Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-10-29T10:33:10+02:00
Kış Bahçesi

Ateşböceği Yolu kitabının yazarından, bir anne ile kızları arasındaki karmaşık bağlara ve geçmiş ile gelecek arasındaki yıkılmaz bağa dair sürükleyici, yürek sızlatacak kadar etkileyici ve güzel bir roman. Bazen annenin geçmişine bir kapı araladığında, kendi geleceğini bulursun! Meredith ve Nina Whitson birbirine taban tabana zıt karakterlerdeki kız kardeşlerdir. Biri evde kalıp çocuklarına bakmış ve aile işinin başına geçmiş, diğeriyse hayallerinin peşinden gidip dünyayı gezmiş ve ünlü bir foto muhabir olmuştur. Ancak sevgili babaları hastalandığında bu birbirine yabancı iki kadın, kendilerini yine bir arada, şimdi bile kızlarına herhangi bir avuntu vermeyen, aşırı mesafeli anneleri Anyanın yanında bulacaktır. Anneleriyle aralarındaki tek bağ, onun, çocukluklarında bazı geceler kızlara anlattığı bir Rus masalıdır. Ölüm döşeğindeki babalarınınsa, hayatındaki kadınlardan son bir arzusu vardır. Anya kızlarına bir masal anlatacaktır; yıllar önce başladığı ama hiç bitirmediği o masalı. Hem de bu kez sonuna kadar. Bu masal daha önce duydukları hiçbir şeye benzememektedir; altmış yıldan uzun bir zamanı kapsayan, savaş mağduru Leningradda başlayıp günümüz Alaskasına kadar uzanan, sürükleyici, gizemli bir aşk hikâyesi. Ninanın gerçeği açığa çıkarma konusundaki saplantısı, onları annelerinin geçmişlerinde, ailelerini tümüyle sarsacak ve tamamen değiştirecek bir sır öğrenecekleri, beklenmedik bir yolculuğa sürükler. İlk sayfasından son sayfasına kadar büyüleyen Kış Bahçesi, hem epik bir aşk hikâyesi hem de yaşamları kesişen kadınların detaylı bir portresi olması bakımından nadir bulunur bir eser. İlham verici şiirsel yazımıyla, son sayfa okunduktan uzun süre sonra bile okuyucunun aklından çıkmayacak. Okuyucular, anne ve kızlar yakınlaştıkça hem gülmekten hem de ağlamaktan kendilerini alamayacaklar.

Kristin Hannah

1 5 1
  • Eodev Kullanıcısı
2012-10-29T10:34:33+02:00

Suna’nın Serçeleri
Gülten DAYIOĞLU

Kitabın Özeti:
Suna çok yaramaz bir kızdı. Mahallenin erkek çocuklarının toplarını çalmayı çok severdi.Çünkü onlar onu ayaktopuna almazlardı.Gene bir gün onların topunu aldı ve onlardan kaçtı.En sonunda yoruldu.onlara top karşılığı bir söz vermelerini istedi onu da alacaklardı oyuna.Çocuklar zar zor kabul etti.Bir gün top oynarlarken top bahçeye kaçtı.Bahçe sahibi sinirli bir kadındı ama evde yoktu.Suna gitti topu aldı fakat top elinden kaçtı.Suna’nın önünde işçiler kireç kuyusunda kireç söndürüyorlardı.Suna dengesini kaybedip kuyuya düştü.Her yeri yandı.Bir yıl okula gidemeyecekti.Suna hiç konuşmuyordu.Aylarca evdeki koltuğunda oturmaktan sıkılıyordu.Bir gün her yeri kar kaplamıştı.Pencereye bir serçe kondu. Annesi onu içeri aldı ve karnını doyurdular.Sonra saldılar. Suna salmak istememişti. Çünkü onu çok sevmişti. Serçe onu mutlu etmişti.Annesi gene gelir bu karda kışta başka nereye gidecek dedi.Ertesi gün birkaç arkadaşı ile geldi.Daha sonra 17 oldu. Suna çok mutluydu.
Her gün annesine babasına onları anlatıyordu. Serçeleri ayırt etmek için ayaklarına rengarenk halkalar bağladı.Sonunda bahar geldi. Serçelerin biri Suna biz artık gidiyoruz buraya gelmeyeceğiz kırlarda daha çok yiyecek var ama her hafta birimiz gelip sana hikaye anlatacağız dedi.Her hafta biri gelip Suna sabırsızlıkla bekliyor gelen serçeler hikaye anlatıp gidiyordu.Bu süre içinde pembe serçe yavrulamıştı. Suna yavaş yavaş iyileşiyordu, artık yürümeye başlamıştı bile. Bir gün pembe serçe geldi. Yanında yavruları vardı. Öyküsünü anlattı gitti.Annesi Suna’ya bir şey söylemek istiyordu.

Suna buna izin vermiyordu.Ertesi hafta yavrular geldi. Suna’ya kendi öyküsünü anlattı ama sonu değişikti.Sonunda Suna kendi uydurduğu öykülerini kendi anlatıyor annesine babasına bunları serçeler anlattı diyordu.Suna serçelerin sözünü kesti ben bunun sonunu biliyorum dedi. Serçeler gitti. Annesi Suna’ya Kızım ben bu hikayeleri kendinin uydurduğunu biliyorum.Ama yürüyünce bunların sona ereceğini de biliyorum dedi.Suna Evet anne bugün sondu dedi.Annesine ilk serçenin pencerede belirdiğini gösterdi.Annesi ile onu izlediler. Serçe gitti.Arkasında el salladılar. Suna ve annesi birbirini öptü ve sarıldılar.

1 5 1