Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-10-20T20:08:24+03:00

  ZARFLAR (BELİRTEÇLER

      Fiilerin fiilimsilerin sıfaların ya da kendisi gibi zarf olan sözcüklerin anlamlarını “yer-yön, ölçü-miktar, durum, zaman ve soru” kavramlarıyla açıklayan sözcüklerdir.

                      1)DURUM ZARFLARI

Fiilleri veya fiilimsileri, nitelik, sebep, kesinlik, olasılık, yineleme, yaklaşıklık gibi anlamlarla belirten zarflardır.Fiile nasıl sorusunu sorarak buluruz.

 

*Manş denizini yüzerek geçti (N)

*Bu gece yıldızlar pırıl pırıl yanıyordu (N)

*Öfkeyle kalkan, zararla oturur.(N)

*Ağlamaktan göz pınarları kurudu (S)

*Tüm bu acılara onu sevdiği için katlanıyor(S)

*Seven bu gönül seni asla terk etmeyecek(K)

*Bahar rüzgarının şarkısı hiç susmaz burada (K)

*Şu an belki kuşlar bizim şarkımızı söylüyordur(O)

*Adana ‘ya geldiğinde herhalde bizimle kalır(O)

 

UYARI:Bazı durum zarflarını niteleme sıfatları ile karıştırmamak gerekir.

 

*Büyük insanlar her zaman büyük düşünür.

*Soğuk insanlara ben de soğuk davranırım

*İyi bir üniversiteyi kazanmak için sınavlara iyi çalışmalısın.

 

          2)YER-YÖN  ZARFLARI (Nere(ye)?)

 

   Fiilleri veya fiilimsileri yer-yön bakımından belirten zarflardır.

 

*Aşağı tükürsen sakal,yukarı tükürsen bıyık.

*Küçücük çocuğu hemen yukarı çıkardık.

*Odasının penceresinden içeri baktım.

*Biraz yürüdükten sonra geri dönmüş.

*Araba çok fazla ileri gitmiş.

*Az beri gelirsen arkadaşında oturur.

 

UYARI:Yer-yön zarfları çekim eki alırsa adlaşır.

 

*Işık,perdenin kenarından içeri sızıyordu.(Z)

*Işık,perdenin kenarından içeriye sızıyordu.(A)

 

UYARI:Bazı yer-yön zarflarını işaret sıfatları ile karıştırmamak gerekir.

 

*Aradığını yukarı katta bulamayınca yukarı çıkmış.

*Aşağı mahallede gürültü olunca,apartman sakinleri aşağı inmiş.

*İçeri zili çalınca öğrenciler içeri girdi.

 

            3)ZAMAN  ZARFLARI (Ne zaman?)

  Fiillerin veya fiilimsilerin anlamını zaman bakımından sınırlandıran sözcüklerdir.

 

*Onu daha önce hiç böyle görmemiştim.

*Mehtabı seyrederdik geceleyin buralarda.

*Bu akşam rüyamda Leyla’yı gördüm.

*Biz her gece uğultularını dinlerdik rüzgarların.

*Benim doğduğum köyleri geceleri eşkıyalar basardı.

*Bugün çalışan,yarın rahat eder.

 

UYARI:Bazı zaman anlamlı sözcükler belirtme durum ekini alırsa adlaşırlar.

 

*Bu akşam akşamı seyredeyim bakışlarında.

*Ne sabahı göreyim,ne sabah görüneyim.

 

             4)ÖLÇÜ-MİKTAR ZARFLARI (Ne kadar)

 

    Fiilleri,fiilimsileri,sıfatları veya kendisi gibi zarf olan sözcükleri ölçü-miktar bakımından sınırlandıran sözcüklerdir.

 

*Çok bilen çok yanılır.

*Sen burada biraz bekle.

*En güzel yıllarımı onun için harcadım.

*Daha güzel bir dünya için çok çalışmalıyız.

*Sahilde fazla güneşlendiği için yanmış.

*Soruları çözerken daha dikkatli olmalısın.

 

UYARI:Bazı nicelik zarflarını sayı sıfatları ile karıştırmamak gerekir.

 

*Çok insan bunu başarmak için çok çalışıyor.

*Fazla para insanı fazla rahatsız eder.

 

UYARI: “Daha” sözcüğü bir fiilin önünde olduğunda zaman zarfı,kendi gibi zarf olan bir sözcüğün önünde olduğunda ölçü-miktar zarfı olur.

 

*Daha iyi bir insanı bulabilmek için daha evlenmemiş.

*Bizimle daha sakin konuşuyordu.

*Eve daha gelmemiş.Msn  

                      5)SORU  ZARFLARI

     Fiilleri ya da fiilimsileri soru yoluyla açıklayan sözcüklerdir.

*Ne zaman bu hayaller bir gün gerçekleşecek?

*Neden böyle düşman görünürsünüz,

 Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

*Bu viran yerde nasıl yaşıyorsunuz?

*Yolun bitmesine ne kadar kaldı?

*Ne zaman bir köy türküsü duysam,

  Şairliğimden utanırım.”

*Niçin gökyüzü bu kadar mavi görünür?

*Neden saçların beyazlamış arkadaş?

 

UYARI: “Ne” soru sözcüğü cümle içinde soru sıfatı ve soru zamiri olarak kullanılacağı gibi soru zarfı da olabilir.

 

*O karanlık sularda ne gördün?(Zamir)

*Hiçbir şey olmamış gibi ne susuyorsun?(Zarf)

*Benimle ne konuda konuşacaksın?(Sıfat)

*Gel ecel,ne korkarsın sarı çehremden benim?

*Aşık dediğin Mecnun misali kördür,

  Ne bilsin,alemde ne mevsimdir.(Zarf-zamir)

*Ne ağlarsın benim zülfü siyahım.(Zarf)

*Şu dünyada ben ne insanlar gördüm.

 

UYARI: “Nasıl” soru sözcüğü bir ismi belirtirse soru sıfatı, fiil ya da fiilimsiyi belirtirse soru zarfı olur.

 

*Onun nasıl bir insan olduğunu nasıl anlayabilirim?

*Gurbette nasıl bir hayat sürdüğünü nasıl bilmiyorsun?      

0
2012-10-20T20:08:56+03:00

Fiilimsiler ile ilgili konu anlatımı

FİYLİMSİLER (EYLEMSİLER)

Fiilimsiler üç ana grupta incelenir.

1) İSİM FİYLLER (AD EYLEMLER): 

Fiil soylu sözcüklerin sonuna mak, -mek , -ış, -iş, -uş, -üş, -ma, -me ekleri getirilerek yapılır.
Bir gülüşün ömre bedel. 
Gün biter gülüşün kalır bende. 
Seninle akşamları yürüyüşe çıkardık. 
Adamın yalvarışlarını bir görecektin. 
Madem ki yükseliş var iniş olmaz olur mu? 
Unutuş, unuturlar seni de. 
Bu kucaklayış belki de bir haykırışın sesiydi. 
Sana bakmak Allaha inanmaktır. 
Yaşamak, ölmekten zor. 
Buralardan gitmek istiyorum. 
Seni bile özlemek istemiyorum bu akşam. 
İçimde maziden kalma duygular var. 
Onula yeniden başlamayı düşünüyor musun. 

NOT 1 : İsim- fiil ekiyle türetilen bazı sözcükler, isim- fiil özelliğini yitirip kalıplaşarak kalıcı bir nesne ya da kavram adı olabilir.Artık bunlara isim- fiil eki olarak bakmamak gerekir.

*Kaymak, çakmak, dondurma, kavurma, dolma, gözleme, bağış, geviş

NOT 2: Fiilden fiil yapım eki olan iş ile isim- fiil eki olan iş i birbiri ile karıştırmamak gerekir.Anlamsal olarak fiilden fiil yapım eki (işteşlik eki) bir işi karşılıklı ya da birlikte yapma anlamı verirken isim fiil eki böyle bir anlam vermez.
Gülüşün çok güzel. (isim fiil eki) 
Onu öyle görünce gülüştüler. (işteşlik eki) 

NOT 3: Fiilden fiil yapan olumsuzluk eki olan ma, -me ile isim fiil eki olan ma,-me birbiri ile karıştırılmamalıdır.

Fiilden fiil yapan ma, -me fiile olumsuzluk anlamı katarken isim fiil eki olan ma, -me fiile olumsuzluk anlamı katmaz.
Artık sevmeyeceğim. (olumsuzluk eki) 
İnsanın mesleğini sevmesi gerekir. (isim fiil eki) 

2. SIFAT FİYL EKLERİ (ORTAÇLAR)

Fiil soylu sözcüklerin sonuna an, -en, -ası, -esi, -mez, 

-maz, -ar, -er, -dık, -dik, -duk, -dük, -tık, -tik, -tuk, -tük ,

-ecek, -acak, -miş, -mış, -muş, -müş ekleri getirilmek suretiyle yapılır. Sıfat- fiil ekleri genellikle sıfat tamlaması kurar.
Her seven sevilenin boy aynasıdır. 
İşleyen demir pas tutmaz. 
O öpülesi eller beni büyüttü. 
Yıkılası Bağdat nice askerler yedi. 
Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç. 
Onunla unutulmaz anlar yaşadık. 
Bilinmez diyarlara gitme. 
Senin bu yaptığın olur iş değil. 
Akar sular gibi çağlarım. 
Benim doğduğum köyleri akşamları eşkıyalar basardı. 
Tanıdık bir yüz çıkmadı karşımıza. 
Görülecek günler var daha aldırma gönül. 
Gelecek hafta sınavım var. 
Bense penceremde gelmeyecek saatleri beklerim. 
Mayın tarlasına düşmüş bir deliyim. 
Ölmüş eşek kurttan korkmaz. 



NOT: Zaman ekleriyle sıfat fiil eklerini karıştırmamak gerekir. Zaman ekleri, şahıs ekinden önce fiile gelerek fiili yüklem yapar. Sıfat fiil ekleri ise genellikle fiilleri sıfat yapar ve üzerine isim çekim eklerini alabilir oysa zaman ekleri isim çekim eklerini alamazlar.


Hiç oturacak zamanım yok. (-acak sıfat 

s i

tamlaması kurmuş bu yüzden sıfat fiil eki)
Oğlum, okuyacak ve büyük adam olacak. (zaman eki; çünkü fiili yüklem yapmış ) 
Okumuş insanlar daha kültürlü (s.f.e) 

s i 
Annem de okumayı çok istemiş. (zaman eki) 

3. ZARF FİYL EKİ (ULAÇ, BAĞ EYLEM):

Fiil kök ve gövdelerinin üzerine ınca, - dıkça, - dığında, -ken , -r -mez, -alı, -erek, -madan, -meksizin, -a-a, -ıp ekleri getirilerek oluşturulur. Zarf- fiil ekleri temel cümlenin zarf tümleci olurlar.
Ben gidince hüzünler bırakırım. 
Senin bu halini görünce lise yıllarımı hatırladım. 
Gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu, ağlardım. 
Ağladıkça dağlarımız yeşerecek göreceksin. 
Ağlarım, hatıra geldikçe gülüştüklerimiz. 
Öldüğünde henüz çok gençti. 
Seninle konuştuğunda rahatlıyor. 
Sen geçerken sahilden sessizce, gemiler kalkar yüreğimden gizlice. 
Sen ağlarken ben nasıl gülerim. 
Onu görür görmez tanıdım. 
Yarim, sen gideli yedi yıl oldu. 
Ah vah etmenin zamanı geçeli çok oldu. 
Gülerek yanıma geldi. 
Böyle yaparak beni çok üzüyorsun. 
Hiçbir şey söylemeden çekip gitti. 
Ağlamadan ayrılık olmaz. 
Sizin durmaksızın çalışmanız lazım. 
Bir süre konuşmaksızın öylece bekledik. 
Gide gide bir söğüde dayandık. 
Gidip de gelmemek, gelip de görmemek var kaderde. 



NOT 1: Bir cümlede kaç tane fiilimsi varsa o kadar da yan cümle var demektir.

NOT 2: Bir cümlede fiilimsi varsa o cümle girişik birleşik bir cümledir.

NOT 3: Bir cümledeki fiilimsi sayısıyla temel cümlenin yükleminin toplamı o cümledeki yargı sayısını verir.

0