Cevaplar

2012-10-17T19:49:02+03:00

İnsanın gülmesine sebep olabilecek olayların, durumların, karşılaştırmaların, kelime ve kelime gruplarının mizaha başvurularak anlatılmasıdır. Mizahi anlatımda amaç, okuyucuyu düşündürmek ve eğlendirmektir. Bu anlatımın diğer bir amacı da eleştiridir. Kişilerin, kurumların, toplumların eksik, kusurlu, hatalı söz ve davranışları mizahi anlatımla eleştirilir. Bu eleştiriyle eksikliklerin, hataların, kusurların ortadan kaldırılması amaçlanır.

Mizahi unsurları oluşturmada karşılaştırmalar, durumlar, hareketler, kelime ve kelime gruplarından da yararlanılabilir. Bu anlatımda dil, bir olayı anlatmak için kullanılır.

Mizahi anlatımda kusurlara, eksikliklere, hatalara dikkati yoğunlaştırabilmek için abartmalardan yararlanılır. Abartma yönüyle kişilerin, kurumların, toplumların eksilikleri gözler önüne serilir. Bu bakımdan mizahi anlatımda gerçeklerden sapma söz konusu olabilir. Mizahi anlatımda dilin kullanımı çoğunlukla değiştirilerek gülünç durumlar ortaya çıkarılır. Bazen de argo yoğun şekilde kullanılabilir. Mizahi anlatımlarda günlük konuşmaya ait unsurlardan sıkça yararlanılır.

 

0
  • Eodev Kullanıcısı
2012-10-17T19:49:54+03:00

küçük bir bahçede küçük bir papatya varmış,bir de bahçıvan…bahçıvan her gün papatyayı sevip koklarmış su içirirmiş.ona sürekli çok güzel olduğunu söylermiş.bir gün bir genç adam koparmaya çalışmış papatyayı,papatya çok korkmuş,tam o sırada bahçıvan genç adamın zalim ellerinden kurtarmış papatyayı…
papatya aşık olmuş bahçıvana,o geldiğinde dimdik durmaya başlamış,daha da güzelleşmiş papatya.ama bahçıvan,bir gün eline tırmığı alıp tüm otları koparmış toprağın altını üstüne getirmiş papatyaya tesadüfen bir şey olmamış.korkudan boynu bükülmüş papatyanın,hiçbir anlam verememiş bahçıvanın yaptıklarına.bahçıvan renk renk güller ekmiş oraya onları sevmeye onlarla ilgilenmeye başlamış. günlerce uğramamış papatyanın yanına,papatya hep beklemiş üzüntüden yaprakları kurumaya başlamış,bir gün bahçıvan güllerle konuşmaya başlamış “canlarım benim ne de güzelsiniz,sizi yetiştirip satacağım,bahçem güzel görünecek herkes buraya gelip benden gül almak isteyecek o zaman çok para kazanacağım,daha büyük bir bahçe alıp sizlerden daha çok yetiştireceğim.renk renk çeşit çeşit.halbuki o papatya öylemiydi,kupkuru bir ot gibiydi büyüyüp çoğalmadı bile.boşuna uğraştım onunla günlerce” papatya duymuş bunları,ve ağlamaya başlamış,gözünden akan yaşlar güllerin kuruyup bir anda ölmesine sebep olmuş.ölen güllerin arasından papatyalar büyümüş tüm bahçe papatyalarla dolmuş,irili ufaklı bir sürü papatya sarmış etrafı.bahçıvan sabah uyandığında bahçeye çıkmış ve gözlerine inanamamış,”nasıl olur böyle bir şey” diye merak etmiş.gözleri kamaşmış bahçıvanın tüm bahçesine bahar gelmiş.bembeyaz olmuş etraf. Papatyaların güzelliğini gören herkes o bahçeyi ziyaret etmeden geçmemiş.sevgi bahçesi koymuşlar o bahçenin adını.ülkenin dört bir yanından ziyarete gelmişler.dünyanın en güzel papatyaları orda yetişmiş sadece.binlerce aşık o bahçede sevdiğine aşkını ilan etmiş.orada başlayan aşklar hiç bitmemiş.sonsuza dek sürmüş…
küçük papatya aşık olduğu adama o bahçeyi hediye edip ölmüş, papatyanın gözyaşları bahçıvanın çok uzun yıllar mutluluğu olmuş.hayali gerçekleşmiş bahçıvanın çok paralar kazanmış zengin olmuş.herkes onu tanımış.ama bahçıvanın hayalini,renk renk çeşit çeşit güller değil,”kupkuru bir ot” dediği küçük bir papatya gerçekleştirmiş.

o bahçıvana ne mi olmuş?; bahçıvan yine bir hata yapmış ama bu seferkinin dönüşü olmamış.zengin oldu diye tüm papatyaları toprağından söküp büyük bir bahçeye taşınmaya karar vermiş.papatyaların hiç biri yeni bahçelerinde yaşayamamışlar hepsi teker teker ölmüş.bir tane bile papatyayı yaşatamamış bahçıvan.çünkü keramet ne bahçede ne de bahçıvan daymış.keramet küçük papatyanın sevgiyle akan gözyaşlarındaymış, papatyanın gözyaşları yıllarca o bahçeyi güzelleştirmiş.ama bahçıvan ne yazık ki bunu anlayamamış.bahçıvanın hiçbir şeyi kalmamış hayatta herkes onu terk etmiş.
bir gün eski küçük bahçesinin önünden geçiyorken,aklına yıllar önce ki o küçük papatya gelmiş.bahçenin yeni sahibinden izin alıp küçük papatyanın olduğu yere koşmuş bakmış kupkuru bir topraktan başka bir şey bulamamış…bu sefer küçük papatya da ona yardımcı olamamış…
papatya iki şans vermiş bahçıvana biri hayattayken varlığıyla ikincisi de ölürken bahçeye akıttığı gözyaşlarıyla. ikisini de değerlendirememiş bahçıvan.
papatya yaşasaydı bir şans daha verir miydi sizce? ...

0