Cevaplar

2012-10-29T08:43:47+02:00

Sinir sistemini korumak için B3 vitamini 
Niasin, Niasinamid veya Nikotin Amid olarak da adlandırılan B3 vitamini protein, yağ ve karbonhidrat metabolizması için gerekli olan bir vitamindir. 

Yararları 
B3 vitamini kan dolaşımını düzenler, sağlıklı bir deri sağlar ve santral sinir sisteminin çalışmasına yardımcı olur. Beyin ve hafızanın ileri fonksiyonlarının denetlemesinden dolayı şizofreni ve diğer zihinsel hastalıklarda tedavi edici rol oynar. Son olarak yeterli B3 düzeyinin insülin ile estrojen, progesteron ve testesteron gibi cinsiyet hormonlarının sentezi için hayati rol oynadığı gösterilmiştir. Son zamanlarda kan kolesterolunu ve trigliseritini yan etki olmadan emniyetle düşürebildiği için doktorlar tarafından bu amaçla sıklıkla kullanılmaktadır. Ancak B3 vitamininin kullanımında doz ayarlaması mutlaka doktor tarafından yapılmalıdır. 

Hangi besinlerde bulunur? 
B3 vitamini içeren doğal yiyecekler sığır eti, brokoli, karnabahar, havuç, peynir, mısır unu, yumurta, balık, süt, patates ve domatestir. Ette bol miktarda vardır. Vücut, süt ve yumurtadaki proteinlerden de niasin üretebilir. 

Günlük ihtiyacınız nedir? 
Kadınların günde 15, erkeklerin 19 mikrogram almaları gerekir. 

Eksikliği nelere yol açar? 
B3 vitamini eksikliğinde pellegra adı verilen ve sinir sisteminde fonksiyon bozukluğu, mide bağırsak sistemi bozukluğu, ishal, zihin bulanıklığı, depresyon, ve ağır dermatit ve çeşitli cilt lezyonlarına neden olan bir hastalık oluşur. 

Fazlasının zararları 
Yüksek miktarlarda alınan B3 vitamini doğal bir allerjik reaksiyon olan ciltte kızarmalara neden olabilir. Bu kızarmalar yanma, kaşıntı ve ağrı ile beraber olabilir. Genellikle yüz, kollar ve göğüse yayılır. Zararsızdır ve 20 dakika ile bir saat arasında kendiliğinden geçer. Bir bardak su içilmesi de yardımcı olacaktır. Gebelikte B3 vitamini dikkatle kullanılmalıdır. Yüksek dozlarda saf nikotinik asit mide ülserleri, gut, glokom diabet ve karaciğer hastalıklarında sağlık problemlerini arttırabilirler. Günde 1.000 mg'ın üzerindeki dozlar için doktora danışmak gereklidir.

SİNİR SİSTEMİ

    İnsanlar, yaşadıkları çevrede meydana gelen değişiklikleri algılamak ve buna tepki vermek zorundadır. Sinir sistemi, çevre şartlarındaki  değişmeleri algılayıp, vücudun düzenli bir şekilde çalışmasını sağlar. Çevre şartlarında meydana gelen değişmelere uyarı denir. Uyarıların etkisiyle, sinir hücresinde meydana

gelen elektriksel değişmeye uyartı denir.

    Sinir sistemi sinir hücrelerinden oluşur. Sinir hücreleri, uyarıları alma ve iletme özelliğine sahip hücrelerdir. Özelleşmiş hücreler olduğundan bölünme özellikleri yoktur. Üç çeşit sinir hücresi vardır.

Duyu Sinirleri: Uyarıları merkezî sinir sistemi organlarına ileten sinirlere denir.

Motor Sinirleri: Merkezî sinir sisteminden gelen emirleri kaslara ve salgı bezlerine ileten sinirlerdir. Motor sinirlerine ayrıca harekete yöneltici sinirler de denir.

Ara Sinirleri: Merkezî sinir sisteminde bulunan ve duyu sinirleriyle motor sinirleri arasındaki bağlantıyı kuran sinirlerdir.

 

   İnsanda sinir sistemi iki bölümden oluşur.

  1. Merkezî Sinir Sistemi

  Kafatası ve omurga kanalındaki sinir organlarından oluşur. Merkezî sinir sistemi, tüm hayatsal olayların yönetimini ve denetimini sağlar. Dört önemli organdan oluşur; beyin, beyincik,  omurilik soğanı, omurilik.

 

a. Beyin: Kafatası içerisinde yer alır. İki yarım küreden oluşur. Dış yüzü girintili çıkıntılıdır. Beynin dış yüzeyinde koruyucu zarlar vardır. Zarlar arasındaki koruyucu sıvı, beyni çarpma ve darbelere karşı korur. Beyin, vücudun komuta merkezidir. Düşünme, öğrenme, hafızada tutma, konuşma ve istemli hareketler beyin tarafından gerçekleştirilir. Ayrıca akıl, zekâ ve duyu merkezleri de beyinde bulunur. Kan basıncını ve vücut sıcaklığını ayarlar.

b. Beyincik: Beynin alt arka tarafında yer alır. Yüzeyi beyin gibi girintili çıkıntılıdır. Yüzeyi, koruyucu zarla örtülüdür. İnsanda, kulakta bulunan yarım daire kanalından gelen uyarılarla kas faaliyetlerini düzenleyerek dengeyi, sağlar.

 

c. Omurilik Soğanı:  Şekli soğana benzediği için böyle isimlendirilir. Beyin ile omurilik arasında yer alır. Beyne giren bütün sinirler omurilik soğanından geçer. Omurilik soğanı, istemsiz çalışan iç organların kontrol merkezidir. Omurilik soğanı solunum, sindirim, boşaltım, salgılama ile ilgili önemli olayları düzenler. Ayrıca, soluma, yutma, öksürme, çiğneme, hapşırma, kusma gibi olayları kontrol eder.

 

d. Omurilik: Omurga kanalında yer alır. Omurilik soğanından başlayıp aşağıya doğru uzanır. Organlardan beyne ve beyinden organlara gelen sinirler omurilikten geçer. Omurilik refleks merkezidir. Bir uyarıya karşı düşünülmeden, anî ve hızlı verilen tepkiye refleks denir. Örneğin, sobada eli yanan ya da eline iğne batan insanın elini hemen çekmesi refleks olaylarıdır. İki çeşit refleks vardır:

Şartlı Refleks: Bir uyarının tekrarlanmasıyla ya da öğrenmeyle kazanılan reflekslerdir. Araba ve bisiklet sürmek, örgü örmek, yüzmek, limon gördüğünde ağzın sulanması şartlı reflekslerdir.

Kalıtsal Refleks: Sonradan kazanılmayan, doğuştan var olan reflekslerdir.

İğne batan elin çekilmesi, yüksek ışıkta göz bebeğinin küçülmesi, öksürme, aksırma kalıtsal reflekslerdir.

 

    2. Çevresel Sinir Sistemi

    Merkezî sinir sistemi dışındaki sinir hücrelerinin oluşturduğu sistemeçevresel sinir sistemi denir. Çevresel sinir sistemi duyu organlarından alınan uyarıları merkezî sinir sistemine, merkezî sinir sisteminden gelen uyarıları da bez, doku ve organlara taşır.

 

   


2 4 2
2012-10-29T08:49:06+02:00

Sindirim Sistemimizin Sağlığını Korumak Doğru Beslenmeyi Öğrenmek:
Dengeli ve yeterli beslenmemiz gerektiğini uzmanlardan ve büyüklerimizden sıkça duyarız. Dengeli ve yeterli beslenmek niçin bu kadar önemlidir? Vücudumuzun günlük enerji gereksinimini karşılamak, büyümemiz ve gelişmemizin sağlıklı olabilmesi için dengeli ve yeterli beslenmemiz gerekir. Yemek yemek temel ihtiyaçlarımızdandır. Ancak vücudumuz besinlerin ihtiyacımızdan fazla olan kısmını harcayamaz ve bunları yağa dönüştürerek depolar. Depolanan yağlar ise zamanla şişmanlığa sebep olur.

Dengeli ve yeterli beslenme besin içerikleri olan protein, karbonhidrat, yağ, vitamin, mineral ve suyun, ihtiyacımızı karşılayacak oranda ve birlikte alınmasıdır.
Stres ile dengesiz ve yetersiz beslenme sindirim sistemi sağlığını olumsuz etkileyen faktörlerdendir. Lifli besinleri tüketmek ve dengeli ve yeterli beslenmek ise sindirim sisteminin sağlığını olumlu etkiler.

Sindirim sistemimizin sağlığını korumak için:
• Çok sıcak ve çok soğuk şeyler yiyip içmemeliyiz.
• Lokmaları iyice çiğnemeli ve yavaş yemeliyiz.
• Sofradan tam olarak doymadan kalkmalıyız.
• Yemek sırasında ve yemekten sonra fazla su içmemeliyiz.
• Yemekten sonra bir saat kadar istirahat etmeliyiz.
• Yemeğe çiğ salata veya taze meyve ile başlamalıyız.
• Kafeinli ve asitli içeceklerden uzak durmalıyız.

Sindirim Sistemi Hastalıkları:

Ülser: Mide öz suyunun mide ve onikiparmak bağırsağını aşındırmasıdır.
Tifo: Kirli su ve mikroplu yiyeceklerle geçen basillerin oluşturduğu bir hastalıktır.
Dizanteri: Basillerin ya da amiplerin kalın bağırsağa yerleşerek yol açtıkları bir hastalıktır.
Kolera: Yiyecekler veya dışkıyla bulaşan virgül şeklindeki bakterilerin oluşturduğu bir hastalıktır.
İshal: Bütün bulaşıcı hastalıklar, bağırsak parazitleri, beslenme ve emilim bozukluklarında ortaya çıkan bir hastalıktır.
Gıda zehirlenmesi: Bozulmuş, mikroplu veya kirli besinlerin yol açtığı bir hastalıktır.
Apandisit: Kör bağırsaktaki apandisin iltihaplanmasıdır.


Alkolden ve Sigaradan Uzak Durmak:
Alkol, midenin iç yüzeyini örten tabakayı tahriş ederek gastrite ve kusmaya yol açabilir. Midenin üst bölümüyle yemek borusunun alt bölümünde küçük yırtıklara sebep olabilir. Alkolün uzun süre kullanılması özellikle B vitaminlerinin ve diğer besinlerin emilimini engelleyebilir. Ayrıca yüksek miktarda tüketilen alkol, karaciğer için önemli bir tehdit oluşturur. Sigara içme alışkanlığı da benzer sorunlara yol açar. Sindirim sistemimiz yediğimiz besinlerin sindirilmesini ve bu besinlerin ince bağırsak tarafından emilerek kanımıza geçmesini sağlar. Sindirim sonucu oluşan küçük moleküller dolaşım sistemimiz aracılığıyla hücrelerimize kadar taşınır. Vücudumuz besin içeriklerini enerji üretmek, yapım ve onarımını gerçekleştirmek ve faaliyetlerini düzenlemek için kullanır. Vücudumuz bu önemli görevlerini gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğu besin içeriklerini besin gruplarından sağlar.

1 5 1