Cevaplar

2012-10-21T16:49:40+03:00
AİDS

Türkçesi edinsel bağışıklık yetmezliği sendromu olan AİDS, HIV adındaki mikrobun neden olduğu, kan yoluyla ve cinsel ilişki sırasında bulaşan bir hastalıktır. Bu virüs, vücuda girdiğinde hastalığa karşı direnç göstermemizi sağlayan bağışıklık sistemimizi yok eder. Böylece başka hastalıklara yakalanmamız çok kolaylaşır ve en basit bir soğuk algınlığına bile direnç gösteremeyiz. Hem kadında hem erkekte görülen AİDS, her yaşta ortaya çıkabilir.

Fakat bu virüs, vücuda girdikten hemen sonra hastalık görülmez. Ayrıca, bu virüsün vücutta bulunduğunu gösteren herhangi bir şikayet ya da bulgu da yoktur. Ancak yapılan kan tetkikleri sonucu farkedilir. Yaklaşık 10-12 yıl sonra belirtiler görülmeye başlar. Bu zamana kadar kişi, mikrobu başkalarına bulaştırabilir. Ayrıca şunu bilmek gerekir ki, AİDS hastaları için “ölüm” kaçınılmaz bir sondur.

İlk olarak ABD’de ortaya çıkan bu hastalık, ülkemizde 1985 yılından itibaren görülmeye başlanmıştır. Ülkemizde, Sağlık Bakanlığının verilerine göre, 1300′e yakın hastanın olduğu saptanmıştır. En çok; İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa gibi büyük ve turistik yerlerde görülmektedir. Bunun en büyük sebebi de korunmasız cinsel ilişkidir. Hastalığa yakalananların yaklaşık üçte biri kadındır. Ülkemizde heteroseksüel erkeklerde çok görülse de homoseksüel ve biseksüel erkekler, madde bağımlısı kişiler ve hemofili hastalarında da bir hayli fazla görülür. Bir grup hastada ise hastalığın nedeni bilinmemektedir.

AİDS NASIL BULAŞIR?  

AİDS’in üç tane bulaşma yolu vardır:

Kanında bu virüsü taşıyan biriyle normal ya da anal ve oral cinsel ilişkiye girilmesi sonucu, özellikle korunmasız bir şekilde cinsel ilişkinin gerçekleşmesiyle HIV virüsü sağlıklı kişiye bulaşır. Hamile ve HIV virüsünü taşıyan anneden bebeğe, gebelikteveya doğumda bulaşabilmektedir. AİDS’li ya da HIV virüsüne sahip kişilerin kanlarına temas sonucu ya da organ nakliyle hastalık ya da virüs bulaşır. AİDS’İN BELİRTİLERİ

AİDS’in virüs bulaştıktan yaklaşık 10 yıl sonra ortaya çıktığını söylemiştik. Vücuda giren virüs, kan hücrelerine zarar verir ve yok olmasına neden olur. Bu hücreler yok olmaya başladığında vücudun savunma mekanizması gittikçe azalır ve hastalığa yakalanma ihtimali çok artar.

Ateşin yükselmesi, iştahsızlık ve kilo kaybı, vücudun bazı bölgelerinde oluşan uçuk ya da yaralar, akciğerhastalıkları, geceleri terleme, ishal, öksürük ortaya çıkar. Lenf bezleri büyümüştür. Bunların hepsinin olması gerekmez. Bir kaçının bulunması hastalığın düşünülmesi için yeterlidir.

AİDS TANISI NASIL KONUR?

Eğer vücutta enfeksiyon varsa, ELİSA testi virüsün varlığını tespit etmek için en etkili yöntemdir. Bu testle virüs varlığı saptanmışsa başka testler de yapılması gerekir. Tek başına yeterli değildir. Kesin tanı için anti-hiv testleri yapılır. Ayrıca ELİSA testi negatif çıksa bile 6 ay sona yeniden yapılması gerekir.

AİDS TEDAVİSİ

Her ne kadar tıpta gelişmeler devam da etse, AİDS’in henüz tedavisi yoktur. Ayrıca bu virüsten koruyacak herhangi bir aşı da geliştirilememiştir. Yine de birkaç ilacın bir arada kullanılması hastanın biraz daha uzun ve rahat yaşam sürmesine yardımcı olmaktadır. Hayat boyu tedavi gerektirir ve hastanın dikkatli bir yaşam sürmesi gerekir. Günümüzde AİDS için kullanılan ilaçlar çok pahalıdır.

AİDSTEN KORUNMANIN YOLLARI

Cinsel ilişki sırasında mutlaka korunmak gerekir. Herkes bu hastalığa yakalanabildiğinden, mutlaka koruyucu kılıf kullanılmalıdır. Her ne kadar böyle birşeye ihtimal vermiyor da olsanız prezervatif kullanımı çok önemlidir. Güvenli bir cinsel yaşamın gerektirdiklerine mutlaka uymanız gerekmektedir. Bunun için doktorunuzdan çok daha fazla bilgi alabilirsiniz.

Bir diğer bulaşma yolu, kan nakli olduğundan, AİDS testi yapılmamış kan asla kullanılmamalıdır. Bu durumda sağlık personeline de çok büyük görev düşmektedir. Kullanılmış ve sterilize edilmemiş cerrahi aletler, şırıngalar, jiletler kesinlikle kullanılmamalıdır. Vücudunuzda bir yara oluştuğunda mutlaka koruyucu bir bantla bunu kapatın.

AİDS HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

Aynı tabaktan yemek yemekle, aynı yemek aletlerini kullanmakla bu virüs bulaşmamaktadır. Yanaktan öpüşme, öksürük, ter, sarılma HIV bulaşmaz. Ayrıca bir böceğin sokmasıyla bu hastalığın bulaşmadığı ispatlanmıştır. Yine toplumun bir arada olduğu, kalabalık yerlerde bulunmakla bu virüs bulaşmamaktadır.

Bu virüsü taşıyanların ve AİDS hastalarının bunları bilmesi, hastalık hakkında yanlış bilgilerin önlenmesinde ve topluma bu virüsün yayılmasını engellemede yardımcı olacaktır.

 

0
  • Eodev Kullanıcısı
2012-10-21T16:50:07+03:00

 

 

 

 


AIDS bulaşıcıdır. Bulaşmasına HIV (Human Immunodeficiency Virus) adındaki bir virüs neden olur. HIV'in Türkçesi "Bağışıklıkyetmezliği Virüsü"dür.

 

HIV'in 2 tipi vardır. HIV- 1 dünyada en yaygın görülen AIDS etkeni virüsüdür. HIV-2 ise daha az görülür, HIV, bulaştığı vücutta, vücudu hastalıklara karşı koruyan bağışıklık sistemini zayıflatır ve hatta yok eder. Mikroplara karşı bağışıklığı yani direnci azalan vücutta, HIV'in yanında, çeşitli mikroplar da hastalıklara neden olurlar. Zatürree, cilt kanseri, bunama bunlardan bazılarıdır.

 

AIDS Nasıl bulaşmaz?

HIV virüsü vücudun dışında yaşayamayacağından aslında bulaşması zordur.

Tükürükle,

Terleme ile,

Deriye dokunma ile,

Başkasının havlusu ile,

El sıkışma ile,

Kucaklama ile,

Yanaktan öpüşme ile,

Yiyecek içecekten,

Ortak tabak çanak kullanımı ile

Havuz ve tuvalet kullanımı ile,

Aynı evi paylaşmakla

Başkasının giysisini giyme ile bulaşmaz.

 

  AIDS nasıl bulaşır? 

HIV virüsü, kan yoluyla, HIV/AIDS'li kişinin kan, kan ürünleri, doku veya organlarının nakliyle,

Cinsel ilişki ile, 

Hamileliğinde HIV taşıdığının farkında olmayan anneden, çocuğuna bulaşır. En fazla bulaşma yolu da anne sütüdür.  

Hastalığın ortaya çıkması:

AIDS, HIV enfeksiyonunun son safhasıdır. HIV virüsünün vücuda bulaşmasından sonra, 2-6 hafta süreyle gripal enfeksiyon tarzı belirtiler görülür. Bunlar ateş, halsizlik, yorgunluk vb.dir. Bu dönem hastalığın en çok bulaştığı zaman aralığıdır. 3 ay dolmadan yapılacak testlerle, kandaki virüs yükü saptanabilir. Ancak, kanda oluşan antikoru görmek için, 3 ayın geçmesi gerekir. 3 ay dolduktan sonra yapılacak ELISA testi ile bir kişi de HIV virüsünün olup olmadığı tespit edilir. Sonrasında, Westernblood testi yapılır. Her iki test de pozitif çıkarsa, o kişide %90 oranında HIV olduğuna dair karar verilir.

 

HIV denen virüs insana bulaştıktan 2-10 yıl sonra asıl AIDS dediğimiz hastalık ortaya çıkar. 2-10 yıllık sürede vücudun bağışıklık sistemi giderek zayıflar. Hastalığın hemen teşhisini sağlayacak AIDS'e özel şikayet ve bulgu yoktur. Ateş yükselmesi, üç aydan daha fazla gece terlemesi, kilo kaybı, halsizlik, aşırı yorgunluk, dilin üzerinde ve ağız içinde beyaz noktalar veya lekelerin oluşması, devam eden ishal, yaygın beze büyümeleri, çok uzun süren kuru öksürük ile birlikte bütün kan hücrelerinde azalma ile AIDS kendini belli eder.

 

0