Cevaplar

2012-10-22T13:43:28+03:00

Osmaniye, Osmaniye ilinin merkezi olan şehirdir.

Çukurova ilk çağlardan itibaren çeşitli uygarlıklara (Hitit, Pers, Roma) beşiklik yapmıştır.Coğrafi ve stratejik konumu itibariyle yerleşmeye müsait olan Osmaniye Doğu Anadolu'nun giriş kapısı durumundadır. Ortadoğu ülkeleri ile bağlantı sağlayan yol üzerindedir. İpek ticaret yolunun da bu bölgeden geçmesi bölgenin önemini artırmıştır. Özellikle ilk çağlarda geçimlerini korsanlıkla sağlayan kavimler Nur Dağları üzerine yerleşmişlerdir. İsos Limanına gelen ve Akdeniz de seyreden ticaret gemilerini soyan korsanlar Nur Dağlarında barınmışlardır.

Anadolu'ya Türk akınları Abbasi Halifesi Harun Reşit zamanında yapıldı. TürklerdenHassa Orduları kuran Harun Reşit, Anadolu seferlerini Abbasi Ordularıyla beraber Türk askerlerine yaptırmıştır. Bölgede, eski adıyla Haruniye, şimdiki adıyla Düziçi olan ilçede Harun Reşit Kalesi olarak anılan bir kale hala varlığını sürdürmektedir. Anadolu'ya gelen Türkler bu bölgeleri iklim ve coğrafi şekil olarak ilk anayurtları Orta Asya’ya çok benzediğini gördüler. Anadoluda yurt edinecekleri yerleri keşfetmeye başladılar.

1071 Malazgirt zaferiyle Anadolu'nun kapıları Türklere açıldı. (1082-1083) tarihlerinde Kutalmışoğlu Süleyman Şahın komutanlarından Afşin Bey komutasında Anadolu’da fetih hareketleri başladı. Çukurova’ya kadar gelen Türkmen aşiretlerinden Ulaşlı AşiretiNur Dağları'nın bulunduğu bölgeleri kendileri için yaşamaya en uygun bölge olduğunu görerek buraya yerleştiler.

Osmaniye'nin Haraz bölgesine yerleşen aşiretin geçim kaynağı hayvancılıktı. Yayla ile kışla arasında sürekli hareket eden aşiret Haraz'ı kışla, Nur Dağları'nı da yayla olarak kullanmaya başladı.

1517 yılında Toprakkale'nin doğusunda İpek Yolunun da içinden geçtiği yerde önemli bir ticaret merkezi ortaya çıktı. Fakuşağı, Dereobası, Karacalar ve Erzin’i de içerisine alan bu bölgeye KINIK adı verildi. Bu şehire Adana, Tarsus, Maraş ve Belen den Bezirganlar ticaret mallarını getirerek isneyn pazarında satıyorlardı. Pazar Salı günü kurulduğu için adına isneyn denilmiştir. Kınık şehri 5 mahalle, 12 köy ve 48 mezradan oluşmaktaydı. Ünlü seyyah Evliya Çelebi Seyahatnamesinde bu bölgeden Kınık Şehri olarak bahsetmektedir. Aslinda Erzin ve Dörtyolu ve hatta Ceyhan ve Yumurtaliği da içine alan doğal bir Osmaniye vardir. Osmaniye tarihini bu durumu göz önüne alarak işlemek gerek.

Osmanlı Devletinin Duraklama döneminde Anadolu'da çıkan Celali İsyanları Nurlarda yaşayan Ulaşlı aşiretini de etkiledi. Osmanlı Devleti iç güvenliği ve siyasi istikrarI sağlamak amacıyla Derviş Paşayı Çukurova'da mecburi iskanı uygulamak üzere görevlendirdi. Derviş Paşa, Fırka-i İslâhiye adı verilen askerlerle Osmaniye'nin Dereobası Köyünün yamacına 1865 yılında karargâhını kurdu. Dağdaki Ulaşlı Aşiretini, Hacı Osmanlı Karyesine(köy) indirerek yerleştirdi. Ovada yaşayan Cerit, Akçakoyunlu, Tecirli aşiretlerini de ovada bulundukları bölgeye yerleştirdi.

1866 yılında Hacıosmanlı merkezli kurulan Osmaniye, Payas merkezli Üzeyir sancağına bağlandı. Üzeyir sancağı, Halep Eyaletine bağlıydı.Sancak (İl) Merkezi, 1874 yılında Payas'tan Yarpuz'a(Cbel,Eski Osmaniye) taşındı ve Cebeli Bereket Sancağı adını aldı. Bu sancağa; Osmaniye, Payas(+ Dörtyol), Erzin, İslahiye(+ şimdiki Nurdağı), Hassa, Bahçe(+ Düziçi),Ceyhan(+ Yumurtalık) ve Yarpuz (Merkez) kazaları bağlandı.

1905-1924 tarihleri arasında Cebeli Bereket Sancak olarak kaldı.1908'de merkez Osmaniye'ye taşındı. 1924 tarihinden sonra sancaklar il'e dönüştü. 1924'ten 1933 yılına kadar İl olan Osmaniye, 1 Haziran 1933'te tekrar ilçeye dönüştürüldü. 26 Ekim 1996 tarihinde T.B.M.M tarafından tekrar İl olma hakkı tanındı. Ancak Osmaniyenin doğal sınırları oluşmadı. Erzin, Dörtyol ve hatta Ceyhan, Yumurtalık doğal Osmaniye sınırlarıyken; Kadirli ve yeni ilçe Sumbas ise Kozan Sancağı'nın sınırlarıydı. İllerin ilçeye dönüştürülüp sonra tekrar İl olmaları sınırlarda karışıklığa neden olmuştur.

Nüfus [değiştir]
Osmaniye (şehrin genel görüntüsü) YılToplamŞehirKır2000[2] 207.862 173.977 33.885 2007[3] 210.285 180.477 29.808 2008[4] 219.411 189.112 30.299 2009[5] 225.090 194.339 30.751 2010[6] 229.744 198.836 30.908 2011[7] 234.901 204.057 30.844 Ekonomi [değiştir]

Osmaniye Bugün; yeni kurulan Korkut Ata Üniversitesiyle,42 tesisi faaliyete geçmiş Organize Sanayi Bölgesiyle hızla gelişmektedir. Mevcut Organize Sanayi Bölgesinde 64, 1.Tevsi alanda 82, 2.Tevsi alanda 27 olmak üzere 173 parsel bulunuyor. Tahsis edilmiş parsel sayısı 171 olan bölgede faaliyetteki 42 tesis yanında Osmaniye OSB’de deneme üretimindeki 10 tesisin yanı sıra inşaatı devam eden 31 tesis daha mevcut. Proje aşamasında 25 tesis ve 2 boş parsel de Osmaniye OSB’de yer alıyor. Şu anda 9 Bin'den fazla işçinin çalıştığı Osmaniye Organize Sanayi Bölgesine oldukça büyük bir talep olduğu, 2011 Yılı sonuna kadar çalışan sayısının 10 Bin'i aşacağı ve 3. Tevsi alanı için Sanayi ve Ticaret Bakanlığına başvuru yapıldığı bildirildi. Ayrıca İhtisas Organize Sanayi Bölgesi için de yer seçimi çalışmalarının devam ettiği belirtildi. Bölgenin kısa zamanda gösterdiği gelişmenin ve bulunduğu bölgenin ulaşım yollarına yakın olmasının Osmaniye OSB’yi oldukça cazip hale getirdiği belirtildi.OSB’de aylık elektrik tüketimi,üç yıla yakın bir sürede 39,600 KW'tan 6.435.240 KW'a ulaşmış bulunuyor.

1 5 1
2012-10-22T15:37:53+03:00


Akdeniz Bölgesi’nin doğu kesiminde yer alan Osmaniye, doğusunda Gaziantep, güneyinde Hatay, batısında Adana, kuzeyinde Kahramanmaraş illeri ile çevrilidir.Çukurova’da yer alan il topraklarını Orta Toroslar, Doğu ve Güneydoğu kesiminde de Amanos Dağları ile bu dağların uzantısı Kösür (Gavur) Dağı (1.702 m.) engebelendirir. Bu dağların dışında ilin belli başlı yükseltileri ; Koyunmelen Dağı (2.108 m.), Kelda Dağı (1.900 m.), Büyük Kösür Dağı (1.626 m.), Tozaklık Dağı (1.616 m.), Hacıdağı (1.549 m.), Honazin Gediği (1.086 m.), Haçbel Dağı (1.426 m.), Boğatepe ( 850 m.)’dir. İlin etrafını çevreleyen bu dağlarda irili ufaklı pek çok yayla bulunmaktadır. Zorkun, Ürün, Fenk, Almanpınarı ve Maksutoğlu yaylaları bunların başında gelmektedir. Çukurova’nın Osmaniye ili sınırları içerisinde kalan kesimi Yukarı Ova olarak anılmaktadır. 

İlçe topraklarını Ilısu ve Akçasu Çaylarını toplayan Ceyhan Nehri sulamaktadır. Deniz seviyesinden 118 m. yüksekliktedir. İlin yüzölçümü 3.222 km2 olup, 2000 Yılı Genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre; toplam nüfusu 458.782’dir. 

Genellikle tarım yapılan düz alanlar dışında, dağlarda kayın, meşe, gürgen, sedir, kızılçam ve karaçam ormanları bulunmaktadır. Osmaniye’nin iklimi, dağlık ve ovalık alanlarda farklılık göstermekle birlikte, tipik Akdeniz iklim özelliği göstermektedir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer. 

İlin ekonomisi tarım, hayvancılık, ticaret, dokumacılık ve sanayie dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında yerfıstığı, buğday, soya, mısır, pamuk, çeltik ve çiğit gelmektedir. Tarım ürünleri arasında yerfıstığı önemli olup, üretiminde ve pazarlamasında Türkiye’nin merkezi durumuna gelen Osmaniye, dünya sıralamasında yerini almıştır. Yapılan üretimin büyük bir kısmı, fıstık fabrikalarında işlenerek yurt dışına ihraç edilmektedir. Ayrıca sebze, meyve ve narenciye de yetiştirilmekte olup, seracılık da yapılmaktadır. Hayvancılıkta sığır, koyun ve keçi yetiştirilmektedir. Karatepe’de dokunan kilimler ilin ekonomisine katkıda bulunmaktadır. 

Osmaniye’nin yer aldığı Kilikya Bölgesi MÖ.XIV.yüzyılda Hititlerin egemenliği altında olup, Hitit Federasyonu’ndan Kızwatna Krallığının toprakları içerisinde idi. Asurlular bir süre bölgeyi egemenlikleri altına almışlarsa da sonunda Kilikyalılar onlara karşı ayaklanmışlardır. MÖ.VI.yüzyılın ortalarında Kilikya Bölgesi ile birlikte Osmaniye Perslerin eline geçmiş ancak, MÖ.333 yılında Büyük İskender’in Pers İmparatoru Darius’u Adana’nın doğusundaki Dörtyol-Payas Ovası’nda yenmesinden sonra Makedonyalıların egemenliğine geçmiştir. Büyük İskender İmparatorluğu’nun parçalanmasından sonra Çukurova ile birlikte Osmaniye de Seleukosların payına düşmüştür. Akdeniz korsanlarının, Roma deniz 

ticaretine ağır darbeler vurmasından ötürü, Roma buraya güçlü bir ordu göndermiştir. Romalılar ilk savaşta başarılı olamamışlar, Pompeus’un emrine bütün eyalet kuvvetleri verilmiş ve bunlara 500 savaş gemisi de katılmıştır. Romalılar korsanların kalelerini ele geçirmiş ve böylece Kilikya bölgesi Roma İmparatorluğu’nun topraklarına katılmıştır. İmparator Hadrianus MS.120-135 yıllarında Çukurova bölgesine önem vermiş ve burasını önemli bir ticaret merkezi haline getirmiştir. MS.395’de Roma’nın ikiye ayrılmasından sonra Adana ile birlikte Osmaniye, Doğu Roma’nın yönetimine girmiştir. 

MS.VII.yüzyılın ortalarında Arap akınlarının Anadolu’ya yönelmesinden sonra, Emevi halifesi Abdülmelik (685-705) yöreyi ele geçirmiş ve İslâm kültürünün kökleşmesinde etkili olmuştur. 

Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra, Kutalmış oğlu, 1. Rükneddin Süleyman Şah Adana, Tarsus, Misis ve Anazarva dahil bütün Çukurova’yı ele geçirmiş (1082-1083), böylece bütün Çukurova bu tarihte, Anadolu Selçuklu Devleti’nin egemenliğine girmiştir. MS.XIII.yüzyılda Memlûklular Ermeni Prensliğini ortadan kaldırmıştır. Horasan’dan gelen oğuzların Yüreğir boyundan Ramazanoğulları Adana ve çevresine yerleşmiştir. Ramazanoğulları Beyliği Osmanlı İmparatorluğu ile Mısır’ın Kölemen sultanları arasında sıkışıp kalmıştır. Çukurova bölgesi Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında (1517) Osmanlı topraklarına katılmışsa da, Ramazanoğlu Mahmut Bey’in Yavuz Sultan Selim ile Mısır Seferine katılması ve Adana şehrinin anahtarını Ona vermesinden ötürü eyaletin yönetimi bir süre daha Ramazanoğulları’nın elinde kalmıştır. Ramazanoğulları babadan oğula geçen valilik sistemi ile Adana ve Çukurova bölgesini Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı kalarak idare etmiştir. 


 

XIX.yüzyılın ilk yarısında Osmanlı İmparatorluğuna karşı isyan eden Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa Adana ve yöresini ele geçirmiş, Kütahya Antlaşması (1833) ile Mısır’a bağlanmış, ardından yapılan Londra Antlaşması (1840) ile tekrar Osmanlı topraklarına katılmıştır. 

1866 yılında Hacıosmanlı merkezli kurulan Osmaniye, Payas, Üzeyir, Cebeli Bereket sancağı Halep eyaletine, Osmaniye de Cebeli Bereket Sancağı bağlanmıştır. Cebeli Bereket Sancağı Gavur Dağlarındaki isyanların ve asayişin sağlanması amacı ile 1878 yılında kurulmuştur. Cebeli Bereket Sancağının merkezi 1905 yılında Osmaniye’ye taşınmıştır. 

I.Dünya Savaşı’ndan sonra 24 aralık 1918’de Fransız birlikleri, işbirlikçi Ermeni çeteleriyle Adana ve yöresini işgal etmişler, Türk milis kuvvetlerinin şiddete direnmesi, işgalcilerin önemli kayba uğramalarına neden olmuştu. 20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara İtilafnamesi hükümleri uyarınca 5 Ocak 1922’de Fransız işgal kuvvetleri yöreden çekilmişlerdir. 

Cumhuriyetin ilanından sonra sancakların vilayete dönüştürülmesi ile Cebeli Bereket Vilayet olmuş, 1933 yılında da yeniden ilçe olarak Adana’ya bağlanmıştır. 1996’da da il konumuna getirilmiştir. 


0