Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-10-23T17:23:49+03:00

AÇIK SÖZLÜLÜĞÜ

Atatürk, doğruyu söylemekten asla çekinmezdi. "Ben, düşündüklerimi daima halkın huzurunda söylemeliyim.yanlışım varsa halk beni tekzip eder." derdi.

ÇOK CEPHELİLİĞİ

Atatürk, çok cepheli bir liderdi. O, hem fikir, hem de hareket adamıdır. Yani bir taraftan Türk inkılabının hazırlayıcısı, diğer taraftan da uygulayıcısı olmuştur. Hem düşünen, hem de eserler veren Atatürk, çok yönlü bir lider olduğunu göstermiştir.

EĞİTİMCİLİĞİ

Atatürk, toplumu çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarmayı amaçladığı için milli eğitim ile yakından ilgilenmiştir.O, "Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüce bir toplum olarak yaşatır; ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder." demiştir.

GURURA YER VERMEMESİ

Atatürk, kurduğu cumhuriyet yaptığı inkılaplar ve kazandığı zaferlere rağmen gurura kapılmamıştır. “Ben yaptım!” sözünden hep kaçınmıştır. Her zaman: “Türk milleti başardı” demiştir.

HAKİKATİ ARAMA GÜCÜ

Hakikati aramak ve hakikati konuşmak, Atatürk'ün yöntemiydi. O, akıl ve bilime değer verirdi. Olaylara bir bilim adamı gözüyle bakarak hakikati bulmaya çalışırdı. "Akıl ve mantığın halledemeyeceği mesele yoktur." derdi.

Atatürk, gerçekçi bir insandı. Olaylar ve kişiler karşısında gerçekleri çekinmeden söylediği gibi, doğru olanın gerçekleşmesi için elinden geleni de yapardı. O, yapacağı bir işte önce engelleri görür, onları birer birer ortadan kaldırır, sonunda amacına ulaşırdı. Hayalcilikten uzaktı.

İDEALİSTLİĞİ

Atatürk'ün en büyük ideali, Türk Milleti'nin "En medeni ve refah seviyesi yüksek bir millet olarak varlığını yükseltmek"ti.Bir idealist olarak, en kısa zamanda bu hedefe ulaşmak istiyordu. Onun diğer bir amacı da tüm ulusların barış içinde yaşamasıydı. Atatürk, Türk milletinin çağdaşlaşması için önüne çıkan tüm engelleri yenmiştir.

İLERİ GÖRÜŞLÜLÜĞÜ

Atatürk, olayların gidişini değerlendirerek sonucunu tespit ederdi. Çanakkale Muharebeleri sırasında, düşman donanmasının nerden çıkarma yapabileceğini önceden sezerek gerekli tedbiri alması, savaşın sonucunu değiştirmiştir.

İNSAN ve MİLLET SEVGİSİ

Atatürk, milletini çok severdi milleti uğruna gece gündüz çalışmış, en umutsuz zamanlarda bile milletle beraber olmayı, millete güvenmeyi kendine prensip edinmişti. O yalnız kendi milletine değil bütün uygar milletlere saygı duymuştur.

İYİ KALPLİLİĞİ

Atatürk, iyi kalpliydi. İnsanlığı bekleyen felaketlere karşı sürekli çareler arardı. Ona göre gayesi barış olmayan bir savaş, cinayetti.

MANTIKLILIĞI

Keskin bir mantık ve zekâ gücüne sahip olan Atatürk, hayatı boyunca akıl ve mantığa büyük önem vermiştir. Bu özellik, onun evrensel devlet adamı olarak tanınmasında büyük bir rol oynamıştır. "Bizim akıl, mantık ve zekâ ile hareket etmek en belirgin özelliğimizdir." diyerek ülke sorunlarında mantık ve şuurla hareket edildiğini göstermiştir.

METODLU ÇALIŞMASI

Atatürk, yapılacak işlerin zamanını ve sırasını çok iyi bilirdi. O yapacağı işlerde her şeyi sırayla yapardı. Önce engelleri ortadan kaldırır, sonra hedefe varmada hiç zorlanmazdı.

REHBERLİĞİ

Atatürk, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktıktan hemen sonra başladığı işlerde bir rehberin bütün özelliklerini sergilemişti. O, millete en doğru yolu göstermişti.

SABIR ve DİSİPLİN ANLAYIŞI

Atatürk, önemli düşünceler karşısında önce düşünür, inceler, araştırır ve tartışır; sonra da kesin kararını verirdi. Verdiği kararın uygulanma zamanını ise sabırla beklerdi. Atatürk, disipline de çok önem verirdi. Bir işi yapmaya karar verdiği zaman ısrarla o konu üzerinde çalışır. Asla vazgeçmezdi.

SANATSEVERLİĞİ

Atatürk, sanata düşkündü. O, Türk milletinin engin bir sanat zevki olduğuna inanırdı.

ÜMİTSİZLİĞE YER VERMEMESİ

Atatürk, asla ümitsizliğe düşmezdi. İç ve dış düşmanların çokluğuna rağmen Milli Mücadeleyi başlatmış ve başarmıştır.

VATAN SEVERLİĞİ

Vatan sevgisi, Atatürk'ün en önemli özelliğidir. Vatanın savunulması için hiçbir fedakârlıktan kaçınmamıştır. Vatan savunmasını her şeyden önemli ve her şeyden üstün gören Atatürk'ün İstiklâl Savaşı'nın kazanılmasında vatan sevgisi ve Türk milletine olan güveni, önemli bir yer tutar.

Vatan ve millet sevgisi Atatürk'ün taşıdığı özelliklerin temel taşıydı. O vatanı ve milleti için canını seve seve verebilecek bir karaktere sahipti. O, kişisel egemenliği ortadan kaldırmış, egemenliği kayıtsız şartsız milletine vermiştir. Bununla milletine olan güvenini, sevgisini açıkça göstermiştir

YÖNETİCİLİĞİ

1 1 1
2012-10-23T17:24:12+03:00

Vatanı düşmandan kurtarıp Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran, Türk İnkılabını gerçekleştiren Atatürk'ün kişiliği üzerinde başta Türkçe olmak üzere belli başlı dillerde pek çok araştırma yayınlanmıştır. Bu da ulu önderin kişiliğine karşı duyulan ilginin bir işaretidir. Bütün bu yazarların üzerinde birleştiği husus Atatürk'ün bir dahi olduğudur. O seçkin tarihte ender çıkan kişiliklerdendir. Dahi dediğimiz insanlar kendi aralarında toplum etkisinin üstüne çıkabildikleri gibi onu çok büyük ölçüde biçimlendirirlerde. Bir Mozart veya Beethoven belirmeseydi, çok sesli müzik bu gün ne durumda olurdu? Kopernikus, Galiei, Kepler gibi on beş yirmi fizik dahisi çıkmasaydı bilimsel gelişme ne durumda kalırdı? Sayıları çok daha az olan dahiler toplumsal ortamı değiştirebilecek çok çeşitli özelliklere sahiptirler. Tarihte üstün asker, büyük devlet adamı çok görülmüştür. Ama toplumsal ortamı değiştirmeye cesaret edenler çok  azınlıktadır. İşte Atatürk bu tür önder dahilerden biridir. Dehası tek alanda sınırlı değildir. Hep başarılarla geçen bir askerlik hayatı, devlet kuruculuğu, inkılapçılık dehasının belirdiği belli başlı alanlardır.

Atatürk'ün pek çok özelliğini ilkokuldan beri, belki de daha önce ailenizden başlayarak öğrendiniz. Bütün bu öğrendiklerinizi toplayacak olursak Atatürk'te şu özelliklerin olduğunu görürüz. Olayları değerlendirmede olağanüstü başarılıdır. Zorluklar karşısında yılgınlığa kapılmaz, olayları yüzeysel olarak değerlendirmez, onları doğuran sebepleri çok iyi görür. Gerçekleri arar ve bulur. Bu niteliği onu adeta bir bilim adamı yapmıştır. Durmadan okur, çok okur, okuduklarını değerlendirir. Cephede savaş alanlarında bile okumuştur. Atatürk'ün kitap okuma sevgisi bütün Türklere örnek olmalıdır. İnkılapların en yoğun olduğu 1929 yılında nasıl kitap peşinde koştuğunu yeni çıkan tarih ve hukuk kitaplarının sağlanması için büyük elçilikleri nasıl seferber ettiği şimdi öğrenilmektedir.

Bu araştırma aşkı onu yazar da yapmıştır. Askerliğe dair dördü telif ikisi çeviri altı kitabı vardır. Büyük Nutku görkemli bir tarih ve siyaset eseridir. Vatandaş için medeni bilgiler kitabı modern hukuk öğretilerini ve demokrasiyi öven büyük bir eserdir. Dilimizde sadeleşme akımı başlayınca pek çok terimi Atatürk buldu. En şaşırtıcı olanı bugün kullandığımız geometri terimlerinin bile onun tarafından yazılan bir geometri kitabında yer almasıdır. Atatürk önemli siyasal gelişmeler karşısında ünlü gazetecilere makaleler de yazdırırdı.

Atatürk herkesin düşüncesine değer verir herhangi bir karar alacağı zaman ilk önce çevresindekileri dinlerdi. Daha sonra kafasında oluşturduğu kararı verirdi. Kararı verdikten sonra asla ondan dönmez, gerçekleşmesi için sabırla beklerdi. Hoşgörülü idi. Vatan ve millet sevgisine kendisini tam ve coşkulu bir şekilde adamıştı. Gelmiş geçmiş en büyük Türk milliyetçisi idi.

Atatürk ileriyi çok iyi görebilen bir önderdi."Yolunda yürüyen bir yolcunun yalnız ufkunu görmesi yetmez. Muhakkak ufkun ötesini de görmesi ve bilmesi gereklidir." diyordu. Atatürk'ün ileri görüşlülüğü konusunda en çarpıcı örnek 1932’de Amerikalı General Mac Arthur'la yaptığı görüşmede 1939 da çıkacak ve 1945 yılına kadar devam edecek olan II. Dünya Savaşı'nı ve sonuçlarını ona anlatması ve savaştan sonra aynısı çıkması Atatürk'ün ileriyi çok iyi gördüğünü gösteren bir örnektir.   

Atatürk'ün vatanseverliğini, idealistliğini, hakikati arama gücünü, yaratıcı zihniyetini, ileri görüşlülüğünü, mantıklılığını, çok cepheliliğini yöneticiliğini, gurura ve umutsuzluğa yer vermemesi gibi kişisel özelliklerini çok iyi okuyup anlamalıyız

1 1 1