını birleştirerek, eser meydana getirmek suretiyle bir bakıma manen ölümsüzlüğe kavuşma zaferini elde edebilir. "Eser" sözüyle kastedilen, sadece elle tutulur, gözle görülür, göz kamaştırıcı bir yapıt değildir. Hayatı iyi bir şekilde, çevresine faydalı olarak yaşamak, faziletli,'saygıdeğer bir insan olmak da eser yaratmaktır bir bakıma... İnsanoğlunun kendi kendini yaratışıdır bu... Her türlü eser bizim yaşamışlığımızın silinmez izidir; zaman geçtikçe değerlenir.
Netice olarak, koyu bir acizlikle bir gün "yok oluverme" buhranlarına kapılmadan önce, tabiatı olduğu kadar kabul edip manen yaşamak istiyorsak, kendi şartlarımız içinde bir "iz" bırakmaya çalışmalıyız. Bu iz üzerinden geçecek olanlar, bizi iyilik, saygı ve minnetle andıkları zaman, bir bakıma ölmemiş; yaşıyor sayılırız. İşte üstün bir yaratık olarak bizim de kudretimiz bu yoldadır."

--------------------------------------

1 5 1