Soru

akıllıııııııııı kullanıcısının avatarı

sivil toplum örgütlerinin demokratik hayattaki yeri ve önemi

gönderen Akıllıııııııııı

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Akıllıııııııııı kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

2
05395038030 kullanıcısının avatarı
En İyi Cevap! 05395038030 cevapladı


İnsan, insan olarak yaratılmış olmak dolayısıyla birtakım haklar ve yükümlülüklere sahiptir. İnsanın bu haklardan vazgeçmeye, bunları devretmeye hakkı olmadığı gibi, hiçbir gücün de hiçbir gerekçeyle bu hakları ortadan kaldırma yetkisi bulunmamaktadır. Bu da, insan haklarının insandan ayrılmazlığını vurgulamakta ve hakların temelinde 'insan olarak yaratılma'nın asıl faktör olduğuna işaret etmektedir.

Bu hakları ifade etmek üzere çeşitli terimlerin kullanılmış olduğunu görüyoruz; kişi hak ve özgürlükleri, temel hak ve özgürlükler, kamu özgürlükleri, vb. Ancak bunların hiçbirisi, insan hakları kavramı kadar geniş kapsamlı değildir. Hak kavramı, özgürlükleri içermenin yanısıra, kamu otoritelerinden ve özel kişilerden birtakım somut taleplerde bulunabilme yetkisini de taşır ve bu yüzden de daha geniş kapsamlıdır. İnsan Hakları kavramı, pozitif hukuk tarafından tanınmış olsun olmasın, insanların insan olmak dolayısıyla sahip olmaları gerekli tüm hak ve özgürlükleri ifade etmektedir. Bu yönüyle pozitif hukukun dışında ve üstünde bir anlam taşımaktadır; yalnız olanı değil, olması gerekeni de içermektedir.

İnsan hakları, sadece belli bir zamanda, belli bir ülkede yaşayan insanlar için, belli bir anayasa ve yasalarla tanınan hak ve özgürlükleri değil, zaman ve mekandan soyut bir biçimde, ayrımsız tüm insanlar için tanınması gereken hak ve özgürlükleri ifade etmektedir. Bu nedenlerden dolayı insan hakları kavramı, bu alanda kullanılan benzer kavramların en kapsamlısıdır. İnsan hakları kavramı, yazılı hukukun tanıdığı haklarla olduğu kadar, olması gerekenlerle ve evrensel olanla da ilgilidir ve insan hakları, her zaman anayasa ve yasaların tanıdığı hak ve özgürlükler katalogunun önünde koşmaktadır.

Ancak insan haklarının kavramsallaştırılması çok yenidir ve modern dünyaya aittir. Günümüzde insan hakları dendiğinde, daha çok batılı kavramsal çerçeve anlaşılmaktadır ve bu Batılı insan hakları kuramına ve politikalarına zaman zaman çeşitli itirazlar yönelmiştir. Bu noktada, insan haklarını yalnız kendine özgü değerler olarak kabul eden; bu kavramı bir kültür üstünlüğü olarak sunan ve kendi dışındaki kültürlere insan hakları bahanesiyle müdahaleyi hak sayan Batı'nın egemen politikaları, hem Batı'nın insan hakları politikalarının, hem de insan hakları kavramının ve onun evrenselliğinin tartışılmasına yolaçmaktadır.

Ancak herşeye rağmen insan haklarından ve onun evrenselliğinden vazgeçmemek gerekmektedir. Çünkü, kim tarafından ne amaçla kavramsallaştırılmış olursa olsun insan hakları, tam bir eşitlikle, insanlık ailesinin her bireyinin sahip olduğu insanlık onuruna bağlı haklardır. İnsanlık onurunda din, dil, cins, renk, ırk ve kavim farkı gözetilmediği gibi, insanlık onuruna sıkıca bağlı olan ve yararlanılabilmesi için insan bireyi olmaktan başka şart aranmayan insan haklarında, hiçbir farklılık ve ayrıcalık söz konusu olamaz.

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (1)
  • oy ver Seviye: 5, Oylar: 2

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
fashioon872 kullanıcısının avatarı
Fashioon872 cevapladı

sivil toplum örgütleri demokratik hayatta pek önemsenmemesine rağmen önemleri çok fazladır çünkü bir kişinin ortaya çıkıpta ifade edemediği şeyleri bir grup ve bütün olarak ifade ederler.

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (1)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...