Cevaplar

2012-10-15T21:48:52+03:00

AKÇE

Osmanlı Devleti’nin ilk zamanlarından itibaren bastırılan ve kullanılan gümüş para birimi. İlk sikkesi gümüşten îmâl edildiği için Ak (beyaz, temiz, parlak) para mânâsında akçe denilmiştir. Ayrıca ak kelimesi müsbet yönde bir mânâya sahiptir. “Alnı ak” gibi. Nitekim renginden dolayı altına kızıl ve sarı denildiği bilinmektedir. “Ak akçe kara gün içindir” atasözü de bu paranın beyaz gümüşten îmâl edildiğini ifâde ettiği gibi, geçerliliğini de belirtmektedir. İlk zamanlar gümüş para mânâsında kullanılan akçe, on beşinci yüzyıldan sonra umûmî mânâda Osmanlı parası karşılığı olarak kullanılmıştır. Osmanlı para birimi olan Akçe-i Osmânî adıyla kullanıldığı gibi, pâdişâhların zamanlarına göre değişik isimler almıştır. Bu para Osmanlılara mahsus olup, Selçuklu ve diğer İslâm devletlerinin paralarıyla ilgisi yoktur. İlk akçe, doksan ayar gümüşten olup, altı kırat 1,154 gram ağırlığında idi. Zamanla ayarı düşük ve değişik ağırlıkta akçeler de basılmıştır. Umûmî olarak bir yüzünde “Lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah” ibaresiyle bu ibarenin dört tarafında Peygamber efendimizin dört halîfesinin ismi, diğer yüzünde de parayı bastıran pâdişâhın ismi, basılış yeri, târihi ve Osmanlıların mensûb oldukları Kayı boyunun damgası bulunurdu. Onbeşinci asırdan itibaren para mânâsında kullanılan akçeye; Lala Yürgûç akçesi, avârız akçesi, geçer akçe, kalp akçe gibi çeşitli adlar verilmiştir. Ayrıca değer düşüşü neticesinde; züyûf akçe, kırpık akçe, kızıl akçe, çil akçe adlarını da almıştır. Çürük akçe deyimi ile kullanılan para ise bakır sikkeyi ifâde etmektedir.

Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarında Selçuklular veya diğer devletler tarafından bastırılan çeşitli paralar kullanılıyordu. İlk Osmanlı sikkesini Osman Gâzi bastırdı. Bu gümüş para, 15 mm. çapında ve 0,68 gr. ağırlığındaydı. Basıldığı yer ve târih belli olmayan bu paranın yüzünde “Darebe Osman bin Ertuğrul” ibaresi yazılıydı. Elde mevcûd en eski Osmanlı akçesi, ikinci Osmanlı pâdişâhı Orhan Gâzi tarafından bastırılmıştır. Orhan Gâzi devrine âit en eski akçe 1327 (H. 727) târihinde Bursa’da bastırıldı. Bu Osmanlı akçesinin bir tarafında “Lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah” ibaresiyle, etrafında; Ebû Bekr, Ömer, Osman, Ali’nin (r. anhüm) isimleri; diğer tarafında ise, Orhan bin Osman ve basıldığı yeri gösteren Bursa ismi, altında ise Orhan Gâzi’nin beyliğe geçişinin üçüncü senesini işaret eden siyâkat rakamı ile üç sayısı ve kenarlarında da paranın basıldığı yıl 727 ile Osmanlıların mensûb oldukları Kayı boyunun damgası vardı. Orhan Bey zamanında, tarihsiz ve üzerindeki yazılar geometrik motiflerden müteşekkil bir çerçeve içine alınmış İlhanlı paralarına benzer paralar da basılmıştır. Çerçevesiz olup üzerinde, “Orhan halledallahü mülkehû” ibaresi yazılı bulunan akçeler daha sâde idi. Basıldığı yer ve târih belli olmayan bu akçelerin Orhan Gâzi’nin beyliğin idaresini ele aldığı ilk senelere âid olduğu kuvvetle muhtemeldir.

0
2012-10-15T21:56:19+03:00

AKÇE

Osmanlı Devleti’nin ilk zamanlarından itibaren bastırılan ve kullanılan gümüş para birimi. İlk sikkesi gümüşten îmâl edildiği için Ak (beyaz, temiz, parlak) para mânâsında akçe denilmiştir. Ayrıca ak kelimesi müsbet yönde bir mânâya sahiptir. “Alnı ak” gibi. Nitekim renginden dolayı altına kızıl ve sarı denildiği bilinmektedir. “Ak akçe kara gün içindir” atasözü de bu paranın beyaz gümüşten îmâl edildiğini ifâde ettiği gibi, geçerliliğini de belirtmektedir. İlk zamanlar gümüş para mânâsında kullanılan akçe, on beşinci yüzyıldan sonra umûmî mânâda Osmanlı parası karşılığı olarak kullanılmıştır. Osmanlı para birimi olan Akçe-i Osmânî adıyla kullanıldığı gibi, pâdişâhların zamanlarına göre değişik isimler almıştır. Bu para Osmanlılara mahsus olup, Selçuklu ve diğer İslâm devletlerinin paralarıyla ilgisi yoktur. İlk akçe, doksan ayar gümüşten olup, altı kırat 1,154 gram ağırlığında idi. Zamanla ayarı düşük ve değişik ağırlıkta akçeler de basılmıştır. Umûmî olarak bir yüzünde “Lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah” ibaresiyle bu ibarenin dört tarafında Peygamber efendimizin dört halîfesinin ismi, diğer yüzünde de parayı bastıran pâdişâhın ismi, basılış yeri, târihi ve Osmanlıların mensûb oldukları Kayı boyunun damgası bulunurdu. Onbeşinci asırdan itibaren para mânâsında kullanılan akçeye; Lala Yürgûç akçesi, avârız akçesi, geçer akçe, kalp akçe gibi çeşitli adlar verilmiştir. Ayrıca değer düşüşü neticesinde; züyûf akçe, kırpık akçe, kızıl akçe, çil akçe adlarını da almıştır. Çürük akçe deyimi ile kullanılan para ise bakır sikkeyi ifâde etmektedir.

Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarında Selçuklular veya diğer devletler tarafından bastırılan çeşitli paralar kullanılıyordu. İlk Osmanlı sikkesini Osman Gâzi bastırdı. Bu gümüş para, 15 mm. çapında ve 0,68 gr. ağırlığındaydı. Basıldığı yer ve târih belli olmayan bu paranın yüzünde “Darebe Osman bin Ertuğrul” ibaresi yazılıydı. Elde mevcûd en eski Osmanlı akçesi, ikinci Osmanlı pâdişâhı Orhan Gâzi tarafından bastırılmıştır. Orhan Gâzi devrine âit en eski akçe 1327 (H. 727) târihinde Bursa’da bastırıldı. Bu Osmanlı akçesinin bir tarafında “Lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah” ibaresiyle, etrafında; Ebû Bekr, Ömer, Osman, Ali’nin (r. anhüm) isimleri; diğer tarafında ise, Orhan bin Osman ve basıldığı yeri gösteren Bursa ismi, altında ise Orhan Gâzi’nin beyliğe geçişinin üçüncü senesini işaret eden siyâkat rakamı ile üç sayısı ve kenarlarında da paranın basıldığı yıl 727 ile Osmanlıların mensûb oldukları Kayı boyunun damgası vardı. Orhan Bey zamanında, tarihsiz ve üzerindeki yazılar geometrik motiflerden müteşekkil bir çerçeve içine alınmış İlhanlı paralarına benzer paralar da basılmıştır. Çerçevesiz olup üzerinde, “Orhan halledallahü mülkehû” ibaresi yazılı bulunan akçeler daha sâde idi. Basıldığı yer ve târih belli olmayan bu akçelerin Orhan Gâzi’nin beyliğin idaresini ele aldığı ilk senelere âid olduğu kuvvetle muhtemeldir.

0