Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-10-23T22:02:30+03:00

Tat tomurcukları hakkında bahsedecek olursak;
Dilimiz üzerinde bulunan her bir tomurcuk üzerinde on ile elli arasında alıcı hücre yani receptör bulunmaktadır. Bu hücrelerin kendilerini yenileme özelliği bulunmaktadır. Aldığımız besinlerin aşırı soğuk ya da sıcak olması tat tomurcuklarını olumsuz etkilemektedir. Aşırı uyarılma ile birlikte alıcı hücreler ölmektedir. Bu hücrelerin kendini yenilemesi yaklaşık  yaklaşık 2 haftayı bulabilmektedir. Dilimiz üzerindeki tat tomurcukları sayısı  kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Genç insanların dillerinde tat tomurcukları yaşlı bir insana göre ortalama iki kat daha fazladır. Genç bir insanda neredeyse 10.000 adet tat tomurcuğu bulunmaktadır. Bu tat tomurcuklarının sayısı yaşlandıkça azalmaktadır. Bundan dolayı gençinsanlar yaşlılara göre daha iyi tat alabilmektedir.

Dört çeşit ana tat vardır. Bunlar tatlı, acı, ekşi ve tuzludur. Bir tadın hissedilmesi için mililitrede yaklaşık on katrilyon molekül bulunmalıdır. Dil her tadı aynı derece hissetmemektedir. Dilin hassas olduğu besin maddeleri acı, ekşi, tatlı ve tuzlu olarak sıralanmaktadır.

Her besinde yapısına bağlı olarak farklı konsantrasyonlar bulunmaktadır. Bu konsantrasyonlardan dolayı bazı maddeler farklıtat hissi vermektedir. Örneğin sodyumklorür ve potasyumklorür moleküllerdeki yoğunluğa bağlı olarak farklı biçimde hissedilmektedir. Yani aynı madde yoğunluk değiştikçe hem tatlı hem tuzlu olarak algılanabilir. Belli bir yoğunlukta molekül bulunmaz ise tat hissedilmez.

Bazı kişiler dil üzerindeki tat alıcılarının özelliğine bağlı olarak aynı tat üzerinde farklı yorumlar yapabilmektedir. Yani bir besin birine aşırı tatlı gelebilirken diğer bir kişiye normal gelebilmektedir. Günlük yaşamdan örnek verecek olursak; kimisi çorbasına çok fazla tuz koyarken, kimisi zaten tuzlu olduğunu düşünebilmektedir. Bu durum kişisel tat algıları ve alışkanlıklarla açıklanmaktadır.

1 5 1