Soru

handebüşra kullanıcısının avatarı

ingilizce alışveriş listesi hazırlama diyaloğu hazırlamam gerekiyo lütfen yardım eder misiniz

gönderen Handebüşra

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Handebüşra kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

2
fenerbahcelitah kullanıcısının avatarı
Fenerbahcelitah cevapladı

nasıl bir türde özelden yazarsan yardımcı olurum

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (0)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
oyaseker96 kullanıcısının avatarı
Oyaseker96 cevapladı

1
Salesclerk (Tezgahtar): Welcome. How can I help you? (Hoş geldiniz. Size nasıl yardımcı olabilirim?)
Customer (Müşteri): I want to buy trousers and jacket suit. (Pantolon – ceket takımı almak istiyorum) Can I see the options? (Seçenekleri görebilir miyim?)
Salesclerk: Sure. (Elbette.) New modals have come. (Yeni modellerimiz geldi.) They are consisted of vivid colours. (Canlı renklerden oluşuyor.) You’ll like it. (Beğeneceksiniz.)
Customer: Actually, I’m a little conservative about my wear-style. (Aslında, giyim tarzım konusunda biraz tutucuyum.) I prefer classical colours, I guess. (Sanırım, klasik renkleri tercih ediyorum.)
Salesclerk: This green suit will fit to you. (Bu yeşil takım size çok yakışacak.) Do you want to try? (Denemek ister misiniz?)
Customer: Will it fit? Ok, let me try. (Yakışacak mı? Peki deneyelim…)
Salesclerk: Wow, it really looks good. (Ooo, gerçekten de güzel duruyor.) What do you think? (Siz ne düşünüyorsunuz?)
Customer: I like it. (Beğendim.) I should wear different coloured clothes, I guess. (Sanırım, artık farklı renkler de giymeliyim.)

2
Customer (Müşteri):
 Hi. Can you help me please? (Merhaba. Yardımcı olabilir misiniz acaba?)
Store Manager (Mağaza Müdürü): Sure. How can I help you? (Elbette. Nasıl yardımcı olabilirim?)
Customer: I bought a bag from here last week. (Geçen hafta buradan bir çanta almıştım.) I want to change it with a new one. (Yenisiyle değiştirmek istiyorum.)
Store Manager: What’s the problem? (Sorun nedir?)
Customer: I noticed that some stuff I put into the bag were lost. (Çantaya koyduğum bazı şeylerin kaybolduğunu farkettim) And then I found a hole in the bottom of the bag (Ve ardından çantanın dibinde bir delik buldum) and lost things were in that hole. (ve kayıp şeyler o deliğin içindeydi.)
Store Manager: Okay, I’ll help you. (Tamam, yardımcı olayım.) Can I take your receipt? (Makbuzunuzu / Fişinizi alabilir miyim?)
Customer: Here you are. (Buyrun)
Store Manager: Let me bring you a new bag. (Size yeni bir çanta getireyim)
Customer: I don’t want same bag. (Aynı çantadan istemiyorum.) Can I give this bag back and take a new product? (Bu çantayı verip yerine başka bir ürün alabilir miyim?)
Store Manager: Of course you can. (Elbette alabilirsiniz.) You can decide which product you’ll take while I’m preparing your Product Return Form. (Ben Ürün İade Formunuzu hazırlarken, siz de hangi ürünü alacağınıza karar verebilirsiniz.)
Customer: Thank you. (Teşekkürler)
Store Manager: Not at all (Rica ederim.)

Alışveriş ile ilgili diğer ifadeler

How much is this skirt? = Bu etek ne kadar?
It costs 50 Ytl. = 50 ytl tutuyor.
Discount = İndirim
Expensive = pahalı
Cheap = ucuz
Tip = bahşiş
It’s your tip = üstü kalsın (Bu da senin bahşişin)
What size do you wear? = kaç beden giyiyorsunuz?
My size is …. = … beden giyiyorum
Can I take the receipt? = Fiş alabilir miyim?

 
  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (8)
  • oy ver Seviye: 5, Oylar: 2

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...