Cevaplar

2012-10-17T01:10:38+03:00

Göstermeye Bağlı Edebi Metinler:
Göstermeye bağlı edebi metinlerin tümüne genelolarak tiyatro, drama veya dramatik edebiyat denilir. Diyaloglara, hikaye ve romanlarda sadece olay kahramanlarının konuşmaları sırasında yer verilir. Ancak, tiyatro metinleri bütünüyle diyaloglardan oluşur. Anlatmaya bağlı edebi metinler olay örgüsü çevresinde bütünleşirdi. Tiyatroda ise olay örgüsünün yerini perde ya da sahne alır. Her perdede, olay örgüsünü oluşturan kişiler, zaman ve dekor değişir. Böylece bir bütünün parçaları tek tek devreye girmiş olur. Anlatmaya bağlı edebi metinlerde de olaylar birbirini tamamlar niteliktedir. Denilebilir ki, göstermeye bağlı bir edebi metin olan tiyatroda, örgüyü oluşturan en önemli unsur, oyunun bölümleri olarak adlandırdığımız sahne veya perdede gösterilir. Sahne veya perdeler birleşerek oyunun tümünü oluşturur. Sahne ve perdelerin oluşmasında olayın farklı bir boyut kazanmasının, oyun kişilerinin değişmesinin ve sahnenin (dekor) farklılaşması roloynar.

TİYATRO
Tiyatro ; oyun (metin), oyuncu, sahne tasarımı, sahne giysisi, sahne tekniği, ışıklarna, sahneleme gibi her biri başlı başına bir sanat etkinliği olan ögelerden oluşan birleşik bir sanattır, Tiyatro;' oyun yeri bakımından mimari, sahne tasarımı bakımından resim ve heykel gibi plastik sanatlar, sahneleme bakımından sinema, giysi bakımından moda ile iç içedir.

Oyun (drama), tek başına bir edebi metindir, Aristo tiyatro için, "eylemin kendisi değil, eylemin taklididir" tanımlamasını kullanır. Tiyatro için önceden yazılmış veya tasarlanmış bir metnin, bir sahnede, belirli bir süre içerisinde, oyuncular tarafından canlandırılmasıdır tanımını da kullanabiliriz. Tiyatronun gerçekleşebilmesi için oyunculuk, sahne düzeni, dekor, kostüm, aydınlatma, bazen de dans ve müzik gibi ögelere ihtiyaç vardır. Tiyatro, dinsel törenlerden doğmuş, sonra dinden soyutlanarak bağımsız bir sanat haline gelmiştir. Tiyatronun kökeninde ilkel insanların, tabiat olaylarını bedensel hareketler aracılığıyla temsil etme çabaları bulunur.

Batı dünyasında tiyatro karşıtı olarak drama veya dramatik edebiyat tanımlaması kullanılır, Tiyatroda değişmeyen unsur izleyici, oyuncu ve metindir, Metin, oyuncu tarafından sahne, dekor, kostüm gibi ögeler de kullanılarak, gösterme yoluyla izleyiciye aktarılır, O halde sahnelenmek üzere ortaya konan metin edebiyatın konusudur. Olay çevresinde gelişen bu metinleri, göstermeye bağlı edebi metinler olarak adlandırıyoruz. Tiyatro metni kendi içerisinde bölümlere ayrılır. Oyunun bir alt bölümü perde (tablo) dir. Perdenin alt bölümü ise sahne (meclis) adını alır,

Tiyatro ilk kez M. Ö. 6. yüzyılda Yunan toplumunda dinsel törenin dışına çıkarak bir sanat haline geldi. Daha doğrusu dinsel ölçülerle değil, estetik ölçülerle değerlendirilmeye başlandı. Tiyatronun başlangıcı, Yunan toplumunda bağbozumu şenliklerinde (Dionysos şenlikleri) koro tarafından şarkılar söylenirdi. Koro, bu şarkılarda farklı kişilerin konuşmalarını canlandırmak için söz ve tavır değişikliklerine girdi. Böylece koronun yanına bir oyuncu ilavesi yapıldı. Böylece trajedi ortaya çıktı.Daha sonra kademeli olarak oyuncu sayısı artırıldı. M.Ö. 5. yüzyılın ilk yarısında Aiskhylos, koroyu elliden on iki kişiye indirerek ve oyuncu sayısını ikiye çıkararak bugünkü Batı tiyatrosunun temelini attı. Çünkü bundan sonra, bir olay, bir ilişki birden fazla kişi tarafından sahnede canlandırılacaktı. Tiyatro, önemli kişilerin başından geçen olayları yüceltilmiş bir anlatımla sergileme sanatı haline geldi. Tiyatro Eski Yunan'da halkı birbirine bağlayan en önemli unsurlardan biri durumundaydı.

Trajedi ve komedi türü ile gelişen antik çağ tiyatrosunda Thepsis, Aiskhylos, Sophakles, Euripides ilk oyun yazarları durumundadır. M. Ö. 3: Yüzyılda Roma'ya geçen sanat etkinlikleri ve tiyatro Yunan tiyatrosunun bir bakıma devamı niteliğindeydi. Çünkü ilk eserleri Yunanlı yazarlar verdiler, Daha sonra Roma İmparatorluğu çevresinde bir Latin edebiyatı ve tiyatrosu oluşturuldu. Tiyatro eserleri başlangıçta trajedi ve komedi olarak iki gruba ayrılırdı. 19. yüzyıldan sonra daha çok dram olarak anılmaya başladı.

TRAJEDİ (Tragedya)
Konusunu tarihi olaylardan ve mitolojiden alan ve acıklı bir sonrla biten tiyatro eserleridir. Manzum olan ilk örnekleri Eski Yunan'da görülmüştür, 17. yüzyılda Fransa'da klasisizm döneminde yeniden canlanmıştır. Bu dönemde düzyazıyla verilen trajedi örnekleri de vardır.

1 5 1
  • Eodev Kullanıcısı
2012-10-17T01:13:30+03:00

1. Yüzyıllar boyunca Türk halkı arasında büyük ilgi gören "Tek adamlı tiyatro" da diyebileceğimiz tür aşağıdakilerden hangisidir?

A) Karagöz

B) Orta oyunu

C) Köy seyirlik oyunu

D) Pandomima

E) Meddah

 

Cevap: E

 

 

2. Aşağıdakilerden hangisi gölge oyununun bölümleri arasında ver almaz?

A)Hayal

B) Muhavere

C) Fasıl

D) Bitiş

E) Mukaddime

 

Cevap A

 

3. Dört yanı seyircilerle çevrilmiş bir mey­danda, herhangi bir yazılı metne bağlı kalın­madan oynanan doğmaca (tuluat) oyun aşağı­dakilerden hangisidir?

A) Meddah

B) Orta oyunu

C) Karagöz

D) Sinsin

E) Körebe

 

Cevap B

 

4. Aşağıdakilerden hangisi "şehir halk tiya­trosu" da diyebileceğimiz orta oyununun belli başlı kahramanlarından biri değildir?

A) Pişekâr

B) Kavuklu

C) Çelebi

D) Zenne

E) Keloğlan

 

Cevap E

 

5. Orta oyununda, oyunun en komik oyun­cusu aşağıdakilerden hangisidir?

A) Pişekâr

B) Zenne

C) Kavuklu

D) Arnavut

E) Laz

 

Cevap: C

 

6. Özellikle 17. yüzyıldan sonra oldukça yaygınlaşmıştır. 19. yüzyılda kısaca "hayal oyunu" diye anılmıştır. Bu oyunu oynatan sanatçılara da 'hayalî' denmiştir. Bir çeşit gölge oyunudur. Sözü edilen tür aşağıdakilerden hangisidir?

A) Orta oyunu

B) Karagöz

C) Meddah

D) Köy seyirlik oyunu

E) Pandomima

 

Cevap: B

 

7. I. Meddah

II. Orta oyunu

III. Karagöz

Aşağıdakilerden hangisi yukarıda verilen türlerin ortak özelliği değildir?

A) Yazılı bir metnin bulunmayışı

B)Tulûata dayanması

C)Tanzimat Dönemiyle yerlerini modern Türk tiyatrosuna bırakmaları

D) Geleneksel Türk tiyatrosu örnekleri olmaları

E) Tümünün sahnede oynanması

 

Cevap: E

 

8. Aşağıdakilerin hangisinde eski ozanlar ve onların devamı sayılan saz şairleri gibi bir hikâye anlatıcısı olan meddahın aksesuarları bir arada verilmiştir?

A) Sopa - sandalye - masa

B) Mendil - gözlük- saat

C)Sandalye - sopa - mendil

D) Sopa - mendil - yelpaze

E) Mendil - şapka – baston

 

Cevap: C

 

9. Orta oyununda asıl vaka (olaylar zinciri) hangi bölümde sergilenir?

A) Başlangıç

B) Muhavere

C)Fasıl

D) Bitiş

E) Perde

 

Cevap: C

 

9. Karagöz oyunu ile ilgili aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise "D", yanlış ise "Y" yazınız.

• Karagöz, hareket taklitlerine ve konuşmaya dayanan seyirlik bir oyundur. (Y )

• Oyundaki figürler değişmez. (D)

• Oyunun kendine özgü bir müziği vardır. ( D)

• Anlatma, söyleme ve kuklaların gölgelerini perdeye düşürme gibi işlemler en az iki kişi tarafından gerçekleştirilir.(D )

• Oyunda yer alan farklı tipler Osmanlı Devleti'nin diğer topluluklarını temsil eder. (D )

• Oyunun dekoru ve kişileri dönemlere göre değişir. ( Y)

10. Aşağıdaki noktalı yerlere uygun sözcükleri yazınız.

• Karagöz oyunlarının piri Şeyh Muhammet Küşteri kabul edildiğinden Karagöz meydanına da

Küşteri Meydanı adı verilmiştir.

• Karagöz oyunlarında oyunu Hacivat açar ve semai söyleyerek perdeye çıkar.

• Karagöz oyununun asıl bölümü fasıl bölümüdür.

• Geleneksel Türk edebiyatındaki meddahın İslam öncesi Türk toplumundaki adı şaman ya da baksı dır.

 

11. Aşağıda verilen cümlelerin karşısına bilgiler doğru ise "D", yanlış ise "Y" yazınız.

• Orta oyunu giriş, muhavere, fasıl ve bitiş olmak üzere dört bölümden oluşur. ( D )

• Orta oyunu belli bir metne bağlı kalınarak oynanan bir oyundur. ( Y )

• Karagöz sadece ramazan akşamlarında oynanır. (Y )

• Karagöz ve Hacivat perde arkasında farklı kişiler tarafından seslendirilir. (Y )

• Meddahın temeli İslam öncesi Türk kültürüne kadar uzanır. ( D )

12. Karagöz ve Orta oyununun baş tiplerini kişilik özellikleri bakımından karşılaştırınız. Karşılaştırma sonuçlarını sözlü olarak ifade ediniz.

 

Hacivat ve Pişekâr benzer kişilik özellikleri gösterir. İkisi de medrese eğitimi görmüş, nezaket düşkünü, çıkarlarını düşünen tiplerdir.

Karagöz ve Kavuklu’ya benzer. Karagöz, rahat, kalbinden geçeni söyleyen, gözü pek, umursamaz olması bakımından orta oyunundaki Kavuklu gibidir. Kavuklu da deli dolu halleri ve şakaları ile oyunu sürükleyen kişidir.

2 5 2