Cevaplar

2012-10-16T19:10:48+03:00

Bir hecenin diğer hecelere, bir kelimenin diğer kelimelere göre daha etkin söylenmesine denir. Hatta, bir cümlenin diğer cümlelere göre daha şiddetli söylenmesi de vurguyla ilgilidir.
Duygularımızı daha iyi canlandırmak, düşüncelerimizin daha kolay anlaşılmasını sağlamak, dinleyenleri etkileyebilmek için konuşmalarımızda sesimiz yer yer alçalır, yükselir. Hecenin diğer hecelerden, kelimenin diğer kelimelerden daha baskılı söylenmesine, okunmasına Vurgu denir. Vurgu, anlatılanların değerini, önemini artırır; dinleyenlerin dikkatini, canlı ve uyanık tutar, ilgisini çeker. Söz, vurgu ile müzik güzelliği kazanır. 
Vurgusuz konuşma; cansız, etkisiz, sıkıcı, bozuk bir konuşmadır. Güzel konuşma, bir yönüyle vurgulu konuşmadır. 
(S. SARICA - M. GÜNDÜZ, Güzel Konuşma Yazma, s. 238)

Vurgu Çeşitleri

1) Yapay Vurgu: Konuşana ve kullanışa göre değişen vurgudur.
(a) Pekiştirme Vurgusu: Duygu ve düşüncenin şiddetini ifade eder.
(b) Ahenk Vurgusu: Daha çok hitabet ve şiir okuma sırasında başvurulan, sözün tesir ve ahengini artıran vurgudur.


2) Doğal Vurgu: Konuşana ve kullanışa göre değişmeyen, herkesçe uyulması gereken zorunlu vurgudur. Dilin yapısı ve anlamı ile doğrudan doğruya ilgilidir. 
Doğal vurguyu yanlış kullanan, Türkçe konuşmuş sayılmaz. Doğal vurgu yönünden Türkçe; mülâyim bir dildir. Vurgulu ve vurgusuz heceler arasında fazla şiddet farkı yoktur. Bu bakımdan vurgulu hece, kolayca fark edilmez. 
(Z. KORKMAZ - A. C. ERCİLASUN - İ. PARLATIR, Türk Dili ve Kompozisyon Bilgileri, s. 82 / 83) 



Üç türlü doğal vurgu vardır:
(1) Kelime vurgusu
(2) Grup vurgusu
(3) Cümle vurgusu

Yukarıdaki doğal vurgu çeşitlerinden, özellikle "Kelime Vurgusu" üzerinde durmalıyız.

KELİME VURGUSU: Türkçe, yumuşak vurgulu bir dildir. Bazen kelimenin hangi hecesinde vurgu olduğu sezilemez. Türkçe kelimelerde vurgu, genellikle son hecededir. Bazı kelimelerde ise vurgu, ilk heceye ya da ortadaki heceye geçebilir.


Son hecesinde vurgu görülmeyen kelimeler ve sebepleri:

(ı) Yer adları:Türkiye, Ankara,İzmir, Almanya, Münih vb.
(Sonu "stan" la biten kelimelerde vurgu son hecededir: Türkistan, Pakistan, Kazakistan vb.)
(ıı) Zarf olarak kullanılan kelimelerin çoğu:şimdi, yarın, demin, hâlâ, yine, tekrar, artık, önce, sonra, öğleyin, kurnazca, ahmakça, zorla, şöyle vb.
(ııı) Birçok ünlemler ve ünlem olarak kullanılan kelimeler: haydi, işte, elbette, baba, arkadaş, beyefendi vb.
(ıv) Dil adları: Türkçe, Arapça, Farsça, Almanca, Fransızca vb.
(v) "-leyin" eki almış kelimeler: sabahleyin, akşamleyin vb.
(vı) "-gil" eki almış kelimeler: babamgil, amcamgil vb.
(vıı) "-ma, -me" olumsuzluk eki almış fiilleer: gitmemek, oturmamak, istemeyecek, konuşmamak, getirmiyor vb.
(Z. KORKMAZ - A. B. ERCİLASUN - İ. PARLATIR, Türk Dili ve Kompozisyon Bilgileri, s. 82 - 86) 



Vurgu değişince anlamı da değişen bazı kelimelere örnekler:
Kurtuluş: (Ankara'da bir semt)
Kurtuluş: (Kurtulma, bağımsızlık)
Kartal: (İstanbul'da bir semt)
kartal: (Bir kuş cinsi)
yalnız: (Bağlama edatı)
yalnız: (Sıfat ya da zarf. Örnek: Yalnız Efe)
Aşağıdaki, İstiklâl Marşı'nda koyu yazılan hece ve kelimeler vurguludur:


İSTİKLÂL MARŞI
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak,
O benimdir, o benim milletimindir ancak!
Çatma, kurban olayım, çehreni, ey naz hilâl,
Kahraman ırkıma bir gülne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl,
Hakdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl.


0