Cevaplar

2012-10-29T16:25:44+02:00

 İnsan; fizyolojik,sosyolojik,psikolojik bir bütündür. Maddi, manevi yönünün yanında birde sosyal çevresi vardır.Kişi, sosyal çevrede sağlıklı bir yaşam sürmek için sağlıklı bir iletişim kurmak zorundadır. İnsanlar kendi aralarında iletişim kurmada oldukça yeteneklidir. İletişim ve anlaşmayı sağlayan çeşitli yöntemler ve araçlar vardır. İnsanlar birbirleriyle renk, mekanik sesler, çeşitli beden hareketleri vb. yoluyla iletişim kurabilir. Örneğin; trafikte araç sürücüsü ya da yaya kırmızı ışıkta durması gerektiğini bilir.Bunlar içinde  en kolay, en yaygın  en hızlı, en sağlam ve en ekonomik olan dil aracılığıyla yapılan iletişim-anlaşma biçimidir ki diğerleriyle anlaşma hem sınırlıdır hem de zorluklarla karşılaşılabilir.

            İletişim eylemi basit bir eylem değildir. İletişimde kullanılan  göstergeleri Rus dilbilimcilerdenRoman Cekıpsın  ( Jakopsen), altı unsur olarak sıralamaktadır.Gönderici (Söz söyleyen ), ileti, kanal,alıcı,dönüt ve bağlam olarak isimlendirmektedir.Bildirimin alıcı tarafından algılanıp anlaşılabilmesi için her iki tarafın  da ortak olarak bildiği bir şifreleme yani kod sistemine sahip olması  gereklidir.

            Dil nedir? Sorusuna verilen yanıtlar çeşitlidir.Dil,çok değişik görünümler sunan ve bu görünümler arasında evrensel ve özgül nitelikler bulunan bir bütündür. Dil, insanların meramlarını anlatmak için kullandıklarıçok sesli işaretler sistemidir.(Banguoğlu).

            Dil, insanlar arasında karşılıklı haberleşme aracı olarak kullanılan duygu düşünce ve isteklerin ses, şekil ve anlam bakımından her toplumun kendi değer yargılarına göre şekillenmiş ortak kuralların yardımı ile başkalarına aktarılmasını sağlayan seslerden örülü çok yönlü ve gelişmiş sistemdir.(Z.Korkmaz).

            Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan doğal bir araç, kendine özgü yasaları olan bu yasalar çerçevesinde gelişen canlı bir varlık, temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış bir gizli anlaşamalar sistemi, seslerden örülmüş toplumsal bir kurum.(M.Ergin).

            Dil, milleti teşkil eden unsurların başında gelir. Çünkü dil, fertlerin üstündedir ve bütün bir milleti ilgilendirir, bütün milleti temsil eder. O milletin zevkine ve düşünce anlayışına ayna tutar. Bir milleti ayakta tutan, fertleri birbirine bağlayan, sarsılmaz bir birlik yaratan ve millî şuuru besleyen bir unsur olarak dili gösterebiliriz.

            Dil; bir milletin olabilmesi için varolması gereken birinci şarttır.Milletin, istiklâlin, hürriyetin temeli olan millî şuurun en kuvvetli kaynağı dildir. Bu nedenle dilin önemi çok büyüktür.  Dil, her şeyden önce bir anlaşma vasıtasıdır.  Gelişigüzel, yapma, iğreti bir vasıta değildir. Dil canlı bir vasıtadır. İnsanlara, fertlere hizmet eder, fakat onların keyiflerine tâbi değildir. Dili olduğu gibi kabul etmek gerekir. İnsanlar ona istedikleri gibi bir biçim bir şekil veremezler. Dilin bütün hayatı kendiliğinden oluşur. Onun doğuşu ve ortaya çıkışı da tabiî bir şekilde vuku bulmuştur, yaşayışı da tabiî bir şekilde cereyan edecektir. Dil kaideleri; dilin kuruluşunu, dilin yapısının biçimini gösterirler. Bu kaideler bir milletin dil zevkinin, dil anlayışının kendisine mahsus bir tutumunun, kendi dil dünyasının, kendi dil düşüncesinin yarattığı, kendi dil mantığının ortaya koyduğu formüllerdir. Dil kaideleri; dilin yapısına hâkim olan, dilin bünyesinden ve eğilimlerinden doğmuş bulunan bir takım prensiplerdir. Örneğin: -an ekini olmak fiiline getirdiğimizde, 'olan' kelimesini elde ederiz. Fakat aynı ek gelmek fiiline eklenirse  -en şekline dönüşür ve 'gelen' olur. İşte bu iki şekli otomatik olarak ayıran ve gerçekleştiren şey mevcut bir dil kaidesidir. 

0
2012-10-29T16:26:35+02:00

nsanoğlunun çektiği dili belasıdır derler. Susmayı gerektiren yerlerde susmamak, olumlu olumsuz heyecan gösterileri yapmak, yerli yersiz müdahalelerde bulunmak birçok kayıplara sebep olur “Söz gümüşse sükût altındır” derler Her ne kadar insan altta kalmamak çabasında ise de, bazı durumlarda dilini tutabilmek, konuşmaktan çok daha değerli ve yerindedir Bilhassa heyecan ve öfke anlarında zapt edilmesi gereken bir organdır dil Küçük bir gevşeklik anı, onarılmaz hataların yapılmasına yol açar Bir kere söylenilen söz geri alınmaz ve yaptığı hasar kolay kolay onarılamaz İnsanın dilini tutabilmesi, bir bakıma iradesine hâkim olabilmesi demektir. Özel hayatımızda birtakım nedenler yüzünden haksızlıklara uğrayabilir, umulmadık durumlarla karşı karşıya kalabiliriz Böyle durumlarda hemen paniğe kapılıp itibarımızı sarsmaktan, çevremizde olumsuz bir etki bırakmaktan sakınmalıyız Gücümüzü heyecan tepkilerimizin ifadesi olan konuşmalara bağladığımız sürece hatalara ve yanılgılara uğramaktan, güç durumlara düşmekten kendimizi kurtaramayız.

 


0