Soru

atakangunduz200 kullanıcısının avatarı

Isparta'yı gülleri ve halısıyla tanıtan yazı

gönderen Atakangunduz200

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Atakangunduz200 kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

1
ilaydah1 kullanıcısının avatarı
Ilaydah1 cevapladı

DÜNYANIN GÜLÜNÜ ISPARTA ÜRETİYOR.
Her şehrin kendine has bir sembolü ve kokusu vardır.Isparta denilince akla ilk gelen elbette gül olacaktır.Eğer Süleyman Demirel'ide katacak olursanız "Gülü ve Sülü" diye özetleyebilirsiniz.Isparta'da yağ gülü üretimi 1888 yılında başlar.İlk gül yağı imalatıda 1892'senesinde Müftüzade İsmail Efendi tarafından yapılır.Gülün işletilmesinde geçip giden yıllar, teknolojik gelişmeleri de beraberinde getirir.Bundan 112 sene önce gülyağı ve gülsuyu olmak üzere iki çeşit ürün imal edilen gülden bugün 38 farklı ürün yapılarak satışa sunuluyor.Isparta ile bütün gülün vuslatı 1880 li yıllara kadar uzanır.Yağ gülünü Anadoluya 1870 li yılların başında Bulgaristandan gelen göçmenler getirir.Isparta da yağ gülü üretimi ise Anadolu'ya gelişinden 18 yıl sonra başlar.Gül Isparta'ya yaklaşık 150 yıl önce Yalvaç'tan Isparta'ya gelip yerleşen Müftüzade İsmail Efendi tarafından dikilir.O tarihe kadar Isparta Ovasında ekilip dikilen ürünlerin hiçbir gelir getirmediğini gören İsmail Efendi yeni ve gelir getirecek ürünler bulmak için Burdur,Denizli ve Çal gibi komşu yöreler bir araştırma gezisine çıkar.Bu yörelerde halkın geçiminin büyük bir kısmını göçlükten sağladığını görenMüftü Zade İsmail Efendi, gülcülüğün büyük alanlarda yapıldığı takdirde iyi para getireceğini düşünerek harekete geçer.Müftü Zade İsmail Efendi , olarak 30 dönüm toprak alır ve tamamına gül fidanları diker. Yeni dikilen gül fidanlarının 3-4 yıl sonra en iyi ürünü vereceğini bilen gülcü İsmail Efendi,daha üçüncü verimli yılı gelmedengül yağı ve gülsuyu çıkarmak içinmde gerekli olacak araçları temin eder.İsmail Efendi, araç gereçlein bir kısmını Isparta da yaptırırken bir kısmınıda Bulgaristan'dan bizzat getirir.Güllerin dikiminin üzerinden 4 yıl geçer ve bütün gözler İsmail Efendi nin üzerindedir.Halk yolda,sokakta,kahvede,handa ve gitiği, heryerde onu izler.Dördüncü yılının sonunda İsmail Efendi eline geçen fırsatı iyi değerlendirir.Binbir güçlükle üretmeyi başardığı katıksız arı gülyağı ve gülsularını değerinde satarak borçlarını öder.Elinde kalan paraylada 30 dönümlük gül bahcesini 50 dönüme çıkarır.İsmail Efendi'nin kazancını gören şehir halkı topraklarının gül yetiştirmeye çok elverişli olduğunu anlar ve böylece Ispartayla vuslatı başlar.Isparta'da ilk olarak 1892 tarihinde "imbik" adı verilen basit ve ilkel kazanlarda üretilmeye başlanan gülyağı uzun yıllar bu metotla imal edilir.köy tipi gülyağı üretimi olarak da bilinen metot Mustafa Kemal Atatürk'ün 6 mart 1930 tarihinde Isparta ziyareti sırasında verdiği talimat uyarınca değiştirilir.İhtisat vekaleti tarafından modern gülyağı fabrikasının 1935 yılında kurulması sonucu köy tipi üretimin yerini byük ölçekli sanayi tipi imalata bırakır.Yağgülü ilk üretildiği tarihlerde sadece yağı ve suyu için tercih ediliyordu.at sırtında getirilen ilk fidanlardan elde edilen ürünlerin ihracatı ise çok denilecekkadar azdı.üretilen gülyağları ancak iç pazarda tüketiliyordu.Yıllar birbirini kovaladı ve gelişen teknolojiyle birlikte yenilenen üretim tesisleri, farklı ürünlerin imalatını mümkün hale getirdi.Gülyağı ve suyundan sonra gülkonkreti,gül losyonu, gül sabunu, gül kremi, v.b. pekçok mal üretilmeye başlandı.2002 senesine kaddar 6 olan ürün yerini yelpazesini yapılan çalışmalarla 38 e çıkardıklarını belirten Gül, Gülyağı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği "Gülbirlik" Genel Müdürü Bolat Tamer, Türkiye'nin birçok yerine ürün satışı yaptıklarını belirtiyor.Gülbirlik, Fransız ve İsviçre firmalarıyla işbirliği içinde çalışmalarını sürdürüyor.Bu çerçevede geçtiğimiz sezon dört Fransız kozmetik firması 2500 kilo gülyağı tükeetti.Çin, geçtiğimiz yıl içerisinde gül üretimine başlaanmasına rağmen dün gül yağı ihracatının yüzde 70'ine türkiye cevap veriyor.Gülbirlik, yılda ortalama 500 kilo gülyağı üretimi ile pazarın lideri. İstanbul'un taşı toprağı altın denir mecazi anlamda doğru kabul edilse bile geçekte elbette böyle birşeyin olmadığını, bütün alem bilir.Isparta'nın dağı taşı gül denilince, hem mecazi anlamda hemde gerçek anlamda doğrudur.1000 metrekarelik tarladan 1 ton gül çiçeği alma imkanı var.Bu sayede gülden ısparta ya yıllık ortalama 10 Milyon dolarlık girdi sağlanıyor.Gülyağının kiloso 5 bin 500 ile 6 bin dolar arasında değişen rakamlarda aşlıcı buluyor.Tamer "Geçtiğimiz yıl gül çiçeğinin kiloonu 2 milyondan aldık üretici bir dekar alandan 2 milyar para aldı.Şuanda gül kirazdan sonraen fazla para kazandıran üründür. " diyor GÜL DİKİM ALANLARI AZALIYOR. Ülkede yaşanan ekonomik kriz her alanda olduğu gibi gülcülük alanında da etkili oldu.ısparta da gül dikim alanları geçtiğimiz 10 yıl içinde azaldı.1990 yılında 3 bin 965 hektar olan gül dikim alanı 2001 de bin 591 hektara geriledi.Gül dikim alanlarındaki azalmanın en büyük sebeplerinden biri işcilik fiyatlarındaki artış.Bunun yanında sulanabilir arazilerin artması gösteriliyor.Gülbahcelerini söken üreticiler yerlerine daha fazla gelir getiren kiraz, kayısı, ve üzüm gibi alternatif tarım ürünleri dikiyor.Gülbirlik Genel Müdürü Bolat Tamer üretimin talebe göre şekillendirilmesi gerektiğini belirterek, ekonomik üretim miktarının 5 bin ile 6 bin ton arasında olduğunu ifade ediyor.gül yağının tamamını dış pazarlara satıldığının altını çizen Tamer üretimde 5 bin ton altına düşülmesinin talebin karşılanamamasına 6 bin tonun üzerine çıkılmasının ise ürünün elde kalmasına neden olduğunu açıklıyor

     
  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (4)
  • oy ver Seviye: 3, Oylar: 11

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...