Soru

bualembanadarge kullanıcısının avatarı

müzikte klasik dönem ,romantik dönem ve çağdaş dönemle ilgili kısa bilgi acil....

gönderen Bualembanadarge

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Bualembanadarge kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

3
Silinmiş hesap kullanıcısının avatarı
Silinmiş hesap cevapladı

What is music. associated research

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (5)
  • oy ver Seviye: 5, Oylar: 1

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
Silinmiş hesap kullanıcısının avatarı
Silinmiş hesap cevapladı

KLASİK DÖNEM :Müzik tarihinde genel olarak , J . S . Bachın ölüm tarihi 1750den başlayarak 1800lerin başına kadar süren dönem , klasik çağ olarak tanımlanır .

Klasik çağ , operada Gluckun devrimi , Haydn , Mozart ve genç Bethovenın müziğe sundukları yeni solukla tanınır . Orkestra ailesinin kurulduğu , senfonik yapıtların filizlendiği , piyanonun sesini duyurmaya başladığı , müzik yapısında dengenin , biçimin iyice sağlamlaştığı; sonatın , kuvartenin yalın bir anlatımla geniş halk kitlelerine seslendiği ve her zaman geçerli olan müziğin bestelendiği çağdır .

ROMANTİK DÖNEM :

Aslında müzik sanatındaki romantizm, bugün kullanılan romantiklikten, Chris de Burgh'ün müziğinden ve Kenny G'nin sololarından farklıdır. Müzikte "romantizm", doğru bir şekilde, 19.yüzyılın başlarından 20.yüzyılın başlarına kadar yapılmış olan müziğe denir.

19.yüzyılla birlikte besteciler eserlerini yazarken romantik romanlar ve dramalardan etkilenmeye başlamışlardı. Bu özellikle opera ve senfonik şiirlerde göze çarpıyordu. Bu dönemdeki sanatın sosyolojik yapısına baktığımızda bunun tüm sanat dallarını etkiledğini görüyoruz. Örneğin, Scott'ın ünlü romanı The Bride of Lammermoor(1819), 1821 yılında Fransız ressam Delacroix'nın bir tablosuna konu olurken, 1836'da Donizetti tarafından opera eseri haline getirilmiştir. Genel anlamıyla sanattaki romantizm akımının birçok teması müzikte de yerini almıştı (natüralizm, idealizm, nasyonalizm gibi).

CAGDAŞ DÖNEM :Yeni bir yüzyılın başlaması ile müzik de yeni bir döneme adımını atmıştır. 20. yüzyıl, müzikte her türlü sınırın bilinçli olarak zorlanmasıdır: Teknikte, ifadede, biçimde, stilde, içerikte, özde tüm geleneksel kurallar eğilip bükülmeye, eriyip çökmeye başlamıştır.
Bu müzik türünde Romantizm yada Barok dönemde olduğu gibi belli bir stil ya da kalıp yoktur. Besteciler belli bir tekniğe bağlı kalmak yerine, birini denedikten sonra bir başkasına geçmekte bir sakınca görmemişlerdir. Bu dönemdeki müzik, Alman - Avusturya romantizmine ve onun temsil ettiği herşeye bir başkaldırıyı simgeler. Debussy, Ravel, Schönberg, Mahler, Stravinski, Carl Orff, Bela Bartok, Eric Satie, Prokofiev, Şostakoviç ve Gershwin gibi besteciler müziğin kurallarını tekrar değiştirerek, farklı tekniklerle başarılı örnekler oluşturmuşlardır.

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (16)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
melantick12 kullanıcısının avatarı
Melantick12 cevapladı

Müzikte klasik dönem : Batı müziğinde J. S. Bach’ ın ölümü olan 1750 yılında başlayıp, 1800’ lü yıllarda sona erenmüzik akımına Klasik Dönem adı verilmektedir.Kimi müzikologlara göre dönemin sona ermesi 1789 Fransız İhtilali iken, bazı müzikologlara göre de, Mozart’ ın ölümü olan 1791 yılıdır. Ancak her dönem için geçerli olduğu gibi dönemler belirli bir süreç içinde sona ererler. Bu yüzden net bir tarih vermek yanılgı olabilmektedir. Diğer dönemler baz alındığında çok kısa bir zaman dilimini kapsayan Klasik Dönem, bestecileri ve müzikal formları ile oldukça geniş bir dönemdir.

 ROMANTİK DÖNEM
(Bireysel Bilinç ve “Ben”in Açılımı)

Klasik müziğin 1790 ve 1910 yılları arasında geçirdiği bir dönemi tanımlarken kullanılan “romantizm” terimi, 19. yüzyılda Aydınlanma Çağı’nın katı ve kuralcı bilimselliğine tepki olarak çıkan bir akımı veya yaşanan devrimsel değişimleri ile bir patlamayı anlatır. Avrupa coğrafyasının çeşitli bölgelerinde birbirinden farklı şekillerde ortaya çıkan romantizm akımının yaşandığı ülke ve şekiller farklılık gösterse de akımın genel karakterini oluşturan temel özellikler her yerde aynı kalmıştır. Romantizm sırasıyla, İngiltere’de estetik, Fransa’da sosyal ve Almanya’da felsefi boyutlarda yaşanırken giderek bütünselleşerek kendisinden önceki dönemlere karşı neredeyse tüm alanlarda genel bir tavır halini alır. Doğanın gerçek anlamını kavrama uğraşının önünde birer engel olarak görülen kural ve normlar yıkılarak yerine ancak özne ile birlikte var olup onunla açıklanabilen sezgiler konur. Bu değişim ilk olarak şiir ardından da resim ve müzikte yaşanır.

  CAGDAS DONEM


Yeni bir yüzyılın başlaması ile müzik de yeni bir döneme adımını atmıştır. 20. yüzyıl, müzikte her türlü sınırın bilinçli olarak zorlanmasıdır: Teknikte, ifadede, biçimde, stilde, içerikte, özde tüm geleneksel kurallar eğilip bükülmeye, eriyip çökmeye başlamıştır.
Bu müzik türünde Romantizm yada Barok dönemde olduğu gibi belli bir stil ya da kalıp yoktur. Besteciler belli bir tekniğe bağlı kalmak yerine, birini denedikten sonra bir başkasına geçmekte bir sakınca görmemişlerdir. Bu dönemdeki müzik, Alman - Avusturya romantizmine ve onun temsil ettiği herşeye bir başkaldırıyı simgeler. Debussy, Ravel, Schönberg, Mahler, Stravinski, Carl Orff, Bela Bartok, Eric Satie, Prokofiev, Şostakoviç ve Gershwin gibi besteciler müziğin kurallarını tekrar değiştirerek, farklı tekniklerle başarılı örnekler oluşturmuşlardır. Her bir üretilen parça, müzikal filmler gibidir. Daha da önemlisi, 20. yüzyıl, besteci ve yorumcuların birbirinden etkilendikleri ve herhangi bir akıma bağlı kaldıkları bir dönem değil, aksine birbirinden tamamen bağımsız, gerçekçi ve ait olduğu kültürün kökenlerine inen sanatçıların çağı olmuştur.
Aynı zamanda birçok besteci geçmişteki bestecilerin yarattıkları müziğe göz atmaya karar vermişlerdir. Bazı besteciler, geçmişteki, barok, klasik ve rönesans müziğini model olarak modern müziğe uyarlamışlardır.
Bu dönemde sadece orkastral müzikte değil, sahne müziklerinde de cesur yenilikler yapılmıştır. 1.Dünya Savaşı sonrası bazı bestecilerin eserlerinde caz esintileri de görülür. Örn: Stravinsky “Ragtime��? 1918, Copland’ın “Two Blues��? 1926.
Bilimdeki gelişmelere paralel olarak radyo, konser salonlarına gidemeyen milyonları dinleyici haline getirmiştir. Randall Thompson’un, Süleyman ve Belkıs operası radyo istasyonları tarafından telif ödenerek yayınlanmıştır. 1929’dan itibaren sesli çekilmeye başlayan sinema filmleri bestecilere yeni imkanlar yaratmıştır. Fonograf’ın icadı ile dünyanın en izole bölgelerinde bile insanlara müziği istedikleri repertuarla dinleme imkanı yaratılmıştır. Son olarak televizyon kitle iletişimini en üst düzeye çıkarmıştır. 

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (6)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...