Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-10-18T11:28:25+03:00

Bu dönemde verilen eserler çok fazla değildir. Ortaya konulan eserlerin belli başlı özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

Bu eserler Hakaniye lehçesiyle yazılmıştır. Bu dönemde verilen eserlerde geçiş dönemi özellikleri görülmektedir. Bu dönemde ortaya konulan eserler didaktik (öğretici) niteliktedir. Eserlerin temel amacı İslamiyet'e yeni girmiş ve İslamiyet'i tam olarak tanıyamayan Türklere İslamiyet'in güzelliklerini ve erdemlerini öğretmektir. Bu dönemde yazılan eserlerde Arapça ve Farsçanın etkileri görülmeye başlanmıştır. Ancak Türkçenin hakimiyeti devam etmektedir. Geçiş dönemi eserleri oldukları için aruzla hece, beyitle dörtlük iç içedir. Bu dönem eserlerinde hem İslamiyet öncesinin kültürü hem de İslami kültür iç içedir.



0
2012-10-18T11:29:19+03:00

Türk dilinin ortaya çıkış tarihi kesin olarak bilinememektedir. Türkçenin. bilinen yazılı metinlerinden önceki dönemleri "karanlık dönem" olarak kabul edilmektedir.

 

Türkçenin yazılı ürünlerle takip edilebilen VII. yüzyıldan XIII. yüzyıla kadar olan dönemine "Eski Türkçe' denir. Türkçe yaklaşık altı asır boyunca; ses, biçim ve söz varlığı bakımından son derece durudur, dönem Türkcesinin özellikleri Göktürk, Uygur ve Karahanlı metinlerinde görülmektedir (Göktürk Metinle Bilge Kağan Yazıtı, Kültigin Yazıtı. Tonyukuk Yazıtı; Uygur Metinleri: Altun Yaruk. Sekiz Yükmek. Irk Bitig;Karahanlı Metinleri: Kutadgu Bilig, Divanü Lûgat-it-Türk, Atebetü'l Hakayık, Divan-ı Hikmet).

Türkler, XI. yüzyılın başlarından itibaren Anadolu'ya göç etmeye başlamışlardır. Bu göçler sonucunda Türkler XIII. yüzyılda batıda Anadolu'ya, kuzeyde Karadeniz'in kuzeyi ve batısına kadar yayılmışlardır. Yerleştikleri bölge halkının ağzı ile eserler yazmalar, sonucu Türkçe çeşitlenmiştir. Türkçe, yayıldığı bölgelere göre_Kuzey-Doğu Türkçesi ve Batı Türkçesi olmak üzere iki kola ayrılmıştır. Kuzey-Doğu Türkçesi, Eski Türkçenin bir devamı olarak XIII ve XIV. yüzyıllarda Orta Asya ile Hazar Denizi'nin kuzeyindeki Türkler arasında kullanılmıştır.

Kuzey-Doğu Türkçesi XV. yüzyılda Kuzey Türkçesi ve Doğu Türkçesi olmak üzere iki kol hâlinde gelişmesini sürdürmüştür. Farklı kollarda gelişen Türkçenin özelliklerini o dönemlerde yazılan Kıpçak Türkçesi Metinleri (Husrev ü Şirin, Gülistan Tercümesi, Kodeks Kumenikus) ve Çağatay Türkçesi metinlerinden (Muhâkemetü'l-Lügateyn, Şecere-i Türki, Şecere-i Terâkime) takip etmek mümkündür.

Batı Türkçesi, XII. yüzyılın sonları ile XIII. yüzyılın başlarından günümüze kadar devam eden Eski Türkçeden SOnra Türkçenin iki büyük kolundan biridir. Batı Türkçesi, tarihî gelişimi içinde üç ana döneme ayrılır. Türkçenin XIII ve XV. yüzyıllar arasındaki dönemi "Eski Anadolu Türkçesi" adını alır. Bu dönemin özellikleri Yunus Emre Divanı, Mantıku't-Tayr, Garipname vb. eserlerde görülmektedir.

 

 

0