Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-10-27T14:54:10+03:00

Genç Werther'in Acıları

Werther en yakın arkadaşı Wilhelm’ın kardeşi Leonore’a aşık olur. Bu
nedenle yaşadığı yerden ayrılır ve Wilhelm’a düzeleceğine dair söz verir.
Werther taşındığı bu yeni vadideki arkadaşlarıyla bir partiye davet ediliyor.
Arkadaşları Werther’e gidecekleri evdeki kızın çok güzel olduğunu, aşık
olmamasını söylüyorlar. Werther neden diye sorduğunda kızın nişanlı
olduğunu öğreniyor. Partiye gittiklerinde Werther kıza aşık oluyor.
Mektuplarında Wilhelm’a sürekli Charlotte’tan bahsediyor. Hatta onun
güzelliğini ve ne kadar çok sevdiğini sözlerle ifade edemiyor. Werther hergün
vadinin öbür ucunda oturmasına rağmen
Charlotte’u görmeye gidiyor. Güneşin batışını birlikte izliyorlar, düşünce
yapıları aynı. Birlikte çok güzel vakit geçiriyorlar. Werther Charlotte’un
nişanlısı Albert ile tanışınca üçü birlikte vakit geçirmeye başlıyorlar. Vadide
birlikte geziyorlar. Güneşin batışını birlikte izliyorlar. Werther, Albert ve
Charlotte’un farklı düşündüklerini, Albert’ın yerinde başkası olsa daha iyi
olacağını düşünüyor. Ama yinede Werther Albert’ı çok iyi bir arkadaş olarak
görüyor. Werther sürekli Albert ve Charlotte’u görerek daha kötü olduğunu
düşünerek, Charlotte’u unutmak için başka şehre taşınır. Fakat oradaki
insanlara alışamaz. Bir süre orada yaşadıktan sonra tekrar vadideki evine
döner. Albert ve Charlotte evlenince Werther kesinlikle bu aşktan
vazgeçmesi gerektiğini düşünür. Ama ne yaparsa yapsın gün geçtikçe
Charlotte’a daha büyük bir sevgiyle bağlanır. Werther bunun böyle
olmayacağını düşünerek hergün acı çekmektense intihar etmeyi tercih eder.
Hergün intihar etmek ister ama yapamaz. Bir gün uşağını çağırır. Kendisinin
gezmeye çıkacağını ve Albert’tan gidip silahlarından birini almasını ister.
Uşak gider ve durumu açıklar silahlarından birini ister. Albert Charlotte’a
silahlarından birini vermesini söyler . Charlotte Werther istediği için
silahlardan birini alır ve güzelce temizler.

2 3 2
2012-10-27T15:02:41+03:00

Roman Werther adındaki genç bir adamın büyük şehirden kaçıp doğayla uyum içinde yaşayacağı küçük yerlere kaçmasıyla başlıyor. Daha ilk mektubunda anlıyoruz ki ruhsal açıdan sıkıntılar yaşayan ve bundan kaçmak için şehri terk eden bir adam Werther. Gittiği yerleri, gezip gördüğü doğayı ve yeni tanıştığı insanları ruh haliyle birlikte arkadaşı Wilhelm’e yazmaya başlar. İnsanlardan, büyük şehirden ve getirdiği sorunlardan kaçmak genel anlamda iyi gelir Werther’a ama bir süre sonra genç ve güzel Lotte ile tanışır. Daha ilk anda etkilenir Lotte’den fakat bir engel vardır önünde, çünkü Lotte nişanlıdır. İş için uzakta olan nişanlının yokluğunda Werther ve Lotte birçok yönden güzel bir dostluk kurar aralarında, Lotte’nin arkadaşlığından o kadar hoşlanır ki Werther gönlünü nişanlı kıza kaptırır.

Ortada bir nişanlı olduğundan ve Lotte nişanlısını çok sevdiğinden aşkını kalbine gömüp Lotte ile olan diyaloguna devam eder Werther ama kalbi ve ruhu aşkla doluyken ona dokunamamak aşkını dile getirememek ruhunu acıya boğar.

Lotte’nin nişanlısı Albert ile tanıştığında ise daha da üzülür çünkü Albert harika bir insandır ve Lotte’yi çok seviyordur. İkisiyle de görüşmeye devam eder, arkadaşı Wilhelm Werther’i teselli edip bu aşkı bırakmasını ister ama ne mümkün. Werther tüm ruhuyla Lotte’ye âşıkken nasıl olur da vazgeçebilir?

Wilhelm’e yazdığı şu paragraftan Werther’in çaresizliğini hissedebilirsiniz:

“Sinsi bir hastalığın önlenemez bir şekilde her geçen gün ölüme yaklaştırdığı bahtsız birinden, hançerle işkencesine bir anda son vermesini isteyebilir misin? Gücünü tüketen hastalık, aynı zamanda ondan kurtulma cesaretinden de onu yoksun bırakmaz mı?”
(Sayfa 41)

Werther aşkı ve çaresizliği tüm hücrelerinde böylesine hissederken daha fazla orada kalamayacağını düşünüp başka bir yere gider. Uzak kalmanın ve çalışmanın iyi geleceğini düşünse de yanılır, kendini tekrar Lotte ve Albert’in yanında bulur. Bu zaman zarfında Lotte evlenmiştir elbette ve kocası Albert, Werther’in ziyaretlerinden duygularından rahatsız olmaya başlamıştır. Kibar ve asil bir insan olduğundan direkt yüzüne karşı söylemese de insanları iyi analiz eden Werther bu rahatsızlığın farkına varır ama elinden bir şey gelmez.

Lotte ise kocasını sevmesine rağmen arada kaldığını hisseder. Çünkü Werther ile olan ilişkisi çok hassas ince bir noktadadır; aşk ve dostluk. Kocasından dolayı bu çizgiyi aşamaz hiçbir zaman ama kalbinin derinliklerinde Werther’a bir şeyler hissettiğini anlar ve ona, bir daha görüşmemeleri gerektiğini söyler.

Werther’in dayanılmaz acılarından bir kuple daha:

“Ah bu boşluk! Göğsümün içinde, şurada hissettiğim bu korkunç boşluk! – Eğer onu bir kez olsun, bir kez olsun şu kalbe bastırabilsen, bu boşluktan eser kalmaz diye düşünüyorum çoğunlukla.”
(sayfa 83)

Lotte’nin bu isteği tahmin edeceğiniz üzere Werther’i acılara boğar. Artık bu acıya dayanamayacağını anlayınca intihar etmeye karar verir. Özenle hazırlanır intihara…

Werther son kez Lotte’yi görmeye gittiğinde, Lotte, adamdaki değişikliği sezer ama bir şey söyleyemez. Werther o gün oteline döndükten sonra uşağını Albert ve Lotte’nin evine gönderir ve Albert’ten yolculuğa çıkacağını söyleyerek silah istetir. Silahları bizzat Lotte’nin elinden alır uşak, bunu öğrenen Werther sevinçle karışık hüzün yaşar. (Lotte’yi gören onun yanında olan kişiyi görmek veyahut onun dokunduğu bir eşyaya dokunmak bile Werther için inanılmaz bir mutluluk kaynağı.) Ölümüm senin ellerinden olacak Lotte diye düşünür ve Lotte’ye bir veda mektubu bırakıp tetiğe basar.

Genç Werther’in acısı böyle hazin bir şekilde sona erer. Lotte intiharı duyduğunda yığılıp kalır öylece…

“-Ah, insan öyle fani ki, yaşadığından gerçekten emin olduğu bu dünya bile, varlığının tek bir gerçek iz bıraktığı bu dünyada bile, sevdiklerinin ruhunda ve hatıralarında o da sönüp kaybolacak, hem de çok çabuk!”
(Sayfa 84)

Acıyla, ızdırapla ve maalesef çaresizlikle dolu olan hüzünlü bir kitaptı. Goethe’nin ilk romanıymış bu ki zaten daha ilk kitabıyla geniş bir kitleye hitap ederek kısa sürede herkes tarafından tanınan bir yazar haline gelmiş.

Goethe kitabı yazarken hem kendi yaşadığı hem de arkadaşı Wilhelm’in yaşadığı trajik aşktan esinlenmiş. Goethe, hukuk stajını yaptığı dönemde bir arkadaşının nişanlısına aşık olmuş, bu aşktan doğan ahlaki çatışmalar esin kaynağı olmuş ama kitabın sonundaki trajik olayı kendinden değil arkadaşından esinlenmiş. Arkadaşı da tıpkı kitaptaki gibi evli bir kadına aşık olmuş, aşkın imkansızlığı yaşamayı dayanılmaz kılınca ise intihar etmiş.

Kitap o kadar etki etmiş ki, insanlarda “Werther Salgını” başlamış, kitaptaki gibi sarı ceketler falan giyilmeye başlamış ve intihar vakaları artmış. Kitap Goethe için büyük başarı sağlasa da birçok kişi tarafından eleştirilmiş. Mesela din adamları kitabın (Daha doğrusu kitaptaki Werther’in) intiharı mükemmelleştirdiğini normal bir şeymiş gibi gösterildiğini savunup Goethe’yi eleştirmiş.

Aşk acısı çeken ruhu ızdırap dolu gençlerin üstünde intihar etkileri göstermiş kitap. İntihar olayı Avrupa’da öyle bir yayılmış ve otoriteleri öyle endişelendirmiş ki Friedrich Nicolai sonu “mutlu” biten bir hiciv yazmış! Olaya bak! Tabi Goethe bu durumdan hoşlanmamış ve “Werther’in Mezarında Niceolai” adlı bir şiir yazarak hoşnutsuzluğunu dile getirmiş.

Kitabın sadece okuyuculara değil bizzat Goethe’ye de etkisi olmuş. Çok sonraları kitapla birlikte gelen şöhretinden ve arkadaşının nişanlısına aşık olduğunun duyulmasından rahatsız olmuş çünkü çoğu insan onca kitap arasında sadece bu kitapla kendisini tanıyormuş…

1 1 1