Cevaplar

En İyi Cevap!
2012-10-27T13:27:48+03:00

Toplum öncelikle içinde bulunduğu düzenle beraber düşünüldüğünde gerçek anlamına kavuşacaktır. Nitekim toplum denilen yapı farklı insanların birarada yaşadıkları ve birbirlerine saygının şart olduğu bir yaşam biçimi olarak tanımlanabilir. Bu şartlar altında düşünüldüğünde toplumda sürekli bir düzenin var olması için gerek ahlak kuralları gerekse yasal kurallarla toplumun refahı ve mutluluğu garanti altına alınmalıdır. 

Toplumun düzenin sağlayan kuralları yukarıda belirttiğim gibi gerek yasal gerekse örf - adet kuralları olarak tanımlayabiliriz. Yasal kuralların oluşmasında her ne kadar örf ve adetler etkili olsada devlet bazında bağlayıcılığı olabilmesi için bunun yasal düzleme oturtulmuş ve karşılığınında belirtilmiş olması gerekmektedir. Örneğin, toplumda hırsızlık yapmak kötü bir olgu olarak kabul görür; ancak yasal düzlemde bu sürecin sonucunda kişi bir ceza alacağını bilir ve bu durumdan sakınmaya çalışır. Toplumun kendi ceza verme yöntemleri olsa da (o kişiyi dışlama, yok sayma hatta uç durumlarda linç etme gibi) bu görevin devlete ait olduğunu bilmek daha gerçekçi olacaktır. Yasalar sadece toplumun refah ve mutluluğunu sağlamaz aynı zamanda insanlara bir düzen sunar. Bu düzen insanların hayatlarına dair sorun yaşadıkları noktalarda ne yapmaları gerektiğine yönelik çözüm önerileri sunar. 

Sonuç olarak toplumda kurallara uymayı reddedenler bugün ya toplumdan dışlanmış bir halde yaşarlar ya da devletin ceza organlarında yani hapishanelerde yaşamlarını devam ettirirler. Toplumda var olan insanların yaşamları en iyi şekilde devam ettirmeleri için kurallara uyulması gerekliliğini iyi bilmeli ve buna göre yaşamayı kendielrine ilke edinmeleri gerekmektedir. 

Teşekkürler.

1 5 1