Cevaplar

En İyi Cevap!
2012-10-29T19:20:46+02:00

 

BU DÖNEMİN ÖNEMLİ SANATÇILARI

ŞİNASİ  ( 1826 - 1871 )

       İlk büyük Türk gazetecisidir. Şinasi; kısa cümleli, çıplak fikirli, yeni görüşlerle örülü bir nesir yapısı getirmiştir. Namık Kemal bu nesrin sıkı örgüsünü romantik bir duyarlılıkla genişletir. Şinasi, nesir alanında da kompozisyon yeniliğiyle karşımıza çıkar. Düşüncelerini yalın, açık bir anlatımla söyler, söz hünerleri göstermekten kaçınır; yazılarında doldurma sözlere yer vermez; düşüncelerini kısa cümlelerle anlatır. O, yeni edebiyat yapımızın planlarını hazırlayan, sonra hızla uygulamaya geçerek temelleri atan bir yenilik öncüsüdür. Topluluğu bilgice kalkındırmak için de, en verimli, en kestirme yolun gazete olduğunu bilir, ilk özel gazeteyi kurar. Yogunlaştırılmış fikre, süssüze, yalına ve konuşma diline gider; halka ve halk diline gidiştir bu. Fikri, süsler içerisinde boğan, sağlamlıktan, düzenden yoksun konuşan nesrimize yazı dili onurunu veren; bugünkü nesrimizi başlatan ve kuran adam Şinasi'dir.

       Şinasi, edebiyatımızda ilklerin başlangıcını yapan sanatçıdır. İlk özel gazeteyle birlikte, ilk tercüme şiirler, ilk makaleler ve ilk tiyatro eseri ona aittir. Bu sebeple bu ilklerin yapıldığı 1859-1860 yılları Tanzimat edebiyatının başlangıcı sayılır.

       Şinasi'nin Türk şiirini yenileştirme çalışmaları Paris'ten dönüşünden sonra başlar. Mustafa Reşit Paşa için yazdığı kasideler hem şekil, hem de muhteva açısından eski kasidelerden farklıdır. Münacatında ise Allah'a akıl yoluyla ulaşmak isteyenm bir görüş hakimdir. Safi Türkçe ile yazdığı beyitlerde halk şiiri etkisi görülür. Gazete yazılarında ise halkı aydınlatma ve eğitme amacı güder.

       ESERLERİ: Tercüme-i Manzume, Şair Evlenmesi, Müntehabat-ı Eş'ar, Durub-ı Emsal-i Osmaniye, Müntehabat-ı Tasvir-i Efkar

 Vatan şairi olarak bilinir. En gür sesli vatan şairimizdir. Eserlerinde çoğunlukla toplumsal konuları; vatan,millet, hürriyet kavramlarını işlemiş, "toplum için sanat" ilkesine bağlı kalmıştır. Edebiyatımızda ilk edebi romanı yazan odur. Şiirimizi mistisizmden dinamizme kaydırır. Mecazlardan, mazmunlardan, söz oyunlarından arınmış şiir dilini yaratır. Mısralarında fikri çıplak olarak verir. Yüzyıllar boyu devam edegelen insanın güçsüzlüğü görüşüne karşı çıkar, insanın bir kahraman olduğu görüşünü savunur. Meramını geniş kitlelere duyurabilmek için hitabete uygun bir nesir peşindedir. Sanatı, halkı uyandırmak, topluma fayda sağlamak, düşüncelerini yaymak için araç olarak kullanır.

Namık Kemal'in fikir hayatı Şinasi'yi tanımasından sonra başlar. Gazetecilik mesleği onun gerçek kişiliğini bulmasına yol açar. Avrupa'yı gördükten sonra ufku genişler, eskinin düşmanı, yeninin savunucusu ve uygulayıcısı olur. Namık Kemal'in hayatını siyasi ve sosyal görüşleri yönlendirmiştir. Siyasi görüş olarak Osmanlıcılık ve İslam birliğini, devlet yönetiminde ise Meşrutiyet'i savunmuştur. Sosyal görüşleri ise siyasi görüşleri doğrultusundadır. Vatan, hürriyet, hukuk, eğitim en çok üzerinde durduğu konulardır. Bu temleri manzum-nesir pek çok eserinde işlemiştir. Ayrıca tenkid (eleştiri) alanında, tarihi ve biyografik konularda da eserler vermiştir. Tenkitleri daha çok Divan edebiyatını yıkma ve yeni edebiyatın esasları üzerinedir.

       Namık Kemal, Tanzimat devrinin en önemli dava ve edebiyat adamlarından biridir. Edebiyatın her türünde yazdığı eserlerle öncü oldu. Özellikle tiyatro ve roman türünün tanınmasında ve gelişmesinde katkıları büyüktür.

       ESERLERİ:

Romanları: İntibah Yahut Ali Bey'in Sergüzeşti, Cezmi

Tiyatroları: Vatan Yahut Silistre, Zavallı Çocuk, Akif Bey, Gülnihal, Celaleddin-i Harzemşah, Kara Bela, Tarih Yazıları: Devr-i İstila, Barika-i Zafer, Evrak-ı Perişan, Kanije, Osmanlı Tarihi

Tenkit Yazıları: Tahrib-i Harabat, Takip, İrfan Paşa'ya Mektup, Celal Mukaddimesi, Son Pişmanlık Mukaddimesi, Mes Prisons Muahezenamesi. Ayrıca Ru'ya isimli bir de mensur eseri vardır.

ZİYA PAŞA ( 1825 - 1880 )

         Ziya Paşa, Şinasi'den sonra Namık Kemal'le birlikte Türk Edebiyatının değişmesinde ve yenileşmesinde emeği geçen şahsiyettir. Divan şiirini iyi tanıyan ve şiirlerinde klasik nazım şekillerini kullanan Ziya Paşa, Doğu ile Batı arasında kesin bir tavır belirleyememiştir. Namık Kemal'e göre daha gelenekçi tavrıyla dikkat çeker. Düşünce ve fikir şiirini getirmiştir. " Şiir ve İnşa " makalesinde halk şiirinin bizim gerçek şiirimiz olduğunu, yazı dilimizin halk dilini temel alması gerektiğini savunmasına rağmen, Divan Edebiyatı geleneklerini sürdürmüştür. İstibdat mücadelesinde Namık Kemal'in yanında yer almıştır. Yurdumuzda demokratik özgürlüklerin gelişmesi, insan ve vatandaşlık haklarının yerleşmesi için çalışmıştır. Biçimde eskiye bağlı kalmasına rağmen özde yeni bir niteliğe yönelmiştir. Aşk, şarap, zevk temalarını işleyen gazel, terkib-i bend, terci-i bend gibi eski nazım şekillerini toplumu uyandıran, kötülüklere çare arayan, duygularla düşünceleri aydınlatan birer araç haline getirmiştir. Zıtlıklar, çelişmeler içinde olmakla beraber, Şinasi ile başlayan yeni sanat ve dil görüşlerimize bağlı kalmaya çalışmıştır. Nesri de şiiri gibi sağlam yapılı ve zamanına göre oldukça sadedir. "Hikmetli" bir nazım yapısı vardır; bunlarda bireysel gerçeklerle toplumsal dertleri güçlü yansıtır.

       ESERLERİ: Zafername, Harabat ( 3 ciltlik Antoloji ), Eş'ar-ı Ziya, Engizisyon Tarihi, Terkib-i Bend ve Terci-i Bend, Endülüs Tarihi, Rüya (Edebiyatımızdaki ilk mülakat eseri), Defter-i Amal, Emil.

 

1 5 1
2012-10-29T19:21:52+02:00

 İlk büyük Türk gazetecisidir. Şinasi; kısa cümleli, çıplak fikirli, yeni görüşlerle örülü bir nesir yapısı getirmiştir. Namık Kemal bu nesrin sıkı örgüsünü romantik bir duyarlılıkla genişletir. Şinasi, nesir alanında da kompozisyon yeniliğiyle karşımıza çıkar. Düşüncelerini yalın, açık bir anlatımla söyler, söz hünerleri göstermekten kaçınır; yazılarında doldurma sözlere yer vermez; düşüncelerini kısa cümlelerle anlatır. O, yeni edebiyat yapımızın planlarını hazırlayan, sonra hızla uygulamaya geçerek temelleri atan bir yenilik öncüsüdür. Topluluğu bilgice kalkındırmak için de, en verimli, en kestirme yolun gazete olduğunu bilir, ilk özel gazeteyi kurar. Yogunlaştırılmış fikre, süssüze, yalına ve konuşma diline gider; halka ve halk diline gidiştir bu. Fikri, süsler içerisinde boğan, sağlamlıktan, düzenden yoksun konuşan nesrimize yazı dili onurunu veren; bugünkü nesrimizi başlatan ve kuran adam Şinasi'dir.

       Şinasi, edebiyatımızda ilklerin başlangıcını yapan sanatçıdır. İlk özel gazeteyle birlikte, ilk tercüme şiirler, ilk makaleler ve ilk tiyatro eseri ona aittir. Bu sebeple bu ilklerin yapıldığı 1859-1860 yılları Tanzimat edebiyatının başlangıcı sayılır.

       Şinasi'nin Türk şiirini yenileştirme çalışmaları Paris'ten dönüşünden sonra başlar. Mustafa Reşit Paşa için yazdığı kasideler hem şekil, hem de muhteva açısından eski kasidelerden farklıdır. Münacatında ise Allah'a akıl yoluyla ulaşmak isteyenm bir görüş hakimdir. Safi Türkçe ile yazdığı beyitlerde halk şiiri etkisi görülür. Gazete yazılarında ise halkı aydınlatma ve eğitme amacı güder.

       ESERLERİ: Tercüme-i Manzume, Şair Evlenmesi, Müntehabat-ı Eş'ar, Durub-ı Emsal-i Osmaniye, Müntehabat-ı Tasvir-i Efkar

NAMIK KEMAL ( 1840-1888)

       Vatan şairi olarak bilinir. En gür sesli vatan şairimizdir. Eserlerinde çoğunlukla toplumsal konuları; vatan,millet, hürriyet kavramlarını işlemiş, "toplum için sanat" ilkesine bağlı kalmıştır. Edebiyatımızda ilk edebi romanı yazan odur. Şiirimizi mistisizmden dinamizme kaydırır. Mecazlardan, mazmunlardan, söz oyunlarından arınmış şiir dilini yaratır. Mısralarında fikri çıplak olarak verir. Yüzyıllar boyu devam edegelen insanın güçsüzlüğü görüşüne karşı çıkar, insanın bir kahraman olduğu görüşünü savunur. Meramını geniş kitlelere duyurabilmek için hitabete uygun bir nesir peşindedir. Sanatı, halkı uyandırmak, topluma fayda sağlamak, düşüncelerini yaymak için araç olarak kullanır.

Namık Kemal'in fikir hayatı Şinasi'yi tanımasından sonra başlar. Gazetecilik mesleği onun gerçek kişiliğini bulmasına yol açar. Avrupa'yı gördükten sonra ufku genişler, eskinin düşmanı, yeninin savunucusu ve uygulayıcısı olur. Namık Kemal'in hayatını siyasi ve sosyal görüşleri yönlendirmiştir. Siyasi görüş olarak Osmanlıcılık ve İslam birliğini, devlet yönetiminde ise Meşrutiyet'i savunmuştur. Sosyal görüşleri ise siyasi görüşleri doğrultusundadır. Vatan, hürriyet, hukuk, eğitim en çok üzerinde durduğu konulardır. Bu temleri manzum-nesir pek çok eserinde işlemiştir. Ayrıca tenkid (eleştiri) alanında, tarihi ve biyografik konularda da eserler vermiştir. Tenkitleri daha çok Divan edebiyatını yıkma ve yeni edebiyatın esasları üzerinedir.

       Namık Kemal, Tanzimat devrinin en önemli dava ve edebiyat adamlarından biridir. Edebiyatın her türünde yazdığı eserlerle öncü oldu. Özellikle tiyatro ve roman türünün tanınmasında ve gelişmesinde katkıları büyüktür.

       ESERLERİ:

Romanları: İntibah Yahut Ali Bey'in Sergüzeşti, Cezmi

Tiyatroları: Vatan Yahut Silistre, Zavallı Çocuk, Akif Bey, Gülnihal, Celaleddin-i Harzemşah, Kara Bela, Tarih Yazıları: Devr-i İstila, Barika-i Zafer, Evrak-ı Perişan, Kanije, Osmanlı Tarihi

Tenkit Yazıları: Tahrib-i Harabat, Takip, İrfan Paşa'ya Mektup, Celal Mukaddimesi, Son Pişmanlık Mukaddimesi, Mes Prisons Muah

 

0