Soru

35eylül35 kullanıcısının avatarı

milli güç ve unsurlarına 5 tane örnek verininz kısaca açıklayınız

gönderen 35eylül35

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu 35eylül35 kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

dilaraoztorun kullanıcısının avatarı
En İyi Cevap! Dilaraoztorun cevapladı

Bir devletin yenik düştüğü bir harbin sonunda eleştiri ve değerlendirmeler muhtemelen şunlardır.

Silahlar ve araçlar az ve yetersizdi,

askeri eğitimin eksikleri vardı,

donanmaya gereken önem verilemedi,

coğrafyadan iyi yararlanılamadı,

bütçe iyi kullanılamadı,

endüstri zayıftı,

yollar ve ulaştırma imkânları yetersizdi,

tarım üretimi verimsiz olduğu için halk ve asker beslenemedi,

millet savaşa hazır değildi,

sağlık koşulları olumsuzdu,

hükümet iyi bir dış politika izleyemedi,

düşman üstün teknolojiye dayanan silahlara sahipti, vb…

Görüleceği üzere gerekçeler sadece askeri değil, beşeri, siyasi, ekonomik, coğrafi, bilimsel, teknolojik, moral ve sosyolojik unsurları da aynı zamanda içerebiliyor.

Yani savaş alanlarında çarpışan askeri kuvvetler, savaşı sürdüren taraf devletlerin topyekün gücünü oluşturan unsurlardan, sadece biridir ve onun başarısı, diğer unsurların tümünün toplam verimliliğine bağlıdır.

 

Büyük önderimiz Atatürk, 30 ağustos 1924 günü, Dumlupınar’da yaptığı tarihi konuşmada bu durumu şu şekilde dile getirmiştir.

“Harp, muharebe, nihayet meydan muharebesi, yalnız karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir. Meydan muharebesi, ulusların bütün varlıkları ile bilim ve teknik alanlarındaki düzeyleriyle, ahlaklarıyla, kültürleriyle, özetle bütün maddi ve manevi güç ve erdemleriyle çarpıştığı bir sınav alanıdır”

 

Buraya kadarki açıklamalarımızda ele aldığımız “askeri güç” yerine, örneğin “ekonomik güç” incelenseydi, yine aynı sonuçlara varacak ve onun başarısının da tam anlamıyla, diğer unsurlarla beraber elde edilecek“toplam verimlilik” ile ölçülebileceği görülecekti. Bu örneklemeler, belirttiğimiz tüm unsurlar için teker teker ele alınsaydı, sonuç yine aynı olacaktı

Bu ön açıklamalardan sonra, “milli güç” unsurlarını şöyle bir ayrım ve sıralamaya tabi tutabiliriz.

 

Siyasi güç, Askeri güç, Ekonomik güç, Demografik güç, Coğrafi güç, Bilimsel ve teknolojik güç, Psiko-sosyal ve kültürel güç,
  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (0)
  • oy ver Seviye: 5, Oylar: 1

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
calısamayanogrenci kullanıcısının avatarı
Calısamayanogrenci cevapladı
Siyasi güç, Askeri güç, Ekonomik güç, Demografik güç, Coğrafi güç, Bilimsel ve teknolojik güç, Psiko-sosyal ve kültürel güç,

MİLLİ GÜÇ VE MİLLİ GÜÇ UNSURLARI

Milli güç kavramının öncelikle güç olgusundan söz etmemiz gerekir.

Güç şu şekillerde tanımlanabilir:

“Kuvvet kullanma, yeteneği ve verimliliğidir.” Veya

“Belirli bir ortam veya boyutta ve sürede, belirli bir amaçla, çalıştırma ve verim alma yeteneğidir.”

Bu tanımlardan anlaşılacağı üzere, güç ve kuvvet arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmaktadır.

Yani ortaya çıkan gücün sebebi, kesinlikle sahip olunan kuvvettir.

Bir başka deyişle, sahip olunan kuvvet sonucu, güç ortaya çıkabilir.

 

Önceki cümlede bir kesinlikten söz ettim. Sonraki cümlede ise bir olasılıktan söz ettim ve çıkabilir dedim zira çıkmayabilir de, bu ne demek?

Cevap; ilk tanımı hatırlarsak hemen anlaşılacaktır ki, sahip olduğunuz kuvvetleri, koruyup, geliştirip, verimli kullanabilecek yetenekte iseniz ve kullanırsanız güçlü olursunuz.

Örneğin, bir insan için sadece “kuvvetli insandır” denildiğinde, sahip olduğu çeşitli kuvvetlere rağmen, ilk akla gelen onun fiziki kuvvetidir.

Fakat “güçlü insandır” denilirse, bu o kişinin diğer nitelik ve kuvvetlerini de göz önünde bulundurmamızı ve bunları aklı ile yönlendirip, verimli kullandığını düşünmemizi sağlar. Aksi halde ise sahip olduğu kuvvetlerini başkaları adına kullanan veya kullandıran en hafif deyişle “etkisiz insan” söz konusudur.

Kısaca, güç yetenektir, güç akıldır.

Şimdi gelelim, milli gücün “milli” niteliğine, en uygun anlamıyla, millilik; belli bir millete ait, ona özgü ve onu temsil eden, tüm maddi ve manevi değerleri, değer yargıları ve davranış biçimlerini belirtir.

Yukarıda yaptığımız tanımlar ışığında, “milli güç”; bir milletin, varlığını kanıtlaması, koruması, geliştirmesi ve bu varlığa yönelmiş olan veya olası her türlü tehdit ve tehlikelere karşı koyabilmesi için maddi ve manevi kaynak ve kuvvetlerini, bir denge ve düzen içerisinde, belirlenen amaç ve hedefler doğrultusunda, koruma, geliştirme ve verimli bir şekilde kullanma yeteneğidir.

 

“Milli güç” kavramı, millet varlığı ile ilgilidir.

Yani ona millilik niteliğini veren, bu gücün kaynaklarını, millete ve ülkeye ait maddi ve manevi, nitel ve nicel değerlerin oluşturmasıdır.

Milli güç, tarihi gelişimi içerisinde bir toplumun, millet olma aşamasının bütün unsurlarını, yetenek ve özelliklerini kapsar.

Ayrıca bir milletin, siyasi, sosyal, iktisadi ve kültürel hayatının teşkilatlandırılması anlamına gelen, “devlet” in de yapıcı unsurudur.

Bu kaynaklar, millet adına, devlet tarafından korunur, geliştirilir, yönlendirilir ve işletilirler.

Bu nedenle, o aynı zamanda “devletin ve milletin gücüdür”.

Kaynaklar üzerinde yapılan bütün bu işlemler, tamamen, milli hedeflere erişip, milli menfaat sağlamak amacına yöneliktir.

Ayrıca dikkat edilmesi gereken bir husus şudur ki, tanımlarda sürekli “geliştirme” deyimi kullanılmıştır. Çünkü güç ve geliştirme kavramları, ayrılmaz bir nedensellik bağına sahiptirler.

Daha somut biçimde ele alırsak; bir devletin gelişimi için milli gücün yeterli biçimde varlığı, şarttır. Fakat “milli güç”, özünde dinamik bir kavram olduğundan, geliştirilmediğinde ve durağanlaştığında, giderek zayıflar ve devleti gerileme ve çöküşe götürebilir.

Belki de daha da dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da şudur ki;

Milli güç; milli hedefleri gerçekleştirmek üzere geliştirilirken ve hedefleri elde etmek ve korumak için gereken uygulamalar yapılırken, sonuçta sağlanan milli menfaatlerin ve bunların ürünü olan maddi ve manevi nimetlerin,ancak dengeli ve adil biçimde, halka aktarılması halinde “gerçek milli güç” olur.

Aksi halde bu gücün oluşturulması süreci millet için bir eziyet ve yük haline gelir. Yük ağırlaştıkça, taşıyan nispi şekilde güç yitirir, sonunda ya çöker, ya da yükü sırtından atıp nimetlerden faydalanmak için başka yollar seçer. Bu yükü taşıyanlar güçsüzleştikçe, güç dağılır, gücü oluşturan kaynak ve kuvvetler, içten ve dıştan gelenlerce paylaşılır ve millet ve devlet için çöküş ve yok olma süreci başlar.

Kısaca, milli güç ve kazanımları, geliştirilmez ve hakça paylaşılmazsa yok olur.

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (0)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...