Cevaplar

2012-10-16T19:02:36+03:00
Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân 
Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal Gezinilen, ayakla basılan taban 
Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle Durum, konum, vaziyet. Ülke, bölge. Görev, makam 
Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal Önem. Yerküre. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
1 4 1