Cevaplar

2012-10-25T12:36:21+03:00

Hastaneler radyoaktif araçların kullanıldıgı yerler. Elektromağnetik dalgalara bağlı olan sistemler, bilgi aktarımıyla ilgili olanlar ve enerji aktarımı ile ilgili olanlar şeklinde ikiye ayrılır.

1 1 1
2012-10-25T12:36:47+03:00
Elektromağnetik Dalgaların kullanım alanları  

 

Televizyon Yayınları

Elektromağnetik dalgalara bağlı olan sistemler, bilgi aktarımıyla ilgili olanlar ve enerji aktarımı ile ilgili olanlar şeklinde ikiye ayrılır. Bunlardan ilk kategoriye giren televizyonu inceleyelim.

Televizyon yayınlarının başlangıcı 1930’lu yıllara kadar uzanır. Bu tarihlerde, resimler ilk defa mekanik yollarla elektrik sinyalleri haline dönüştürülüp, radyo dalgaları ile yayınlanmış ve hareketli resimler elde edilmiştir. İlk resmi TV yayınları İngiltere BBC tarafından başlatılmıştır. II. Dünya Savaşı yüzünden bir süre canlılığını kaybeden TV araştırmaları, savaşın bitmesi ile tekrar hızlanmış ve elektronik taramalı, bugün kullandığımız teknikle çalışan TV sistemleri Avrupa’da ve özellikle ABD’de kısa bir sürede yaygınlaşmıştır.

 

 

İlk renkli TV yayın sistemi olan NTSC 1948 yılında ABD de SECAM 1957 yılında Fransa’da PAL 1961 yılında Batı Almanya’da uygulamaya başlamıştır. Diğer dünya ülkeleri, bu üç sistemden birini seçerek, renkli TV yayın sistemlerini belirlemişlerdir.

Ülkemizde televizyon yayınlarının izleyicilere daha temiz olarak iletilmesi için bilinen VHF, UHF verici yayın sistemleri yanında yeni yayın ve iletim sistemleri geliştirildi. Bunlardan Kablo – TV yayın sistemi özellikle büyük şehirlerde ve elde çok fazla sayıda yayın kanalının bulunması durumlarında uydu yayın sistemi ise, normal yayınların ulaşamadığı dağlık bölgelere ve çok uzak mesafelere yayın iletmek için kullanılıyor.

TV yayınları üç değişik yolla yapılmaktadır.

1.  TV Vericileri ile

2.  Kablo ile

3.  Uydularla

Bugün en yaygın olarak kullanılan yayın şekli, TV vericileri ile yapılan yayındır. En önemli mahzuru, alıcı antenlerin verici antenleri görme zorunluluğudur. Eğer antenler birbirinin görmezse, gölgesiz bir görüntü alınamayabilir. Arada engel bulunmadığı takdirde, 30 – 40 km uzaklığa kadar yayın yapabilir.

Özellikle, şehir merkezlerinde, yüksek ve sık binaların bulunduğu yerlerde, alıcı antenlerin vericiyi görmesi ve gölgesiz yayın alması imkansızlaşır. Bu durumda, TV işaretleri, verici ile yayınlamak yerine, bir kablo aracılığıyla ile iletilirse, bu yayına kablo-TV Yayını adı verilir. TV kablosu kollara ayrılarak bütün abonelere iletilir.

Son yıllarda gittikçe yaygınlaşan bir yayın sistemi de, uydu ile yapılan yayaın şeklidir. TV yayını, dünya çevresinde yörüngede bulunan bir uydudan yapılır. Uydu yayınında verici gökyüzünde olduğundan, alıcı antenle verici antenin birbirinin görmesi, hemen her durumda mümkündür.

1 5 1