Cevaplar

2012-10-29T20:00:50+02:00

 

Fiillerin, fiilimsilerin, sıfatların ve zarfların önüne gelerek onları zaman, durum, ölçü (miktar), yer vesoru bakımından belirten, sınırlandıran ya da anlamını derecelendiren kelimelere zarf (belirteç) denir.

Her gece gözyaşları içinde dua ediyordu. (Zarf, fiili, zaman yönünden belirtmiş.)

Mısır'da günlerce aç susuz dolaştı. (Zarf, fiili, durum yönünden belirtmiş.)

Tatlı konuşmak gönülleri açar. (Zarf, fiilimsiyi, durum yönünden belirtmiş.)

Ne tatlı havası var buranın. (Zarf, sıfatı, nicelik yönünden belirtmiş.)

Siz dışarı çıkın. (Zarf, fiili, yer-yön bakımından etkilemiş.)

0
2012-10-29T20:00:56+02:00

Zarflar bazı açılardan sıfatlara benzer. Bir kelimenin zarf olduğunu, tıpkı sıfatlar gibi, söz dizimi yardımıyla anlarız. Zarfların söz dizimindeki yeri dikkate alındığında zarfların genellikle fiilleri niteledikleri görülür. Zarf, fiillerle birlikte bir sıfatı ve kendi cinsinden bir sözcüğü de niteleyebilir. Zarfların cümledeki yerleri tahmin edilebilir. Sıfatlar gibi derecelendirme yaparlar. Teklik ve çokluk şekilleri yoktur. Fiiller gibi çekime girmezler.

İsimlerin varlıkları ya da kavramları karşıladığını, fiillerin ise hareketleri, oluşları karşıladığını belirtmiştik. Varlıkların nasıl belli nitelikleri varsa, fiillerin de belli nitelikleri vardır. İsmin niteliğini bildiren sözcüklere sıfat demiştik. Fiillerin niteliğini bildiren sözcüklere de zarf diyoruz.

Güzel bir evde oturmak istiyorum.” cümlesinde “güzel” sözcüğü “ev” isminin niteliğini bildiriyor, onun nasıl olduğunu açıklıyor. Öyle ise bu sözcük sıfat görevindedir. Aynısözcük; “Bu ev uzaktan daha güzel görünüyordu.” cümlesinde “görünmek” fiilinin nasıl olduğunu bildiriyor. İşte bu durumda “güzel” sözü zarftır.

 

0