Cevaplar

2012-10-27T12:14:57+03:00

Ziya Gökalp çevresinde sade bir dille ve hece vezni ile yazılan bir şiir hareketinin oluşmasında ve gelişmesinde, "Genç Ka­lemler" dergisi önemli bir işlev görmüştür. O dönemde "Genç Kalemler" dergisinde "Yeni Lisancılar" olarak bilinen şairler sa­de bir dille ve hece ölçüsüyle şiirler yazmışlardır.

 

"Genç Kalemler", 1910-1912 yıllarında Selanik'te yayınlanan milliyetçi bir fikir dergisidir. "Hüsün ve Şiir" adı altında yayın hayatında başlayan dergi, 8. sayıdan itibaren "Genç Kalemler" adını alır. Derginin başyazarı ise Ali Canip (Yöntem) Bey'dir. Dergide, 1911 yılı nisan ayında Ömer Seyfettin tarafından "Ye­ni Lisan" adlı bir makale yayımlanır. Makalenin altında yazarın adı yerine büyük bir soru işareti vardır. Bu makaleyle birlikte Ye­ni Lisan hareketi de başlamış sayılır. Yeni lisan hareketinin özü­nü, dilde sadeleşmenin gerçekleşmesi, Türkçeden yabancı ku­ralların çıkarılması ve yazı dili ile konuşma dili arasındaki ayrı­mın ortadan kaldırılması oluşturur. Bu hareket, dilde birliği ve ulusallaşmayı savunmuş; Millî Edebiyat akımının öncülüğünü yapmıştır. Dergide bir yandan millî bir dil ve edebiyat anlayışı­nın kuramsal çerçevesi çizilmiş; bir yandan da ileri sürülen gö­rüşler yaşama geçirilmiştir.

 

O yıllarda milliyetçilik, toplumun gündemindeki en önemli ko­nularından biridir. 1911'den sonra, "Yeni Lisan" hareketiyle bir­likte milliyetçilik düşüncesinin bir ürünü olarak Türkçülüfikri, Türk aydınları arasında hızla yayılmıştır. Çok geçmeden Genç Kalemler, Türk Yurdu, Yeni Mecmua ve diğer yayınlarla Türkçü­lük, dil ve edebiyatta bir akım haline gelmiştir. Akımın öncülü­ğünü Ziya Gökalp ile Fuat Köprülü yapmıştır. Türkçülük fikri edebî yaşamı da etkilemiş ve bu fikrin bir ürünü olan Millî Ede­biyat akımı, I. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul başta olmak üzere ülkede yaygınlaşmıştır. Ali Canip Yöntem, Ömer Sey­fettin ve onlara sonradan katılan ama etkisi daha büyük olan Ziya Gökalp'in öncülüğünde yeni bir edebiyat, yeni bir dil ve yeni bir şiir anlayışı kendisini hızla kabul ettirmiştir.

 bunu buldum abnca

2 3 2
2012-10-27T12:14:58+03:00

Bilindiği üzere Türkiye’deki alfabe tartışmaları Ahmet Cevdet Paşa’dan itibaren başlamıştır.
Önceleri Arap harflerinin ıslahı üzerinde yapılan tartışmalar, daha sonra yeni bir alfabe
oluşturma fikrine dönüşmüş ve tartışmalar daha çok bu alanda yoğunlaşmıştır. Ahmet Cevdet
Paşa’dan itibaren başlayan bu yeni gelişme, Cumhuriyet devrine kadar aralıklarla devam
etmiş Tanzimat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinde birbirinden çok farklı görüşler ileri
sürülmüştür. Bu görüşlerden biri de Meşrutiyet döneminde Dr. İsmail Hakkı Beyin önerdiği
ve harflerin birbirinden ayrı yazılmasını öngören hurûf-ı munfasıla fikriydi.
Bu bildiride hurûf-ı munfasıla fikrinin yaygınlaşması için Dr. İsmail Hakkı Beyin ve onun
öncülüğünde kurulan Islah-ı Huruf Cemiyeti’nin çalışmalarına yer verilecek ve cemiyetin
yayın organı olarak çıkan Yeni Yazı isimli gazetenin alfabe tartışmalarında oynadığı rol,
ayrıntılı olarak açıklanmaya çalışılacaktır.

2 5 2