Cevaplar

En İyi Cevap!
  • Eodev Kullanıcısı
2012-10-19T19:59:15+03:00

will = 'll

I'll = I will; you'll = you will; She'll = She will

won't = will not

I won't = I will not. You won't / she won't.

Aşağıdaki örnek cümleleri inceleyelim:

You can phone me this evening. I'

ll

 be at home.

 

(Beni bu akşam arayabilirsin. Evde olacağım.)Leave the old bread in the garden. The birds 

will

 eat it.

 

(Bayat ekmekleri bahçede bırak. Onları kuşlar yiyecek.)We'

ll

 probably go out this evening.

 

(Muhtemelen bu akşam dışarı çıkacağız.)

Will

 you be at home this evennig?

 

(Bu akşam evde mi olacaksın.)I 

won't

 be here tomorrow.

 

(Yarın burada olmayacağım.)I think Diana 

will

 pass the exam.

 

(Bence Diana sınavı geçecek.)I don't think it 

will

 rain this afternoon.

 

(Bence bu öğleden sonra yağmur yağmayacak.)Next week I 

will

 be in London.

 

(Gelecek hafta Londra'da olacağım.)

Not: shallwill'in yerine kullanılabilir ama sadece I ve We özneleri ile birlikte kullanılır.

Örnek:

shall

 be late tomorrow.

 

I think we 

shall

 win.
1 5 1
2012-10-19T20:01:37+03:00

I will always support you = Seni daima destekleyeceğim.

Where will you go after the lesson?   Dersten sonra nereye gideceksin?

She will never believe her husband    O kocasına hiçbir zaman güvenmeyecek.

I will soon learn English very well.      İngilizceyi yakında çok iyi öğreneceğim.

Will the shops be open tomorrow?     Dükkanlar yarın açık olacak mı?



You’ll remember these good days Bu güzel günleri hatırlayacaksın 
How’ll you get home? Eve nasıl gideceksin? 
He’ll visit you in your office tomorrow Yarın sizi büronuzda ziyaret edecek 
We’ll fight for our country Ülkemiz için savaşacağız
Where’ll they go tomorro

 will finish my work in a few hours (Ödevimi bir kaç saat içinde bitireceğim)
You will go to Istanbul tomorrow (Sen/Siz yarın İstanbul'a gideceksin)
The train will leave the station at 11:00 (Tren saat 11'de istasyondan ayrılacak) (The train = IT)
Jim will eat lunch at 12:00 (Jim öğle yemeğini saat 12'de yiyecek) (Jim = HE)
Dont worry, everything will be all right (Merak etme, herşey iyi olacak / düzelecek)
We'll be successful (Biz başarılı olacağız)

1 5 1