Cevaplar

2012-10-16T20:55:39+03:00

kendin yaaazz allah allahh

 

0
2012-10-16T20:55:46+03:00
Bediüzzaman inziva sırasında sürekli namazda oturur gibi oturduğundan ayakları yara olmuştu

 

Talebesi Molla Resul, Bediüzzaman Said Nursi'nin ayaklarına merhem sürerken
"Hepimiz Allah'tan korkuyoruz Ama senin ödün patlıyor! Sen de bizim gibi otursan ayağın yara olmazdı" diyor Said Nursi, "Kısa ömürde, kısa dünyada, ebedi hayatı kazanmaya gelmişiz Hem burada rahat olayım, hem cenneti dava edeyim Olmaz böyle bir şey Onun için cesaret edemiyorum böyle rahat oturmaya" diyerek emek sarf etmeden cennete girilemeyeceğini söylüyor

 

Dünya ahiretin tarlasıdır Ne ekersen onu biçersin Dünyada ne ekmeliyiz?
Ölüm öldürülemiyor, ahiret kapısı kapanmıyor Ağaç köklerini, bitkileri yer altında koruyan, yaşatan Allah, toprak altındaki insanları da diriltecektir Ölmekle beden ölür, ruh yaşamaya devam eder Kur'an-ı Kerim'de " Ölü iken sizi O diriltti, sonra sizi yine öldürecek, yine diriltecektir ve sonra O'na döndürüleceksiniz" (Bakara, 28) buyruluyor

 

Dünyaya gelmemizdeki gaye, Allah'ın verdiği beyinle İslam'ı öğrenmek, anlamak ve yaşamaktır Bir şahıs elektrikçiliği öğrenir, elektriği anlamazsa kaza yapar İşte İslamiyet'i öğrenmek de yetmiyor, anlamak lazım ki harama
girilmesin Dünya hayatıyla İslami hayat bütünleşmelidir Dünya hayatıyla ahiret hayatı ayrı olamaz Zaten İslamiyet, dünyada yaşanacak bir dindir
İslam'a hizmet, Müslümanca yaşamaktır Cennete giden yollar, dikenli ve zor gibi görünür Yol zor değil, sıkıntılı değil Adamın biri yalın ayak dolaşıyor, fakirliğine üzülüyormuş

 

Bakmış ki yoldan gelen bir adamın ayağı yok "Çok şükür!" demiş "Benim ayakkabım yok ama ayağım var" Şuurlu
Müslüman'ın sıkıntısı yoktur Çünkü sıkıntıyı rahmet olarak görür Hasta olur, hastalığı Allah'ın hediyesi kabul eder, fakir olur, o haliyle şükretmenin zevkini tadar

 

Çok zengin bir adamın çocuğu felç olmuştu Diyordu ki: "Servetimin bütününü vereyim, şu çocuğumu iyileştirin" Biz zannediyoruz ki o adam çok zengin
Halbuki servet denen şeyi bir "tedavi" için tüketmeyi göze alıyor Huzur, insanın içinde olmalıdır Saraylarda oturan insanlar rahat mıydı? İnsanın içinde sıkıntı varsa dışarıdaki konfor bir mana ifade etmez Bu sebepten
şuurlu Müslüman'ın başına gelen felaketler, bize göre felakettir, ona göre rahmettir

 

Said Nursi Barla'da dağın başında otururken diyor ki: "Sungur, beni öldürmek için uçaklar gelse, ben derim ki "Sungur bana bir kahve yap!" Ki, üstad pek kahve içmezdi Her türlü kötülüğe, zulme, haksızlığa razıydı Çünkü bunları Allah'tan gelen rahmet olarak görürdü İşte hayatın iyi ve kötü tarafları bizim anlayışımıza bağlıdır Üstad Bediüzzaman, "Bin canım olsa imana ve ahirete feda etmeye hazırım" buyurmuş

 

Osmanlı Devleti zamanında ve daha eskilerde savaşa giden askerler, "Allah'ım bana şehitliği nasip et" diye dua ediyorlardı Ölümden korkmayanı düşman korkutamaz Böylece onlar zaferden zafere koştular Yavuz Sultan Selim
düşman kumandanına diyor ki: "Eğer bizim üstümüze gelirseniz sizin dünyayı sevdiğiniz kadar, ahireti seven askerlerimle karşınıza çıkacağım"

 

Biliyorlar ki şehitler ölmez Vuruldukları an, cennet hayatına geçecekler Hürmet ettiğim bazı insanlar vardı, hâlâ var Onları üzmemek için dikkatli hareket ederim Onları üzmekten korkarım Bu kadar nimetleri bana veren
Allah'a karşı saygısızlık yapmaktan korkarım Kalbimizi çalıştıran Allah, hayalimizden geçenleri bilir Elhamdülillah beynimizde İslami ilimler, kalbimizde iman var Böylece dünya denilen bu mekanda "İnsan" olduğumuzu
Allah'ın izniyle ispat edip, ahirete gideceğiz inşallah Dünya denilen bu fabrikada çalışıp, ücretimizi almaya gideceğiz inşallah
0